Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Terör örgütünün bu kanlı saldırıları esasen bir 'hayır' kampanyasıdır

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Terör örgütünün bu kanlı saldırıları esasen bir 'hayır' kampanyasıdır." dedi.

Erdoğan, Trabzon Atatürk Alanı'nda düzenlenen mitingde konuşmasına, "Yarın başlayacak olan Ramazan-ı Şerifin, rahmet, bereket ayının, ebedi azaptan kurtuluş ayının milletimiz için, İslam dünyası için, tüm insanlık için barışa vesile olmasını Allah'tan temenni ediyorum.'' diyerek başladı.

Konuşmasına, bir Trabzon türküsünden alıntıyla devam eden Erdoğan, ''Ne güzel söylemiş şu Trabzon türküsü 'uy Trabzon Trabzon, için kalaylı kazan, sevdaluk günlerime geldi çattı Ramazan.' Biz size sevdalıyız. Biz Trabzon'a sevdalıyız. Biz Karadeniz'e, Türkiye'ye sevdalıyız. Bizi bu topraklara olan aşkımız, sevdamız yollara düşürdü." ifadelerini kullandı.

Yıllar önce merhum Adnan Menderes'in Trabzon'a geldiğini ve aynı meydanda halka hitap etmek istediğini hatırlatan Erdoğan, "O mitingde merhum Menderes'i konuşturmadılar. Provokasyonlar yaptılar, o da kalktı Trabzon Belediyesi'nin şu balkonuna çıktı ve oradan 'yeter, söz milletindir' diye haykırdı'. 2002 yılının Eylül ayında aynı balkondan Trabzon'a ben de seslendim. Adnan Menderes 'yeter söz milletindir' demişti, ben de aynı noktadan hareketle 'yeter söz de milletin, karar da milletindir' demiştim. Trabzon'dan haykırdığımız o çağrı bugün hamdolsun tüm Türkiye'ye ulaştı. Merhum Menderes'in milletle kurduğu gönül köprüsüne, milletle muhabbetine tahammül edemediler. Onun milletini her şeyin üzerinde gören, milleti egemenliğin sahibi gören demokrasi aşkını hazmedemediler. Asıl hazmedemedikleri milli iradeydi, demokrasiydi, sivil siyasetti. İşte bugün de aynısını yapıyorlar. Bugün de milletin söz, karar sahibi olmasından rahatsızlar. Bugün de egemenliğin millete ait olmasından rahatsızlar, bunu hazmedemiyorlar." diye konuştu.

"TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BU KANLI SALDIRILARI ESASEN BİR 'HAYIR' KAMPANYASIDIR"

Terör örgütü PKK'nın bir süredir kanlı eylemler yaptığına dikkat çeken Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Terör bir yandan güvenlik güçlerimize saldırırken, diğer yandan da şehirlerimizi, ilçelerimizi kirli senaryolarla, kirli oyunlarla tahrik etmeye çalışıyor. Buradan Trabzon'dan açık açık söylüyorum, terör örgütünün bu kanlı saldırıları esasen bir 'hayır' kampanyasıdır. Demokrasiye hayır diyorlar. Özgürlüklere hayır diyorlar, güçlü Türkiye'ye hayır diyorlar, büyük Türkiye'ye hayır diyorlar, güvenli, huzurlu Türkiye'ye birlik ve beraberliğe, kardeşliğe, hayır diyorlar. Bunların yanında CHP, MHP var, beraber hareket ediyorlar. Bunlar hiç bir araya gelebilirler miydi? Eskiden bir araya geliyorlardı ben bunlar ruh ikizi diyordum. Şimdi BDP de bunların yanına geldi. Şimdi ruh üçüzü oldular. Milleti tedirgin ederek hissiyatını etkileyerek ilk siyasete halk oylamasına yön vermeye çalışıyorlar. Benim milletim buna prim vermedi. 12 Eylül'de bu kirli oyunları ortadan kaldırmaya bunları bozmaya evet mi? Terör örgütünün içerideki kirli odakların kirli çetelerle nasıl işbirliği içinde olduğunu biliyorsunuz. Yazılan iddianamede tüyler üpertici kirli ortaklıkları biliyorsunuz. Bugün de maalesef bu kirli oyunlar böyle devam ediyor. Bu terör, bu çeteler işte bunlarla beraber. Maalesef bir takım siyasi partiler de bilerek ya da bilmeyerek bu oyunun figüranı oluyorlar. Terör örgütü benim askerime, polisime alçakla saldırırken Ankara'da bazıları bunu fırsat bilip hükümete saldırıyor aynı anda. Allah'ın izniyle, milletimizin sağduyusuyla Türkiye bu oyunlara gelmeyecek."

12 Eylül'de darbe anayasası, milletin anayasasının oylanacağına işaret eden Erdoğan, "CHP, MHP, BDP bunlar darbe anayasasına çağrı yapıyorlar. Bu arada güzel şeyler de oluyor. Geçen günü baktım Kemal efendi diyor ki 'bir beyaz var oy pusulasında bir de kahverengi. Biliyorsunuz kahvenin rengi kahverengidir' Yahu iyi ki öğrendin kahvenin rengini, bugüne kadar bilmiyor muydun? Bir de 'bir kahvenin 40 yıl hatırı vardır, oyunuzu gelin o kahverengin üzerine basın' dedi. Şimdi ben de diyorum ki ananızın ak sütü gibi o bembeyaz var ya, mührü oraya basın." şeklinde konuştu.

Başbakan Erdroğan, muhalefet partilerinin, anayasa değişikliğiyle ilgili halk oylamasını kendileri için bir ankete dönüştürme çabasında olduğunu belirterek, şeyle dedi: "Yenilen pehlivan güreşe doymazmış, bunlar adet edinmiş, her yenilgiden sonra hemen yeninden erken seçim isterler. Erken seçimi bize kabul ettiremediler. Şimdi halk oylamasını bir seçime, bir ankete dönüştürmenin gayreti içindeler. Gittikleri hiçbir yerde anayasa değişikliğini konuşmuyorlar. Kemal efendi buraya geldi. Anayasa değişikliğinden bahsetti mi? Sağolsun bol bol benden bahsetti. Ve neden bu değişikliğe karşı çıktıklarını açıklamıyorlar. TBMM'ye oy kabinine girip 'hayır' diyemeyenler şimdi gelip millete diyor ki 'ben oy kabinine giremedim siz sandığı gidip 'hayır' deyin. Sen milleti enayi mi zannettin? Şimdi gelip millete bunu diyorsun. Bu millet senin uşağın değil. İşte farkımız burada. İşte benim geçen günü o memur ifademi kullandığım yerde sen CHP zihniyetin memurusun. Biz milletin memuruyuz, farkımız bu."

"MUHALEFET KENDİ İÇİNDEN ÇIKAN SAĞDUYULU SESLERE DE TAHAMMÜL EDEMEDİ"

Muhalefetin, kendi içinden çıkan sağduyulu seslere de tahammül edemediğine değinen Erdoğan, "O sağduyulu, vicdanlı sesleri bastırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ben kampanyayı Bingöl'den başlattım. O gün Bingöl'de CHP'li başkan 'evet' dediği için disiplin kuruluna sevk edildi. Biz bunları hatırlatınca da CHP Genel Başkanı çıkıyor, 'partimizi karıştırmaya çalışıyorsunuz' diyor. Yahu zaten karışıksın, biz kimsenin partisine niçin karışalım. Partisinin iç işlerine niçin karışalım. Bizim böyle bir derdimiz yok ama CHP'yi karıştırmak için dışardan birilerine de ihtiyaç yok. Kendileri o işleri zaten yapıyorlar." dedi.

CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın daha önce kendisi için 'Abbas yolcu' dediğini hatırlatan Erdoğan, "Sonra ne oldu, kim yolcu oldu', yeni genel başkan 'ben aday değilim' dedi. İki üç kere açıklama yaptı. Eski genel başkanı ziyaret etti, evinde o malum kaset olayından sonra ve ziyaretten sonra çıktı açıklama yaptı, 'aday değilim' dedi. Bir gün sonra baktık ki 'adayım' dedi. Niye? Emir büyük yerden geldi. Memur ya. Onun memurluğu böyle, CHP zihniyetinin memurluğu. Bu nasıl dürüstlük? Şimdi iş meydana çıktı. Demek ki o kaseti hazırlayanlar da ortaya çıktı. Bu CD'ler, bu kasetler siyasette maalesef rezalet. Eğer siyasete soyunan, siyasetin içine giren, hele hele bu temsil makamlarında olanlar ahlaki yönden bozulmuşsa, bu ahlaki yönden bozulanlar da hala siyaset yapıyorsa, bu milletin değerleriyle bunlar çatışıyorsa, benim milletim ahlak yoksunu olan bu türleri herhalde barındırmayacak. Hele hele hanım kardeşlerim bu türlere en büyük dersi sandıkta vermesi gerekir diye düşünüyorum. Kendi eşine en önemli saygısızlıktır, hakarettir. Maalesef bunları anlamak mümkün değil. Şimdi yeni genel başkan (Kemal Kılıçdaroğlu) farklı sözlerle aynı şeyi söylüyor. Her gittiği yerde diyor ki 'bunlar gidici'. 'Abbas yolcu' diyenler yolculuğa çıktı. Bize gidici diyenlere de millet en güzel cevabı 12 Eylül'de verecek."

Başbakan Erdoğan, mitingin ardından daha sonra geceyi geçirmek üzere memleketi Rize'ye hareket etti.

(CİHAN)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Terör örgütünün bu kanlı saldırıları esasen bir 'hayır' kampanyasıdır

10 Ağustos 2010 Haberleri 1 2 3 4 5