Albay Gülmen: Kafes Eylem Planı, geleceği parlak subayların yükselmesini önlemek için hazırlandı

Kafes Eylem Planı'nın, geleceği parlak subayların yükselmesine mani olmak için hazırlandığını savunan tutuklu sanık Albay Levent Gülmen, oradaki bazı bilgilerin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Personel Bilgi Sistemi'ndeki (PERBİLSİS) bilgiler ile harfiyen aynı olduğunu kaydetti. Gülmen, bunun anlamının, bu cetveli hazırlayanların Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Bilgi Sistemi veya Personel Başkanlığı'nda bu bilgilere nüfus etme yetkisi bulunan elemanlar olduğu iddiasında bulundu. Ermeni vatandaşlara yazıldığı belirtilen tehdit mektupları ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerinin örtüştüğünü savunan Gülmen, "Başbakan da mı Kafes Eylem Planı'nın uygulayıcısı?" diye sordu.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden duruşmada Albay Levent Gülmen savunmasını tamamladı. Gülmen, gerek ihbar mektupları ve gerekse Kafes Eylem Planı belgelerinde çok sayıda askerin adları ve bilgilerinin yer aldığını belirtti. Gülmen, "Hazırlanma amacının özellikle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı içerisinde başarılı ve geleceği parlak personelin yükselmesine mani olmak olduğunu değerlendirdiğim bu belgede bazı ipuçlarının varlığına işaret etmek istiyorum. 24 Mayıs 2009 tarihli e-maildeki ihbar notunda adım geçiyor. Not diye son satırın dışında geri kalan tüm kişisel bilgiler Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Personel Bilgi Sistemi (PERBİLSİS)'nde aynen yer almaktadır. Bunun en büyük kanıtı ise PERBİLSİS'te her personel için girilmesi zorunlu bulunan bilgiler başlığında 2 adet e-mail adresi yer almaktadır. İhbar mailinin ekindeki cetvelde de PERBİLSİS'e girdiğimiz mail adreslerinin harfiyen aynısının yer aldığı görülmektedir. Bunun anlamı, bu cetveli hazırlayan her kim ya da kimlerse Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Bilgi Sistemi veya Personel Başkanlığı'nda bu bilgilere nüfus etme yetkisi bulunan elemanlardan olduğu gerçeğidir." dedi.

Azınlık okullarına gönderildiği belirtilen tehdit mektuplarından, "Unutmayınız ki; Bu ülkede yaşayan birçok Ermeni vatandaşlarımızla yine Ermenistan vatandaşı olup ekonomik zorluklar altında yaşayan, geçimini yıllardır Türkiye'de ve İstanbul'da sürdüren kaçak Ermeniler bulunmaktadır. Bunların sayısı 100 bine yakındır. Çalıştıkları işyerleri ve ikametleri de malum olarak yine bilinmektedir." bölümünü okuyan Gülmen, "Bu ibareler size bir yerlerden tanıdık gelmiyor mu? Sayın Başbakan'ın, bundan bir kaç ay önce İngiltere'ye yapmış olduğu ziyarette, BBC Radyosu'na verdiği bir demeçte, bire bir aynı ibareleri kullanması tamamen bir tesadüf mü? Eğer 3 yıl öncesinden bu metni yazan, azınlıkları tehdit ediyor diye nitelendiriliyor ise asıl tehdidi sayın Başbakan'ın kendisi milyonlarca insana ulaşacak şekilde ve yurt içindeki yayın kuruluşlarında da defalarca tekrar ederken de yapmış olmuyor mu? Bu durumda Sayın Başbakan da mı Kafes Operasyonu Eylem Planı'nın bir uygulayıcısı ya da sözcüsüdür?" diye konuştu.

Gülmen'in çapraz sorgusunda savcı Nuri Ahmet Saraç, Gülmen'e 'Sizin çok detaylı bilgileriniz var. TSK içinde bir husumet mi var?' sorusunu yöneltti. Gülmen, bu soruya önce, "Silahlı kuvvetlerin kendi içinde bir husumeti asla yok." cevabını verdi. Ancak Gülmen sonra, "İçimizde maalesef sütü bozuk, gözü her zaman yerde dolaşan kişilerin var olduğuna inanıyorum. Sistemden nemalanamayanlar, terfi edemeyenlerin bu oyuna katıldığını tahmin ediyorum." dedi.

Öte yandan, duruşmayı Kuzey Deniz Saha Komutanlığı'nda görevli bir askeri hakim ile askeri savcı da izledi.

AVUKATLAR ARASINDA SÖZLÜ TARTIŞMA YAŞANDI

Gülmen'in çapraz sorgusu sırasında müdahil avukatları ile sanık avukatları arasında tartışma yaşandı. Agos gazetesi avukatlarından Fethiye Çetin'in, ''İfadelerinizde belirttiğiniz Erbay Çolakoğlu ile değişik zamanlarda, nerelerde görev yaptınız?'' sorusuna cevap veren Gülmen, Çolakoğlu ile 2004'den 2006'ya kadar çalıştığı Amfi Tugay Komutanlığı'ndan tanıştığını ve Çolakoğlu'nun 2005'de oraya geldiğini söyledi.

Avukat Çetin'in ''Çolakoğlu ile 129 kez telefonla görüşmüşsünüz. Evleneceği Ukraynalı bir kadın meselesi yüzünden demiştiniz. Çolakoğlu, o tarihlerde nerelerdeydi?'' diye sorması üzerine, bazı tutuksuz sanıkların avukatı olan Celal Ülgen, bu soruya özel hayatı ilgilendirdiği için itiraz etti.

Avukat Çetin'in de bazı bağlantılar gerekçesiyle bu soruyu sormak zorunda olduğunu ve Çolakoğlu'nun görev yerini öğrenmek istediğini belirtti. Bu sırada bazı sanıklar da müdahil avukatlara sözlü müdahalede bulundu. Müdahil avukatlarınca bu durum mahkeme başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu'na şikayet edildi. Başkan Yılmazabdurrahmanoğlu da sanık, sanık avukatları ve müdahil avukatları sakin olmaları konusunda uyardı.

Cumhuriyet Savcısı Nuri Ahmet Saraç da sorunun özel hayatı ilgilendirdiği gerekçesiyle kabul edilmemesi gerektiğini söyledi.

Sanık avukatlarının, "Bu davayı uzatmak niyetindeler. Çolakoğlu'nun görev yerini Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na sorsunlar" demesi üzerine, söz alan müdahil avukat Bahri Belen, sanık avukatlarına müdahil avukatların yasa tarafından belirlenmiş soru sorma usulünü hatırlattı. Bu hatırlatma üzerine, "Sizden hukuk mu öğreneceğiz?" diye bağıran tutuksuz sanık Feyyaz Öğütçü'nün avukatı Yağız Ali Dağlı'ya da cevap veren Belen, "Evet, bilmiyorsanız öğreneceksiniz" karşılığını verdi. Avukat Dağlı, "65 yaşından sonra hukuk mu öğreteceksiniz?" ifadesini kullandı. Bunun üzerine Belen, "Evet öğreneceksiniz 100 yaşına kadar siz de ben de öğreneceğiz." karşılığını verdi. Avukatların birbirlerine 'haddini bil' ifadelerini de kullandığı tartışma başkanın araya girmesiyle sona erdi.

(CİHAN)


15 Haziran 2010 Haberleri 1 2 3 4 5