TBF Başkanı Demirel: Organizasyonun devamında bazı artçılar geliyor onlarla da uğraşıyoruz

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel TRT Haber'de yayınlanan "İnci Ertuğrul ile Haber Tadında" programına katıldı.

Türkiye'de düzenlenen 2010 FIBA Dünya Şampiyonası'nın Türkiye'de basketbolu geliştirmek adına çok önemli olduğunu ifade eden Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, "Organizasyonun devamında bazı artçılar geliyor onlarla da uğraşıyoruz. Sanırım iki – üç hafta daha bu organizasyonun tamamlanması ve kapanması konusunda çalışmalarımız olacak. Bu organizasyonun sonunda elde edilen başarıyla beraber basketbolun lehine kullanmak için yapılması gereken çalışmalar var. Buna da hiç ara vermeden, süratle kolları sıvayıp çalışmaları başlatmamız gerekiyor. Bu anlamda arkadaşlarımızla beraber hiç ara vermeden çalışıyoruz desek yanıltıcı olmayız." dedi.

Basketbol olarak çok kuvvetli bir ülke olduğumuzu belirten Turgay Demirel, "2001 yılında da ülkemizde düzenlediğimiz Avrupa Basketbol Şampiyonası sonrasında Türk Basketbolu bir gelişme ivmesi göstermişti. O tarihte yaratılan 12 Dev Adam konsepti ile beraber Türkiye'nin yaklaşık 60 ilinde Garanti Bankası'nın sponsorluğunda 12 Dev Adam Basketbol Okulları açmıştık. Bunların devamında şimdi 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası bu olayı daha da yukarıya taşıdı. İnşallah önümüzdeki bu 10 yılda bahsettiğimiz genç nüfustan birçok Hidayetler, Keremler, Ömerler çıkacak. Sadece ülkemizde değil, her yerde bizi en iyi şekilde temsil edecek sporcular olacaklar. Bu anlamda basketbol olarak epey kuvvetliyiz diyebilirim." dedi.

12 Dev Adam'ın çocuklar için kahraman haline geldiğini söyleyen TBF Başkanı Turgay Demirel, "Yaş ortalaması 28.7 olan nüfus Beyaz Gölge dizisini hatırlamıyor. Çünkü o dizi yaklaşık 30 yıl önceydi. Onları belki bizler hatırlıyoruz ama genç nüfus hakikaten 12 Dev Adam'ı hatırlıyor. Çocuklar 12 Dev Adam'ı kendilerine kahraman olarak görüyor ve onları idol olarak alıyor. İnşallah onların arasından da pek çok iyi basketbolcu, iyi sporcu ve iyi insan çıkacak bu sayede" diye konuştu.

A Milli Takım, 2012 Londra Olimpiyatları'na katılma hakkını elde ederse Hidayet Türkoğlu'nunorada da A Milli Takımımızın kaptanı olacağını ifade eden Turgay Demirel, "Hidayet bir sonraki Dünya Şampiyonası'nda oynamayacağım dedi. O da 2014 yılı oluyor. Kendisi o zaman 35 yaşına geliyor. Ama hem önümüzdeki Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda hem de inşallah katılmayı hedeflediğimi 2012 Londra Olimpiyat Oyunları'nda Hidayet yine kaptan olarak Milli Takımın başında olacak. Tabii herhangi bir sakatlık olmaması durumunda" dedi.

Türk basketbolunun, Dünya basketboluna yöne verebilecek kapasitesi olan genç oyunculara sahip olduğunu belirten Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, "Çok yetenekli genç oyuncularımız var. Altyapı Milli Takımlarında, kulüplerinde yetişen ve ileride ağabeylerinin yerini alacak çok yetenekli, çok başarılı olacağını düşündüğümüz gençlerimiz var. Tabii onların bu gelişme sürecinde, Türkiye'deki en büyük sorun, 18-22 yaş arasındaki oyuncuların bir gelişim programının maalesef kulüplerde daha iyi yapmak durumundayız. Bunlar sağlanırsa hakikaten hem Avrupa basketboluna hem de Dünya basketboluna yön verebilecek yetenekte, kapasitede sporcularımız var. Onların da Türk basketboluna ilerleyen yıllarda çok yararları dokunacak diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

2010 FIBA Dünya Şampiyonası'nda başarılı olmak için uzun yıllardır çalıştıklarını söyleyen TBF Başkanı Turgay Demirel, "Hedefimiz esasında şampiyonada final oynayıp şampiyon olmaktı. Çünkü ne milli takım sporcularının ne basketbol federasyonunun ne de ülkemizdeki bir başka federasyonun önüne böyle bir fırsat daha gelecek. Bu kadar popüler bir spor dalında, kendi ülkenizde Dünya Basketbol Şampiyonası düzenliyorsunuz. Bu düzenlenen 16.şampiyona ve 4.kez Avrupa'da organize ediliyor. Bu kadar iyi iki jenerasyonu bilinçli bir program doğrultusunda bir araya getirerek iyi bir takım oluşturduk. Tabii ki hedefimiz, herkese açıklamamamıza rağmen altın madalyayı kazanmaktı. Fakat bu turnuvaya baktığımızda kazandığımız 8 maçın en zorunu Sırbistan karşısında oynadık. Daha önce Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda son anda uzatmaya kalan çok maçımız olmuştu 2001 yılında. Fakat burada maçın son 4 saniyesini geride girdiğimiz ve kazandığımız tek maç bu oldu. Bu anlamda gece geç saatlerde maçın oynanması, oyuncuların da aşırı efor sarfetmeleri ve maçtan sonra halkın sokaklara dökülmesi, Milli Takım otobüsünün büyük bir konvoy ile otele gelmesi, orada karşılayanların olması, sabaha kadar uyuyamayanların olması etkenlerdi" diye konuştu.

2010 FIBA Dünya Şampiyonası'nda yarı final ve final arasında boş günü olamamasında kararı vernenin FIBA olduğunu belirten Turgay Demirel, "Yarı final ve final programı bu şekildeydi. Hem ramazan hem bayram dönemi, halk oylaması gününe de denk geldi. Dolayısıyla biz Milli Takımımızın maçlarını hep iftar sonrası Ankara'da oynadık. İstanbul'da da aynı saat programına uygun olarak oynadık. İzleyicilerin salona daha rahat gelebileceği şekilde bir program yapıldı. Tamamen 21:30'da oynamak Federasyonumuzun kararıydı. Ama televizyon şirketinin bu şekilde bir isteği değil, iki gün ara olmadan finallerin oynanması ise FIBA'nın organizasyonla ilgili bir kararıydı. Artık o konuda şikayet etme hakkına sahip değiliz. Eğer Sırbistan maçını 6 ya da 7 sayı farkla kazanabilseydik, inananıyorum ki finalde şampiyon olan taraf Türkiye olacaktı" şeklinde konuştu.

2010 FIBA Dünya Şampiyonası finalini 1.5 milyar kişinin izlediğini söyleyen TBF Başkanı Turgay Demirel, "1.5 milyar kişinin final maçını izlediğini FIBA rapor etti, 183 değişik televizyon kanalından yayınlandı final mücadelesi. Dolayısıyla Türkiye'ye getirdiğiniz tanıtım değeri gerçekten çok fazla. Final günü sadece 1.500'e yakın basın mensubu vardı" diye konuştu.

Her sporu ve her başarıyı kendi içinde değerlendirmek gerektiğini söyleyen Turgay Demirel, "Bu kadar büyük başarıdan, bu kadar büyük özveri ile yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen başarıdan sonra kamuoyunda bunun ön plana çıkartılması, Dünya Basketbol Şampiyonası'nın unutulup, sadece bu primin gündeme getirilmesi tabii ki bir burukluk yaratıyor. Ama sonuçta toplumda her kesimden herkes düşündüğünü söyleme özgürlüğüne sahip. Farklı görüşler de olabilir. Bizim vazifemiz de esasında belki de bu değerlerin, verilen ödülün tam karşılığı olmadığını anlatabilmek. Haltercimiz, çok büyük bir başarı göstermiş. Çok zorlu bir spor dalında yarışıyor. Ama biraz önce de söylediğim gibi Dünya Basketbol Şampiyonası'nı 182 televizyon kanalı yayınladı. Acaba halter müsabakasını kaç televizyon yayınladı. Ya da kimler takip edebiliyor, kaç sporcu derece yapıyor. Burada bir takım sporu ve farklı bir boyutu var. Öbür taraftan Hidayet'in senelik kontratı $10milyon. Aldığı ödüle baktığınız zaman oran olarak, gelirinin zaten bunun çok altında bir ödül almış oluyor. Ama belki haltercimiz, belki boksörümüze verilen ödüller, senelik kazancının birkaç belki de 50 katı değerinde. Sonuçta her sporu ve her başarıyı kendi içinde değerlendirmek lazım. Bu organizasyon ve bu tanıtım bize ne getirdi, bunun karşılığında başarıya biz ne verdik diye oransal bir denge kurmak lazım. Yoksa her altın madalyaya, her gümüş madalyaya eşit bir ödül tayin etmeye çalışırsanız, burada mutlaka yanlışlar yapmak durumunda kalırsınız. Hidayet de doğru söylemiş. Burada bir ödül tayin edildi ve buradaki ödül verilecek. Oradaki dava konusu da biraz yanlış. Yanılmıyorsam orada örtülü ödenekten ödül veriliyor diye bir dava açılmış. Bu zaten böyle bir kaynaktan sağlanıyor. Tamamen Basketbol Federasyonunun ve Gençlik Spor Genel Müdürlüğünün, Spor Toto ile yapmış olduğu anlaşmalar çerçevesinde aldığı kaynaktan sağlanacak bir ödül olacaktır bu" dedi.

Türkiye Basketbol Federasyonu'nun Avrupa'daki en başarılı federasyonlardan bir olduğunu ifade eden TBF Başkanı Turgay Demirel, "Türkiye Basketbol Federasyonu, Avrupa ülkeleri içerisinde en başarılı iki – üç federasyondan bir tanesi. Hatta FIBA'nın yeni Dünya Başkanı Mainini, yeni Federasyon binasının açılışında, Dünyanın en iyi bir – iki federasyonundan biri olarak göstererek övgüler yağdırdı. Gelirlerimizin artması, basketbol federasyonun özerkliği ile paralel gelişen bir şey oldu. 2004 yılında o zamanki Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin ve Genel Müdür Mehmet Atalay'ın destekleriyle federasyonlara özerklik verilmesiyle beraber gelirlerin katlanması süreci başladı. Basketbol federasyonu, hem sponsorlarından elde ettiği gelirler, hem çeşitli organizsyonlardan elde ettiği gelirlerle basketbolun gelişmesini sağlayabildi. Bugün, Dünya Basketbol Şampiyonası düzenleyen dört Avrupa ülkesinden biriyiz. İnşallah 2020 yılına kadar da kalıcı olarak Dünyanın en iyi 10 basketbol ülkesinden biri olacağız. Zaten ben 2002 yılında ilk bu 2010 adaylığımız şekillendikten sonra ve 2010 projemizi açıkladıktan sonra 2010 yılında 12 Dev Adam, dünya markası olacak ve biz de ilk 5 içerisinde dünyada olacağız demiştim basketbolla ilgili olarak. Bunların bugün gerçekleştiğini görmek memnuniyet verici. Ama sorumluluk, bunu basketbol camiasında sürdürmekle ilgili. İnşallah bunun devamını getireceğiz" diye konuştu.

Dünya Basketbol Şampiyonası'nın kamuoyunda daha fazla yer bulması gerektiğini belirten Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel sözlerini şöyle tamamladı, "Kırgınlık meselesini de açıklamam lazım, Dünya Basketbol Şampiyonası'na destek veren, bizim bağlı bulunduğumuz kurumların hepsi çok büyük katkılar yaptılar ve her an bizle beraberlerdi. Kamuoyunda ve özellikle medyada bu kadar büyük bir organizasyonla ilgili kamuoyunu bilgilendirme ve olayı tanıtma adına biraz eksiklik yaşandı. Herkes bunun esasında ne kadar değerli ve büyük bir organizasyon olduğunu, bunu almanın ve bunu organize etmenin büyük bir başarı olduğunu bittikten sonra farketti gibi. Milli Takımımızın başarısıyla bu çok katlandı ve coşturdu herkesi. Ama benim belki de başlangıçtaki hassasiyetim, daha fazla kamuoyuna aktarılmasıyla ilgiliydi. Yoksa hem salonların yapılması anlamında, her ne kadar biraz geç kaldıysak da ve son anda bazı şeyleri tamamladıysak da. Bu maalesef bize özgü bir durum oluyor. Beş yıl önce şampiyonayı alıyoruz ama iki ya da bir yıl kalana kadar faaliyete geçmiyoruz. Çünkü o an için başka öncelikler oluyor. Bu anlamda belki üzüldüğümüz anlar oldu. Onun dışında verilen katkıdan, elde edilen başarıdan, organizsyondan, fevkalade büyük bir keyif aldık. Hep birlikte ülkemiz çok büyük bir iş başardı. Bütün sponsorlarımız, verdikleri reklamlarla Türk halkını olayın içine kattılar. Olayın tanınmasına da çok yardımcı oldular. Tabii ki salonların yapılmasında Ankara'dan Spor Toto Genel Müdürlüğü, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü çok katkı verdi. Ankara ve İstanbul'da Büyükşehir Belediyelerinin de katkılarıyla harika iki salon oldu. Miras olarak bize bu dünya şampiyonasından gerçekten çok şey kaldı. Bizim görevimiz şimdi, Türk basketbolunu buradan bir kademe daha yukarıya çıkartmak ve kalıcı hale getirmek."

(CİHAN)


19 Eylül 2010 Haberleri 1 2 3 4 5