"Kur ve rekabetçilik artık olmazsa olmazımız"

Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri temsilcileri, küresel ekonomik kriz sonrası yakaladıkları avantajı, yeni bir stratejinin belirlenmemesi durumunda 2011 yılı başında kaybedileceği uyarısında bulundu.

İzmir'de bir araya gelen birlik başkanları, düşük kur ve artan maliyetlerden şikayet ederek, "Kur ve rekabetçilik artık olmazsa olmazımız." dedi. İstihdama yönelik verdikleri sözü yerine getirdiklerini belirten ihracatçılar, Merkez Bankası'nın faiz ve döviz politikasını eleştirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Değerli Türk Lirası onurumuzdur' sözüne ise "ihracatçılar olarak bu onurdan taviz vermeye hazırız" cevabını verdi.

Ege İhracatçı Birlikleri'ndeki "Hazırgiyim Sektör Kurulu" toplantısına, İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Kızılgüneşler, Akdeniz Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Tarık Bozbey, Hazırgiyim Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık ve Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Süleyman Kocasert katıldı.

Hikmet Tanrıvedi, sektör olarak küresel ekonomik krizi fırsata çevirdiklerini söyledi. Krizle birlikte AB'deki şirketlerin siparişlerini Türkiye'ye kaydırdığını belirten Tanrıverdi, yakalanan avantajı düşük kur sebebiyle kaybetmeye başladıklarını vurguladı. 2008'deki ekonomik krizde en hızlı istihdam kaybeden sektörlerden biri olduklarını anlatan Tanrıverdi, istihdamı artırma konusunda hükümete verdikleri sözü tuttuklarını kaydetti. Tanrıverdi, "2009'da 42 bin firma ile 60 bin istihdam sağladık. 2011 sonunda istihdamı 100 bine çıkarmayı hedefliyoruz." dedi. Tanrıverdi, sektörün 2023 hedefi olan 60 milyar dolarlık ihracatta ulaşmak için önümüzdeki dört yılda 20 milyar doları yakalamaları gerektiğine dikkat çekti. Bunun için yakalanan fırsatların kaybedilmemesi gerektiğini ifade eden Tanrıverdi, ekonomi yönetimi, Merkez Bankası ve Eximbank'ın eş güdüm içinde birbirini destekleyen bir anlayışla çalışması gerektiğini anlattı.

Kurul Başkanı Ahmet Akbalık ise değerli TL'nin ihracatçının da temennisi olduğunu söyledi. Değerli TL'nin istihdam, iktisadi büyüme ve rekabetçilikle bir aradayken anlamı olduğunu anlatan Akbalık, "Kur ve rekabetçilik artık bizim olmazsa olmazımız. Mevcut kur istediğimiz yere gelmezse istihdam deposu olan, ülkenin birçok sıkıntısını gideren bu sektör sürdürülebilir olmaz. Kurla ilgili müdahalenin yapılmaması halinde bunun sonuçlarını hep beraber göreceğiz." diye konuştu. Başbakan Erdoğan'ın kur ile ilgili yaptığı açıklamanın herkesin temennisi olduğunu anlatan Akbalık, şunları söyledi: "Biz de TL'nin değerli olmasını temenni ediyoruz. İstihdam, iktisadi büyüme ve rekabetçiliği birleştirirsek, bunların bir arada erimiş olduğu bir potada değerli TL anlamlı hale gelir. 2009 ve 2010'un 8 aylık dönemlerinde TL yüzde 5 değerlendi. Buna yüzde 4 de reel faizi eklediğinizde, yüzde 9'a tekabül ediyor. Bu da ihracatçının yüzde 9'luk rekabet kaybına uğradığını gösteriyor."

Ahmet Akbalık, Merkez Bankası'nın sadece enflasyon odaklı değil istihdam, büyüme ve rekabetçilik hedeflerini de dikkate alarak politika belirlemesi gerektiğini kaydetti. İstihdamda 'Türkiye'nin antibiyotiği' olduklarını ifade eden Akbalık, istihdamın devamını sağlayacak politikaların uygulanmasını istedi.

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Kızılgüneşler sektörün yüksek faiz-düşük döviz kuru politikası nedeniyle ciddi bir darboğaz ile karşı karşıya olduğunu ileri sürdü. Düşük kur rejiminin ülkenin çıkarına olmadığını savunan Kızılgüneşler, "Sayın Başbakan'ımızın 'Değerli TL onurumuzdur', beyanatını okuduk. Eğer, aldığımızın fazlasını satabileceksek, sanayi tesislerimizin kapanmasını engelleyeceksek, işsizlik rakamlarını arzuladığımız değerlere çekebileceksek, gelecek dönemin yıldızı olacak ülkelerin arasına Türkiye'yi ilave ederek, dünyaya 'BRICT' olarak kabul ettirebileceksek, biz ihracatçılar olarak bu onurdan taviz vermeye hazırız. Bu değişimde üretimini korumayan, istihdamı artırmayan ve büyüme için rekabet gücü ortamını oluşturamayan ülkeler, günümüzün moda tabiriyle bertaraf olacaktır. Biz ihracatçılar, Merkez Bankası ve hükümetin kur politikasına bitaraf değiliz. Bunun sonucunda da bertaraf olmak istemiyoruz."

Akdeniz Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Tarık Bozbey ise artan pamuk fiyatlarına dikkat çekti. Bozbey, pamuk üretiminin teşvik edilmesi çağrısında bulundu. Dünyada pamuk arzındaki yetersizlik ve fiyatların hızla yükselişine dikkati çeken Bozsey, Türkiye'nin pamuk üretimindeki potansiyelini değerlendirerek üretimini artırması gerektiğine işaret etti.

ÜRETİCİNİN TEPKİSİ

Bir gazetecinin 'Pamuk ihracatının engellenmesi için dile getirilen vergi talebi ve üreticinin buna tepkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna Ege Birlik Başkanı Kızılgüneşler, ihracatın zaten yok denecek kadar az olduğunu, fon konulmasının bir şeyi değiştirmeyeceğine dikkat çekti. İhracata konan bu tarz kısıtlamaların günümüzün ticaret koşullarına aykırı olduğunu anlattı.

Tanrıverdi ise ihracat çok az miktarda olsa da bir müddet yasaklama getirilmesinin spekülasyonu önleme açısından faydalı olabileceğini, Türkiye'de pamuk fiyatlarının zaten dünya fiyatlarının üzerinde olduğunu, bu nedenle üreticinin bu yasaktan bir zarar görmeyeceğini savundu.

Denizli Birlik Başkanı Süleyman Kocasert de pamuk fiyatlarının yüzde 100'e varan oranda arttığı bir dönemde pamuk tarlalarında kavun karpuz ekili olduğunu görmenin üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek, "İplik alımlarını telaşla değil sağduyuyla, sabırlı bir şekilde yaparsak piyasanın daha da yükselmesini biraz olsun dengeleyebiliriz." dedi.

(CİHAN)

 Kur ve rekabetçilik artık olmazsa olmazımız

27 Eylül 2010 Haberleri 1 2 3 4 5