Dışişleri Bakanı Davutoğlu: Öldürülenlerin hukukunu gözetecek bir komisyon için temaslar başlayacak

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Gazze'ye insani yardım götüren gemilerde öldürülenlerin hukukunu gözetecek bir araştırma-inceleme komisyonu kurulması için temasların başlayacağını söyledi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM Güvenlik Konseyi'nin hiçbir olayda görülmemiş bir hızda toplandığına dikkat çekti. BM Güvenlik Konseyi Başkanlık Konseyi kararında, Türkiye'nin talep ettiği tüm unsurların yer aldığını ifade eden Davutoğlu, "Taleplerimiz de nettir. Öncelikle tüm vatandaşlarımızın ve diğer ülke vatandaşlarının serbest bırakılması, gemilerin serbest bırakılması. Uluslararası bağımsız bir komisyonun kurulması. Bu komisyonun ulaşacağı neticelere göre hayatlarını kaybedenlerin ailelerine, sivil toplum kuruluşlarına tazminat tanzim edilmesi, BM'nin 1860 Sayılı kararına aykırı bir şekilde sürmekte olan Gazze'ye dönük blokajın kaldırılması ve yardımların Gazze'ye ulaştırılması."

Washington'da ABD Dışişleri Bakanı Clinton ve ekibi ile bir görüşme gerçekleştirdiğini dile getiren Davutoğlu, "Bu görüşmenin, İran konusunu konuşmak üzere planlandığını ancak gelişen olaylar nedeniyle İsrail'in yardım gemilerine yaptığı baskının ele alındığını aktardı. Davutoğlu, "Şu hususları kesin kararlılıkla ifade ettim: Eğer, 24 saat içinde, yani bugün akşama kadar vatandaşlarımız serbest bırakılmazsa İsrail ile olan ilişkilerimizi tümden gözden geçiririz. Uygulamayı düşündüğümüz ilk aşamadaki müeyyideleri de kendilerine aktardım ve devreye girmelerini talep ettim." dedi.

Bir daha bu tür gelişmeler yaşanmamasını ümit ettiğini belirten Davutoğlu, Doğu Akdeniz'i barış havzası haline dönüştürmek istediklerini söyledi.

Hiçbir ülkenin uluslararası hukuka aykırı şekilde, uluslararası sularda herhangi bir gemiyi durdurma, arama, o gemidekilere saldırıda bulunma hakkı bulunmadığının altını çizen Davutoğlu, şöyle devam etti:

"KİMSE KENDİNİ, ULUSLARARASI HUKUKUN ÜSTÜNDE GÖREMEZ"

Buna uluslararası toplum izin vermemelidir. Bu konuda çok güçlü bir dayanışma sergilemiştir uluslararası toplum. BM Güvenlik Konseyi toplantısına katılan tüm ülkeler, bir kısmı çok ağır, güçlü ifadeler kullanarak Türkiye'ye destek vermişlerdir. Hepsi tek tek gelerek bana ve heyetime başsağlığı dilemişlerdir. Ayrıca, çok sayıda ülkenin Dışişleri Bakanı bendenizi aramışlar ve bu konudaki dayanışmalarını vurgulamışlardır. Sayın Başbakanımızı arayan çok sayıda lider olmuştur. Bu ümit ederim ki herkese bir ders olmuştur. Uluslararası hukukta hiçbir ülkenin ayrıcalığı yoktur. Bütün ülkeler uluslararası hukuka tabidir. Kimse kendini uluslararası hukukun üstünde göremez."

Filistin'de insan hakları ihlallerinin insanlık suçu olduğunu vurgulaya Davutoğlu, "Bu da sürdürülemez." ifadesini kullandı.

Başta İsrail olmak üzere herkesin bir kez daha düşünüp, Ortadoğu'da kalıcı barışın sağlanması için adım atmak zorunda olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Bundan sonra da bölgedeki tüm gelişmeleri takip edeceğiz. Bölgemiz kalıcı bir barışa kavuşuncaya kadar çabalarımız her yönüyle sürecektir." dedi.

Yarından itibaren BM Genel Sekreteri ile temas kuracağını dile getiren Davutoğlu, uluslararası bir inceleme-araştırma komisyonu kurulması için görüşmelere başlayacağını söyledi. Davutoğlu, daha sonra bu komisyonun alacağı kararlar doğrultusunda atılacak adımların tespit edileceğini ifade etti.

"İSRAİLLİ DİPLOMAT VE EŞLERİNİN GÜVENLİĞİ DEVLETİMİZİN NAMUSUDUR"

İsrailli diplomat eşlerinin kendilerini güvende hissetmedikleri için ülkelerine dönme talepleri olduğunu hatırlatan Davutoğlu, "Buradaki bütün diplomatlara davrandığımız gibi, İsrailli diplomatlar ve eşlerin güvenlikleri de devletimizin namusudur." dedi.

Musevi vatandaşların toplumun asli unsurları olduğunu dile getiren Davutoğlu, "Yabancı değillerdir. Asırlardır birlikte yaşadık, birlikte yaşamaya devam edeceğiz. Bizim devlet geleneğimizde, vatandaşlarımız arasında etnik ya da dini temelli bir ayrım söz konusu değildir. Musevi vatandaşlarımızdan müsterih olmalarını rica ediyorum." şeklinde konuştu.

Türkiye'ye gelmiş ya da gelmekte olan tüm İsrailli turistlerin, misafir olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Vatandaşlarımızın hukukunu korurken bizi kimsenin test edemeyeceği kadar sert ve kararlı oluruz. Ama misafirlerimize, farklı etnik ve dini kökenli vatandaşlarımıza ve burada bulunan büyükelçilik mensuplarına devlet olarak, şefkatlerin en şefkatlisi olarak davranırız, davranmaya kararlıyız." dedi.

Yaşananların, Türkiye Cumhuriyeti devletinin, vatandaşlarının hukukunu koruma gücüne sahip olduğunu gösterdiğini kaydeden Davutoğlu, "Kimse bu kudreti test etmemelidir." diye konuştu.

Davutoğlu, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, "Clinton'la yaptığınız görüşmede bahsettiğiniz müeyyideler neler ?" şeklindeki sorusu üzerine Davutoğlu, "Bugün buna ihtiyaç kalmadığına göre söylemeyeyim. Ancak, bunlar taraflarca son derece iyi bilinmektedir." yanıtını verdi.

İSRAİL YARGILAMA YAPMAYA KALKSAYDI, TÜRK MAHKEMELERİ DE İSRAİLLİ YETKİLİLER HAKKINDA GIYABİ YARGILAMA SÜRECİ BAŞLATACAKTI

Uluslararası sularda seyreden bir gemiden kaçırılan insanları yargılama hakkına kimsenin sahip olmadığını kaydeden Davutoğlu, "Her ne gerekçe ile olursa olsun bu insanlar kaçırılmıştır. Bunun hukuki karşılığı olamaz. Eğer, onlar bunları yargılamaya kalkışsalardı (açıkça söylüyorum) Türk mahkemeleri de bu kaçırma işleminde sorumlu olan tüm İsrailli yetkililer hakkında gıyabi yargılama sürecini başlatacaklardı." şeklinde konuştu. Davutoğlu, vatandaşların hiçbir hukuki işleme tabi tutulmaksızın ülkelerine geri döneceğini söyledi.

Yaralıları ellerinin kelepçelenmesi olayının hatırlatılması üzerine Davutoğlu, "O görüntüler iki gün önceki görüntülerdi. Bugün bize intikal eden 210 vatandaşımız, elleri, gönülleri, vicdanları hür olarak uçaklarımıza binmişlerdir." dedi.

"ÖLDÜRÜLENLERİN HUKUKUNU GÖZETECEK BİR KOMİSYON KURULMASINI İSTİYORUZ"

Yapılacak soruşturma ile ilgili bir soru üzerine saldırının İsrail sularında gerçekleşmediğinin altını çizen Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Dolayısı ile İsrail'in böyle bir araştırma yürütmesinin hukuki bir karşılığı yoktur. İkicisi zaten araştırılacak olan suçlu konumunda, zanlı konumunda olan bir ülkenin yapacağı soruşturmadan bir şey bekleyebilir miyiz ? Biz zaten İsrail'in eylemlerinin soruşturulmasını istiyoruz. Onun için BM Genel Sekreteri ile görüşeceğim. BM bünyesinde, uluslar arası karşılığı olan ve öldürülen 9 insanın tüm hukukunu gözetecek bir komisyonun kurulmasını istiyoruz. Bunun için de takipçi olacağız. İsrail'in kendi hukuk sistemi içerisinde, kendi vatandaşlarının yaptıkları hataları, yani burada kimler suçlu ise İsrail onu belirleyebilir. Bunda bir yanlışlık yok. Ancak biz İsrail devletinin kanunsuz devlet uygulaması nedeniyle soruşturma yapılmasını istiyoruz."

İsrail Savunma Bakanı ile görüşmesinde, Türkiye'nin taleplerini net bir şekilde ifade ettiğini aktaran Davutoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu konuda gerekli kararları hiçbir gerekçe göstermeden alacağını; kendilerinin (İsrail'in) 5 yıldır 1 askerleri için sarf ettikleri çabayı, Türkiye Cumhuriyeti gibi köklü devlet geleneğine sahip bir devletin yüzlerce vatandaşı için göstermekte hiçbir tereddüdü olmayacağını kendisine ifade ettim." dedi.

Bundan sonra Türkiye ile İsrail arasında nasıl bir ilişki olacağı sorusu üzerine Davutoğlu, bunu İsrail'in tutumunun belirleyeceğini dile getirdi.

"BM GÜVENLİK KONSEYİ KARARININ ALTINDA ABD'NİN DE İMZASI VAR"

Davutoğlu, ABD'nin İsrail'i kınayıp kınamadığı yönündeki bir soruya karşılık, "BM Güvenlik Konseyi metninde kınama var. O metin, ABD'nin de onayladığı metindir. BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi olarak ABD veto etmiş olsa o metin çıkmazdı. Demek ki ABD de kınamıştır. Bununla ilgili spekülasyon yapılması doğru değil." dedi.

İskenderun'daki terör saldırısının zamanlaması ile ilgili ise Davutoğlu, "Devlet olarak elimizde veri olmadan bu konularda herhangi bir şey söylemeyi doğru bulmayız." değerlendirmesinde bulundu.

(CİHAN)


02 Haziran 2010 Haberleri 1 2 3 4 5