Bakan Babacan: Referandum siyasi anormalliklerin bitmesi için önemli bir fırsat

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 12 Eylül'de gerçekleştirilecek referandum için "Son yıllardaki gibi siyasi anormallikler ve yıllarca süren belirsizlikleri istemiyorsak bu halk oylaması önemli fırsattır." dedi.

Bakan Babacan, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası'nda işadamlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin son durumuna ve 12 Eylül'de Anayasa Değişiklik Paketi için gerçekleştirilecek referanduma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Küresel ekonominin son dönemde ikinci Dünya Savaşı'nın ardından en büyük krizini yaşadığını belirten Babacan, Türkiye'nin disiplinli ekonomi yönetimi sayesinde krizden en erken çıkan ülke olduğunu ifade etti. Tüketici güven endeksi oranlarının kriz öncesi rakamlara döndüğünü bildiren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, "Dünya ve Türkiye ekonomisi, özellikle son 3 yılı baz alırsak enteresan dönemlerden geçti Özellikle 2009 yılında yaşanan küresel kriz, dünya ekonomisinin gördüğü en derin krizdi. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana dünya ekonomisinde büyük bir daralma ve negatif bir büyüme görüldü. Dünya ticaretinde gerileme oldu. Özellikle gelişmiş olan ülkelere baktığımızda, geçen yılki yüksek borçluluk oranı, bütçe açıkları ancak dünya savaşları dönemlerinde görülmüş. ABD ya da Japonya ve Avrupa ülkelerinde kamu borçları, dünya savaşının ardından ilkkez bu denli yükselmiş. Krizin etkisi geçmeye başlasa da dünya ekonomisi yoğum bakım odasından çıkmış değildir. Öte yandan biz Türkiye olarak önemli tedbirler aldık. Geçen sene pek çok ülkeden daha önce biz krizden çıkış stratejimizi hazırladık. Pek çok ülkenin yapmadığı bir şeyi yaptık, biz 3 yıllık bir program açıkladık. Birçoğu 3- 5 aylık, 1 yıllık tedbirler açıkladı. Biz 3 yıl boyunca neler yapacağımızı açık açık ortaya koyduk. Geçen 10 ay süresince de bunu uyguladık. Türkiye'nin kriz sürecinden pek çok ülkeye göre erken çıkmamızın arkasında bu vardır. Türkiye ile benzerlik gösteren ülkelere, hatta Avrupa Birliği'ne üye ülkelere bakıyorsunuz; İspanya, İtalya, İrlanda ve Portekiz gibi ülkelere bakıldığında da halen ekonomik daralma devam ediyor. Gelecek sene de artıya geçme ihtimali zayıf görünüyor. İspanya'nın bütçe açığı hızla artıyor. İtalya'nın borçları döndürme riski Türkiye ile başa baş hale geldi. Türkiye şu anda yakalamış olduğu güven ortamıyla, ekonomi öngörülebilir hale geldi. Tüketici ve üretici güven endeksleri kriz öncesi dönemle aynı oranlara döndü. Bu endeksler kamuoyu yoklaması şeklinde 8 bin denek üzerinde yapılıyor. Halkımızın gelecekle ilgili güveni 2008 başlarına dönmüştür. Türkiye güven ortamının oluştuğu görülüyor." diye konuştu.

Ekonomiler açısından öngörülebilirliğin çok önemli olduğunu vurgulayan Babacan, Türkiye'nin son 3 yılda yaşadığı siyasi anormallikler nedeniyle gelişmesinin yavaşladığını kaydederek şöyle konuştu: "Türkiye biliyorsunuz 2007 yılından beri gerçekten çok talihsiz gelişmeler yaşadı. 2007 yılında bir 367 konusu yaşadık. Cumhurbaşkanlığı seçimi problemi yaşadık. Arkasından 2008 yılında bir parti kapatma davası yaşadık. Bunlar güven ortamını zedeleyen gelişmelerdir. Bu krizlerin ardından güven endekslerinin hemen düştüğünü göreceksiniz. Bizim şu anda üzerinde çalıştığımız halkoylaması, Türkiye'de demokrasinin kalitesini yükseltmek açısından önemli bir adımdır. Kendine her demokratım diyen ülke demokrat değildir. Pekçok ülkede demokratik cumhuriyet tabiri görürsünüz ancak işlerliği yoktur. Bizde de yaşanan siyasi krizlerin temelinde Türkiye'nin birinci sınıf bir demokrasi düzeyine yükselmemesi yatmaktadır. Özgürlükler noktasında anayasa değişikliği önemli yenilikler getirmektedir. Temel haklar konusunda önemli adımlar atılmaktadır. Türkiye'ye sınıf atlatacak. Bu sadece ileriye doğru atılmış önemli bir adımdır. Türkiye'nin öngörülebilir bir ülke olması için halkoylamasının büyük önemi vardır. Son 3 yılda yaşadıklarımız gibi anormallikler istemiyorsak, ülkenin refahından çalmak istemiyorsak, on yıllarca daha belirsizliklerin olmasını istemiyorsak bu halk oylaması önemli bir fırsat olacaktır."

Bakan Babacan'a konuşması sonrası MTSO Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç tarafından kayısı hediye edildi.

(CİHAN)


06 Ağustos 2010 Haberleri 1 2 3 4 5