Türkiye'nin aydınları, 'vesayeti' müzakere etti

Abant Platformu'nda ele alınan 'Vesayet ve Demokarsi' konulu toplantı birbirinden renkli tartışmalara sahne oluyor. Toplantının müzakere bölümünde Türkiye'nin aydın, siyasetçi ve fikir adamları görüş ve düşüncelerini ortaya koydu. Bugün, ikinci oturumu yapılan toplantıda söz alan katılımcıların görüş ve düşünceleri özetle şöyle:

Niyazi Öktem: Bana göre, okullarımızda "Türküm doğruyum" şeklinde başlayan milli andımız ve 10. Yıl Marşı içerik itibariyle müthiş bir faşizm içerir.

Ali Bulaç: Asker ocağına peygamber ocağı deniliyor. Halbuki peygamberin bir asker ocağı yoktu. İslam dünyasında profesyonel bir ordu yoktu. Savaş zamanı ordu bir araya gelir. Savaş sonrası dağılırdı. İlk profesyonel orduyu Muaviye oluşturdu. Peygamber döneminde Halit Bin Velid'e yönelik bir teveccüh vardı. Eğer o orduya katılıyorsa o savaş kazanılıyordu. Fakat halkın zaferi Halid Bin Velid'in şahsında göreceği düşüncesiyle görevden alındı.

Mustafa Erdoğan: Bilgi asimetrisiyle ilgili kişisel bir tecrübem var. Silahlı Kuvvetlerle ilgili bir makale yazmaya kalkışmıştım ama literatür taramalarımda konuyla ilgili birincil kaynaklardan ciddi bir bilgi bulamadım.

Cevat Öneş: Türkiye'nin en öncelikli problemi olan vesayetçi zihniyet tartışıldı. Yaşadığımız süreçteki sıkıntılar, Kürt meselesi sıcak ortam dahi bu vesayetçi zihniyetin sorunlarını ortaya koyuyor. Yargı erki sitemimiz içindeki vesayetçi zihniyete baktık ve daha da bakacağız. Artık vesayetçi zihniyetin yeteri kadar tartışıldığını ama bu sistemi kimin değiştireceğini yeteri kadar tartışmadığımızı görüyorum. Vesayetçi yapıyı isteyenlerin olduğuna da vurgu yaptık. Bu sistemi değiştirmeyen, gerekli adımları atmayan siyasi partiler ve kişilerle birlikte ele alınmalı. Siyasi patilerin bu konudaki yetersizliklerini ortaya koyma ve ikaz etme, gereğinin yapılmasını sağlamalıyız.

Ferhat Kentel: Kurmay askerler iyi yetişiyorlar ve her şeyi biliyorlar. Biz de bazı bilgileri bilebiliriz. Askerin ne kadar sayısı olması gerekiyor bunu az çok biliriz. Biz asker hakkında olsa-olsa metoduyla bilgi sahibi olabiliriz bana göre.

Serap Yazıcı: Silahlı Kuvvetler, Parlamento çalışmalarını genç askerler üzerinden dinleyebiliyor. Bilgi sahibi olabiliyorlar. Sivil otoritenin askeri çalışmalar hakkında bilgi sahibi olması da bir şekilde sağlanabilmeli.

Hüseyin Gülerce: 'Vatan sevgisi imandandır, nöbet tutan göz cehennemde yanmaz' gibi ifadelerimizin askerliği peygamber ocağı haline getirilmesini doğal olarak sağlıyor. Buranın peygamber ocağı olması buradaki hatalılara dokunulmayacağı anlamına gelmemeli. Böyle bir yer e-muhtırada kutlu doğumu gerekçe gösterdi, başı örtülülerin ordu evlerine girişleri engelleniyor.

Halit Yalçın: Kürtçe eğitim için açılacak okullarla ilgili Milli Eğitim'in belirli kuralları var. Buna uygun olarak bazı keyif ve eğlence merkezlerine uzaklıkları belirleniyor.

Reşat Petek: Kurumlar elbette muhatap değil. Silahlı kuvvetleri karşımıza almıyoruz sadece yapılan hataları ele alıyor ve değerlendiriyoruz. Askeri harcamaların denetimi önemli. Bu konudaki anayasal düzenlemeler gerekli. Yasalarla var olan sivil hakların kullanılması konusunda biraz dirayetli olunmalı.

Zeynep Dağı: Ne zaman bir tartışma açılsa, hemen askerlikten soğutma ile karşı karşıya kalıyoruz. Maalesef hiç demokrasiden soğutma konusu gündeme gelmez. Askerlikten soğutma ne kadar büyük bir suç ise halkın iradesini korumak için demokrasiden soğutma da bir o kadar suç olabilmeli.

Yıldız Ramazanoğlu: Komutanların "çoban sanmıştık" demesini umursuzca ateş açılabildiği şeklinde, çobanlara ateş açılabildiği şeklinde de anlamak mümkün.

Vedat Hazarlıoğlu: Akademik bir çalışma için MSB'den bir bilgi istedim. Fakat devlet sırrı diye verilmedi. Başka bir arkadaşım bu bilgileri NATO dergilerinde bulabileceğimi söyleyince araştırmalarım sonucu bilgileri elde edebildim. Sır dediğimiz bilgilerin sırlığı bu kadar.

Mümtazer Türköne: Bizde Muhammet kelimesine saygı göstermek amacıyla Mehmet adı kullanılmış. Mehmetçik de aslında "Küçük Muhammet" demek. Bizim kültürümüz kan kültürü. Sevgilinin kirpiği ok, kaşı keman. Bakın askerler en iyi siyaseti bilirler, borsayı iyi takip ederler, bir de emlak işini iyi bilir. Ama askerliği pek bilmezler. Geçmişte bu ülkenin en iyi kurumu ordu idi. Bugün en geri, en kaba ve en ilkel kuruluşu ordu oldu. Askeri kendi haline bırakırsan lojman yapar, sosyal merkez yapar.

Eser Karakaş: Denetim denince hukuka uygunluk anlaşılır. Ama asla etkinliğe nasıl yansıdığını bilmez ve düşünmez. TSK denetleme dışı tutulmuş. Dünyanın büyük bir şirketi olan Microsoft kendini asla denetleme dışı tutmaz. Bu sağlıklı bir kurum olmanın olmazsa olmazıdır. Mesele ayrılan paranın kendi hesabınA geçirilip geçirilmediği meselesi değildir. Paranın etkin kullanılıp kullanılmadığının kontrolüdür. Bilgi asimetrisi ciddiye alınmalı. Denetim eksikliği kurumsal bir konudur.

(CİHAN)

Türkiye'nin aydınları, 'vesayeti' müzakere etti Türkiye'nin aydınları, 'vesayeti' müzakere etti Türkiye'nin aydınları, 'vesayeti' müzakere etti

26 Haziran 2010 Haberleri 1 2 3 4 5