Uslu'dan TOBB ve TÜSİAD'a 'konsomatris' benzetmesi

Anayasa değişikliğinin halk oylamasına sunulacağı referandum sürecinde sessizliğe bürünen TOBB ve TÜSİAD'a şimdiye kadarki en sert tepki Hak-İş'ten geldi. Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Salim Uslu, "2001'de anayasa değişikliğine 'evet' diyen, şimdi ise sessiz kalanlar sivil toplum kuruluşu değil, sivil toplum konsomatrisidir. Ne yaman kıvırdıklarını görünce bunu daha iyi anladık." dedi.

Hak-İş Genel Başkanı Uslu, Çorum Sivil Toplum Kuruluşları Evet Platformu'nun daveti üzerine Çorum'a geldi. İnci Restoran'daki iftar yemeğinde kentteki 65 sivil toplum kuruluşunun yöneticileri ile buluşan Uslu, referandumla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söyleyen Uslu, içinde bulunduğumuz dönemdeki tüm kriz ve kaosların 1982 anayasasından kaynaklandığını söyledi. 1982 anayasasından kurtulmak için atılan her adımı desteklemek gerektiğini kaydetti.

"Hayır diyenlerin neden 'hayır' dediklerini anlayabilmiş değiliz." diye konuşan Uslu, "İtiraz edenler anayasa paketinin uzlaşma ile çıkmadığını söylüyor. Evet ama 'çay içip gidersiniz' diyenlerin keyfinin gelmesini beklememek bir kabahat mi? Ayrıca meşru Meclis'in kararını gayri meşru bir zemine çekme gibi bir yaklaşım var. Bunlar kabul edilemez." dedi.

SAV, 'ASKER NE DER' DİYE 78'LİLERE YARDIMCI OLMAMIŞ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın demokratlığının sahte olduğunu öne sürenlerin bulunduğuna dikkat çeken Salim Uslu, Başbakan ile alakalı tanık olduğu bir olayı ilk kez Çorum'da paylaştığını söyledi.

Uslu, yaşadığı olayı şöyle anlattı: "2001 yılında Sosyal Demokrat Halkçı Parti'nin kongresine gittiğimizde orada 78'liler girişimi ile tanıştırdılar. Başlarında ise bugünün 78'liler Vakfı Başkanı Celalettin Can vardı. Dediler ki biz hem medeni hem de siyasi haklarımızı kullanamıyoruz. 12 Eylül'de cezaevinde kaldığımız süre kadar dışarıda da haklarımızı kullanamıyoruz. Ben bunu dert edinirim dedim. Sağ ve soldan çok sayıda kişinin bu durumda olduğunu öğrendik. Bugüne kadar hiçbir yerde ifade etmemiştim. Sayın Başbakana bizzat bu olayı anlattım. Olur mu öyle şey dedi ve çözülmesi için talimat verdi. CHP'nin de desteğini almak için Celalettin Can ile bu partiye gittik. Ama o dönemde de aynı görevde bulunan Genel Sekreter Önder Sav, 'askerler ne der' diye randevu vermedi. Şimdi bunlar çıkmışlar sayın Başbakanın demokratlığını sorguluyorlar. 2004'te bu arkadaşlarımızın memnu hakları iade edildi. Bugün eski devrimciler, eksi ülkücüler kimler varsa hepsi siyasi ve medeni haklarını bir yurttaş olarak özgürce kullanabiliyorlar. İşte Başbakanın demokrasiye inanmışlığının bir göstergesi budur."

"SİVİL TOPLUM KONSOMATRİSLERİ"

Referandumda 'hayır' diyenlerin bağnaz bir koalisyon oluşturduğunu anlatan Hak-İş Başkanı Salim Uslu, bu süreçte bir araya gelemeyeceği düşünülen birçok örgütün birlikte hareket ettiğini söyledi.

Bazı sivil toplum kuruluşlarının da bu bağnazlık içinde yer aldığını dile getiren Uslu, "O nedenle ben özellikle bunları sivil toplum kuruluşu olarak ifade etmiyorum. Çünkü STK'nin K'si bazı sivil toplum kuruluşlarında başka anlama geliyor. Ama şimdi örneğini vereceğim kuruluşları ifade ederken sivil toplum konsomatrisleri diye söyleyeceğim. Niçin söylüyorum. 24 Eylül 2001'de Hak-İş'inde içinde olduğu bir ilan yayınlandı. Anayasanın değiştirilmesine 'evet' demek için sivil toplum kuruluşu diye zannettiğim TOBB, TÜSİAD, TİSK, TESK, TÜRK-İŞ, DİSK, Türkiye SİAD Platformu ve Sektörel Dernekler Platformu ile 4 büyük gazeteye ilan verdik. Sonra bugün baktık ki beraber imza attığımız arkadaşlar yanımızda yok. Bunlar sivil toplum kuruluşu değil sivil toplum konsomatrisidir. Dün söyledikleri ile bugün söyledikleri farklı. Ne yaman kıvırdıklarını görünce daha iyi anlamış olduk." diye konuştu.

TOBB'un yaptığının ise kabul edilmeyecek türden olduğunu açıklayan Uslu, şöyle devam etti:

"TOBB'un öncülüğünde anayasa çalıştayı hazırladık. Bu çalıştayda, çok ilginçtir ki şu anki anayasa paketinde olanların hepsi vardı. Kimlerin imzası yok ki. Rıfat Hisarcıklıoğlu'ndan Bendevi Palandöken'e, Bircan Akyıldız'dan Arzuhan Doğan Yalçındağ'a kadar herkesin imzası vardı. Bu örgütler şimdi ne diyor. Efendim üyelerimizi etkilememek için görüşlerimizi açıkça ifade etmeyiz. Dün bu ilanları verirken üyelerinizi etkilemekten niçin çekinmediniz. Elbette bunun cevabı yok. İşte bu nedenle bu tür sivil toplum kuruluşlarının adını değiştirme ihtiyacı olduğunu ifade ettim. Oysaki biz 1992'de anayasaya kurultayı yaptık. 2001'de anayasaya değişikliğine evet diye verilen ilana imzamızı koyduk. 1982 yılından itibaren sürekli yeni anayasanın yapılması gerektiğini tartıştık."

"Darbelerin karanlığından demokrasinin aydınlığına evet" diye bir afiş yaptırdıklarını hatırlatan Salim Uslu, seçim yasaklarının 5 Eylül Pazar günü başlamasına rağmen haftalar öncesinden astıkları afiş hakkında soruşturma başlatıldığını vurguladı.

Uslu, "YSK seçim yasakları başlamadan bilbordlara çıkan afişi seçim yasağı içindeymiş gibi gördü. O YSK, özgürce kanaatini bildirenler hakkında karar verip dava açıyorsa böyle bir seçim kurulunun, böyle bir yüksek yargıçlığın içine güçlü bir demokrasi yerleşsin diye bu anayasaya 'evet' diyorum." açıklamalarında bulunarak sözlerini tamamladı.

(CİHAN)

Uslu'dan TOBB ve TÜSİAD'a 'konsomatris' benzetmesi Uslu'dan TOBB ve TÜSİAD'a 'konsomatris' benzetmesi Uslu'dan TOBB ve TÜSİAD'a 'konsomatris' benzetmesi

04 Eylül 2010 Haberleri 1 2 3 4 5