"Demokratikleşemediğimiz için ekmeğimizi yeterince büyütemiyoruz"

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur Sen) Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, "Demokratikleşemediğimiz için ekmeğimizi yeterince büyütemiyoruz. Dolayısıyla özgürlük alanlarımız genişleyemiyor. Bunun için Türkiye'nin tamamını kucaklayacak yeni sivil bir anayasaya ihtiyaç var." dedi.

Gündoğdu, Giresun'da düzenlediği basın toplantısında, Memur Sen olarak özelde üyelerinin özlük haklarını, genelde de Türkiye ve insanların geleceğini dert edinerek sendikacılık yaptıklarını söyledi. Çalışma hayatı ve Türkiye'nin demokratikleşememe boyutu ile sıkıntılarının olduğunu kaydeden Gündoğdu, "Birbirlerini etkileyen iki kavram. Demokratikleşemediğimiz için ekmeğimizi yeterince büyütemiyoruz. Ekmeğimizi yeterince büyütemediğimiz için özgürlük alanlarımız genişleyemiyor ve ülkemiz demokratikleşemiyor. Bunun için Türkiye'nin tamamını kucaklayacak yeni sivil bir anayasaya ihtiyacı var." diye konuştu.

"Öteki oluşturmadan, devlete göre insanı dizayn etme modundan insana göre devleti dizayn etme moduna geçecek kuşatıcı ve milletin mutabakat metni olacak bir anayasa ihtiyacı zarureti var. Gelinen noktada bunun bu meclisle çok zor olduğunu gördük." diyen Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü Meclis'teki siyasi partilerimiz yapılana göre değil yapana göre davranmaya devam ettiği için, bazen kendi geçmişlerini de unutarak, yapana kızgınlıkları dolayısıyla dün beyaz dediklerine, dün doğru dediklerine bugün kara diyebiliyorlar, yanlış diyebiliyorlar. Ana muhalefet partisinin 1190'lı yıllarda hazırladığı anayasa raporuna bakmamız bu ifadelerinin doğruluğunu görmemiz için yeterli. O zaman yeni anayasa ihtiyacını karşılamak için hazırlanan rapordaki demokratikleşme, hukukun üstünlüğü, yasama, yürütme, yargı, kuvvetler ayrılığı ilkesinin somut altının çizilmesi gibi veriler Türkiye'ye o günkü bakışlarının güzelliğini bugünse onu yansıtan bir paketin her bir maddesine nasıl tahammülsüz olduklarını gösterir."

Anayasada tanımı olan demokratik, laik, sosyal hukuk devleti kavramlarında laikliğin tanımının yapılması şartıyla bu kavramların yürürlükte olmasına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Gündoğdu,

"Eğitimde fırsat eşitliğinin yargıçlar tarafından engellenmemesi lazım. İnanç, ifade ve yaşam hürriyetinin darbeciler eliyle engellenmemesi lazım. Biz bu paketi yüzlerce eksikliğine rağmen hangi maddesi lüzumsuz sorusuyla araştırmaya tabi tutuyoruz ve cevap olarak görüyoruz ki hiçbir maddesi lüzumsuz değil. İlk kez kadınlara, çocuklara engellilere pozitif ayrımcılık geliyor. İlk kez anayasaya bireysel müracaat etme hakkı tanınıyor. YAŞ kararları hukuka kapalıyken şimdi hukuka açılıyor. Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun meslekten çıkarma kararları ilk kez yargıya açılıyor. Bu pakette ilk kez yasada toplu sözleşme hakkı yer almış olacak. Türkiye adına önemsediğimiz en önemli madde Kenan Paşa ve avaresini korumak için anayasamıza koyulan geçici 15. madde esasen bugünkü balyoz planları gibi her türlü demokrasiyi ıslatma planlarının da güvencesini oluşturuyor, bu ülkenin değerleriyle kavgalı olan kişilere. İşte bu maddenin anayasadan çıkarılacak olması da demokratik Türkiye adına Türkiye'nin belki de son 30 yılının en önemli girişimi olacak." şeklinde sözlerini tamamladı.

(CİHAN)

 Demokratikleşemediğimiz için ekmeğimizi yeterince büyütemiyoruz

18 Mayıs 2010 Haberleri 1 2 3 4 5