İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Genel Yayın Yönetmenleriyle terör haberlerini konuştu

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un 'AK Parti ve Gülen'i Bitirme Planı' belgesinin, emniyetin içinden kişilerin sızdırdığı yönündeki açıklamalarıyla ilgili, "Emniyetin içinde de silahlı kuvvetlerin içinde de yanlış yapanlar olabilir. Yanlış yapanlar tespit edilirse gerekli ceza uygulanır." ifadesini kullandı.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Türkiye'de son günlerde artan terör olaylarıyla ilgili olarak gazete ve haber ajanslarının temsilcileriyle Yeşilköy Wow Otel'de bir araya geldi. Toplantıya Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muammer Güler, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kaan Köksal, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve çok sayıda gazete ve haber ajansı temsilcisi katıldı. Saat 14.45'de başlayan toplantı 17.45'de sona erdi.

Toplantı sonrası İçişleri Bakanı Beşir Atalay basın toplantısı düzenledi. Gazete ve haber ajanslarının genel yayın yönetmenleriyle bir araya geldiklerini aktaran Atalay, toplantının tamamen istişari amaçlı olduğunu vurguladı. Toplantının verimli olduğunu aktaran Bakan Atalay, "Buradaki ana konumuz tabi genelde bakanlığımız alanı güvenlik özgürlük ve terörle ilgili haberlerin verilme şekli gibi konuları irdeledik." diye konuştu.

Güvenlik ve özgürlük dengesine dikkat çeken Bakan Atalay, dengeyi sağlamanın demokratik toplumlarda büyük hassasiyet gerektirdiğini aktardı. Güvenlik ve özgürlük dengesinde eğer sapmalar olursa sorun meydana geleceğini aktaran Bakan Atalay, Güvenliğin olmadığı yerde özgürlük olmaz özgürlükler ise asla güvenliğe feda edilemez." diye konuştu.

Terör örgütünün daima kendi propagandasını yapmaya önem verdiğinin altını çizen Bakan Atalay, "Her terör olayı, onların basında büyük geniş yankılanması en etkili şekilde haber olması terör örgütlerinin önemli amacıdır. Böylece topluma panik, korku verecekler, şiddet ve korku salacaklar. Bunlara bilerek bilmeyerek tabi basının katkısı da bazen oluyor. Hiçbir basın mensubu terör örgütünün propagandasını yapma niyetiyle yapmıyor, haber amacıyla yapıyor. Kendi gazetesi televizyonuna haberi en hızlı şekilde ileteyim diye yapıyor. Ama bu süreçte istemeden terör örgütünün istediği şeyler oluyor." şeklinde konuştu.

Terör haberleri konusunda bütün ülkelerde sınırlamalar olduğuna dikkat çeken Bakan Atalay, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere bir çok uluslararası kuruluşun bu konuda sınırlar çizdiğini hatırlattı. 11 Eylül saldırısı sonrası ABD'de yaşananları örnek veren Atalay, en demokratik ülke olarak görülen Amerika'nın bile bu olay sonrasında haberlere ciddi sınırlamalar getirdiğine dikkat çekti.

OHAL GÜNDEMDE DEĞİL

Türkiye'de asla böyle bir kısıtlamaya gidilmediğinin altını çizen Atalay, dünyada örnek olarak gösterilebilecek basın kanununun 2004 yılında yasalaştığını aktardı. Demokratikleşme paketinin, AB paralelinde devam ettiğini dile getiren Atalay, hiçbir sebeple terör nedeniyle normalleşmeden dönmeyeceklerini vurguladı. Atalay, "Demokrasinin askıya alınması, Olağanüstü Hal (OHAL) gibi bir şey düşünmüyoruz. Ama basınımızdan da beklediğimiz terör haberlerinde hassasiyet göstersinler." ifadelerini kullandı.

Terörü engelleme konusunda yürüttükleri uluslararası çalışmalara dikkat çeken Atalay, Irak, İran, Suriye, ABD ve Kuzey Irak yönetimi ve ikinci planda da Avrupa ülkeleriyle bu konuda etkin dış politika çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

Haberler konusunda medyanın doğru bilgilendirilmesinin önemine işaret eden Bakan Atalay, tüm illerde valilere bu konuda görev verdiğini açıkladı. Atalay, böylece spekülatif haberlerin de önüne geçilmiş olacağını ifade etti.

Atalay açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin "Genelkurmay Başkanı'nın 'AK Parti ve Gülen'i Bitirme Planı' adlı belgenin emniyet kurumlarındaki kişiler tarafından sızdırıldığı yönündeki açıklamasını hatırlatması üzerine Atalay, "Tabi bu konuları biz zaten kendi aramızda konuşuyoruz. Yani bu süreçte kurumlarımız arasında en küçük bir uyumsuzluk yok. Gayet yoğun irtibat var. Bir araya gelerek bu konuları birlikte konuşuyoruz. O zaman da bu gündeme geldi. Bu konularda biz de en az o kadar hassasız. Ve böyle yanlış yollardan haberlerin iletilmesi bizi de üzüyor. Emniyet Genel Müdürlüğümüz de İstanbul Emniyetimiz ile bu konuda idari soruşturma başlatmıştır. Bunları her zaman böyle birebir bulamayabiliyorsunuz. Emniyetin içinde de silahlı kuvvetlerin içindede yanlış yapanlar olabilir. Yanlış yapanlar tespit edilirse gerekli ceza uygulanır." ifadesin kullandı.

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un 'sözün bittiği yerdeyiz" sözünün hatırlatılması üzerine Bakan Atalay şu değerlendirmede bulundu: "Tabi 'sözün bitiği yerde' bunu hepimiz kullanıyoruz. Orada tabi ifade ettiğiniz şudur, hiçbir ülkede komşu bir ülkeye yönelik terör üstü terör kampı olamaz. Hiçbir ülke Anayasası da buna müsaade etmez. Uluslararası hiçbir etikle politikayla bağdaşmaz. Bizim de üçlü mekanizma içinde ve bu ülkelerle devletlerle ikili görüşmelerimizde ifade ettiğimiz budur. Bize komşu ülkede Irak topraklarında, Kuzey Irak hinterlandı içinde bu terör örgütü üsleri kabul edilemez kalkması gerekir. Bu konuda Türkiye'nin kararlılığı vardır ve bu konularda bizim bu ülkelerden, Irak, ABD, Kuzey Irak Yönetimi'nden taleplerimiz vardır. Bunlar görüşülüyor ama bunların artık söz kısmı bitmiştir. Bunların icrası bekleniyor bizde bunu söylüyoruz. Kara harekatı falan öyle bir isimlendirme yapılmadı ama şunu söylüyoruz: Terör olayı oldukça terör oldukça güvenlik güçlerimizin cevapları da olacaktır. Operasyonlar da olur."

(CİHAN)


06 Temmuz 2010 Haberleri 1 2 3 4 5