Başbakan Erdoğan: Barış için El Fetih Hamas'ın birliği olmazsa olmaz şart

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Filistin'de barışın tesisinin olmazsa olmaz şartının El Fetih ve Hamas'ın birleşmesinden geçtiğini söyledi. 'Böyle bir dönemde ayrılık gayrılık olmaz' diyen Başbakan Erdoğan, El Fetih'in görüşülebilir, Hamas'ın ise terörist ilan edilmesinin doğru olmadığını söyledi. Barış sürecinde Filistin halkının tercihlerinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Erdoğan, Hamas'ın Filistin halkı tarafından seçimle görev başına getirildiğini buna rağmen hükümette kalmasına izin verilmediğini hatırlattı.

Üçüncü Asya'da İşbirliği Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nda (AİGK/CICA) Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi. Görüşmede bölgesel ve iki ülke arasındaki konuların gündeme geldiğini aktaran Başbakan Erdoğan, görüşmede İsrail'in yardım gemilerine yaptığı saldırının da detaylı olarak değerlendirildiğini söyledi.

AKDENİZDE BİR NEFRETTEN BAHSEDİLECEKSE BU İSRAİL'İN NEFRETİDİR

İsrail'in saldırısını barbarlık ve uluslararası hukuk ve insani değerlerin ihlali olarak niteleyen Erdoğan, şunları söyledi: "Akdeniz'i kana bulayan menfur saldırıdan sonra zihinleri bulandırmak, gerçekleri çarpıtmak amaçlı çeşitli spekülasyonlar yapılıyor. Türkiye'den yola çıkan Mavi Marmara'da, İrlanda'dan kalkan Rachel Corrie de diğer gemiler de bu yola sadece barış ve insanlık, Gazze adına çıktı ve oradaki mazlum mağdur ve her türlü insani yardıma muhtaç insanlara ulaşmak için bir gayrete girdi. 'Biri nefret seferi, diğeri barış seferi yapıyordu.' diyenler var. Bu gerçekten üzücü. İnsanı çıldırtan bir yaklaşım tarzı. Akdeniz'de bir nefretten bahsedilecekse o nefret İsrail hükümetinin nefreti, bir terörden bahsedilecekse bu İsrail hükümetinin uyguladığı devlet terörüdür. 19 yaşındaki masum, silahsız yardım gönüllüsünü acımasızca katledenler kimseyi saldırganlıkla, nefretle, terörle suçlamasınlar, gitsinler aynaya baksınlar."

İsrail'in yaptıklarının savaş zamanında dahi suç sayılacak nitelikte olduğunu belirten Erdoğan, İsrail'in suçunu örtbas etmeye çalışmanın telaşı içinde olduğunu söyledi.

İsrail'in öteden beri izlediği umursamaz politikalarıyla Ortadoğu'da barış ve istikrarın tesisine olumsuz etkide bulunduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan şöyle konuştu: "Bölgedeki barış çabalarına şiddetle karşılık veren, onu bu şiddete şımartan imkanlara haiz. Sınırsız imkanlara haiz. Bölgede orantısız güç kullanma şımarıklığına alışık. Bu noktada arkadan kendisini besleyen güçler olduğunu görüyor veya var sayıyoruz." diye konuştu.

Uluslararası topluma da çağrıda bulunan Başbakan Erdoğan, saldırıyı sadece kınamanın yetmeyeceğini uluslararası toplumun bunun takipçisi olması gerektiğini söyledi. Saldırının ve sonrasının uluslararası toplum tarafından oluşturulmuş bağımsız bir komisyon tarafından, objektif, şeffaf ve kapsamlı olarak ele alınmasını istediklerini belirten Erdoğan, BM'nin şimdiye kadar aldığı 100'ü aşkın kararı hatırlatarak artık devrin bu kararları uygulama devri olduğunu söyledi. Erdoğan, "Uluslararası camianın İsrail'in hukuk dışı eylemlerine artık gerekli cevabı vermeye başlamasını ümit ediyorum. Zira bugüne kadar BM Güvenlik Konseyi'nin İsrail ile ilgili aldığı 100'ü aşkın karar var. Bunların tamamına yakınını uygulamayan bir İsrail var. Artık devir uygulama devri. Bunu beklemek durumundayız, bunu istemek durumundayız, bunun takipçisi olmak durumundayız." diye konuştu.

ABLUKANIN KALKMA ZAMANI GELDİ

Gazze'ye yönelik ablukanın kaldırılmasının zamanı geldiğini söyleyen Erdoğan, insani yardıma sınır koyulamayacağına dikkat çekti. Filistin ve Gazze'nin adeta bir açık hava hapishanesi konumunda olduğuna dikkat çeken Erdoğan şöyle konuştu: "Biz dünyamızda suçsuz insanlar için açık hava hapishaneleri istemiyoruz. Suçsuz insanlar için açık hava hapishanesi olmaz. Böyle bir şeyi onaylamak insanlık suçudur, Evrensel değerlerle bağdaşır hiçbir yanı yoktur. Şu anda Gazze, Filistin bir açık hava hapishanesidir. Bu açıkhava hapishanesinin artık bu literatürden çıkarılması lazımdır. Bu insanlık dışı toplu cezalandırma yöntemini artık içimize sindirmemiz mümkün değil. Gazze'den kan ve gözyaşı akmaya devam ettikçe bizim de artık susmamız mümkün olmayacaktır. Bu işin takipçisi olacağız. Herkesin bölgesel barış ve istikrara yardımcı olmasını isterken, bu konuda da sessiz kalınmamasını istiyorum." dedi.

BARIŞ İÇİN EL FETİH VE HAMAS'IN BİRLEŞMESİ ŞART

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Başbakan Erdoğan, Filistin'de barışın tesisi için öncelikle El Fetih ve Hamas arasında birliğin sağlanması gerektiğine dikkat çekti. "Bu barış için olmazsa olmaz şarttır" diyen Başbakan Erdoğan, "Böyle bir dönemin içersinde hala ayrılık gayrılık olmamalı, olmaz. Ben bu konuda inanıyorum ki biz bu barışı sağlarız. Ama tarafların barış yanlısı olması şart. El Fetih'in, Hamas'ın barış yanlısı olması şart. Hamas yetkilileri bu konuda bize gerekli yetkiyi veriyorlar ve 'biz bu konunun çözülmesini istiyoruz.' diyorlar. Aynı yaklaşımı bizim El Fetih'den de biraz sonra görüşme yapacağız görmemiz lazım. Bunun çözülmesi kesinlikle şart. Ve Filistin halkını talepleri burada her şeyin üzerindedir. Filistin halkının taleplerini bir kenara bırakamayız. Burada El Fetih ve Hamas'ı farklı konuma kimsenin de uluslararası camiada oturtma yetkisi yoktur. Kalkıp El Fetih bu gün görüşme yapılabilen örgüttür, demek Hamas'a terör örgütüdür diye noktalamak ciddi bir yanlıştır." diye konuştu.

Sorunun çözümünde Filistin halkının seçimlerinin göz ardı edilemeyeceğine vurgu yapan Başbakan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Demokratik seçim yapılmış ve bu seçim neticesinde Filistin halkının oylarıyla iktidara gelmiş ve iktidardan indirilmiştir. Bir iktidar müsaade verin bakalım ne yapacak. Dün El Fetih'e de terör örgütü diyenler daha sonra Filistin'in temsilcisi kabul etmiştir."

Bölgedeki ülkelerin kendi aralarında sorunları olduğuna dikkat çeken Erdoğan, Suriye İsrail ilişkilerinde arabuluculuk görüşmelerine de dikkat çekti. Görüşmelerin ancak 5 tur yapılabildiğine işaret eden Erdoğan, "Bunun sonunda tam çözüm noktasına gelmişti ki o dönemde Pazartesi bunları konuşurken Cumartesi, Gazze'ye İsrail'in bombaları yağmaya başladı. Kim barışı engelledi her şey ortada." diye konuştu.

İsrail makamlarının İsrail'in adada bulunan Türk askerlerini protesto etmek için Güney Kıbrıs'a gemi gönderecekleri yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Başbakan Erdoğan, "Güney Kıbrıs bizim ilgi alanımızda değil. Ben zannetim Kuzey Kıbrıs'a gemisini gönderecek falan diye. Onu zaten ediyorlar. Onlara karşı tavrımız belli. Bizim askerimiz Kıbrıs'ta işgalci değildir. Şu anda orada barışın korunmasına yönelik garantör ülke olarak o garantinin gereklerini yerine getiren askerdir. Bunun dışındaki yorumlar düzmece yorumlardır. Aynı şekilde güney Kıbrıs'ta da askerler var. Hala BM barış gücünün askerleri var." cevabını verdi.

İSRAİL YALAN ÜRETME MAKİNASI GİBİ YALAN ÜRETİYOR

Basın mensuplarının İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun gemiye usulsüz binen 2'si Türk 5 terörist olduğunun tespit edildiği yönündeki açıklamaların sorulması üzerine Başbakan Erdoğan şu cevabı verdi: "Bu açıklamanın ne kadar temelsiz olduğunu kendisi açık ortaya koymuştur. Böyle bir şey varsa o zaman bunların İsrail'e girişlerinde pasaport kontrollerini yapar ve yoksa gereğini yapar ya iade eder ya da orada alıkoyardı. Neden bunları ülkelerine gönderdiler. Neden memleketlerine gönderdiler. Demek ki böyle bir terörist ortada yok. Türklerden varsa şu ana kadar bizim İsrail'de kalan herhangi bir vatandaşımız yok. En son 5 ağır yaralı vatandaşlarımızı da ambulans uçaklarımızla aldırdık. Nerde o teröristler bunları biz de bilelim. Bunları sürekli olarak adeta yalan üretme makinesi gibi yalan üretiyorlar. Bunların şanındandır. Hep bunu yaparlar. Şu anda yaptıkları da budur."

(CİHAN)

Başbakan Erdoğan: Barış için El Fetih Hamas'ın birliği olmazsa olmaz şart Başbakan Erdoğan: Barış için El Fetih Hamas'ın birliği olmazsa olmaz şart Başbakan Erdoğan: Barış için El Fetih Hamas'ın birliği olmazsa olmaz şart

07 Haziran 2010 Haberleri 1 2 3 4 5