Alman düşünce kuruluşlarından Türkiye'ye destek, batının tutumuna eleştiri

Türkiye ve Brezilya'nın arabululuculuğu ile İran'la nükleer yakıt konusunda sağlanan anlaşmaya beş önemli Alman düşünce kuruluşu tarafından destek geldi. Merkezi Berlin'de bulunan Güvenlik Politikaları ve Barış Araştırmaları Enstitüsünden Dr. Margret Johannson elde edilen başarının 'memnuniyet verici çok olumlu bir gelişme' olduğunu söyledi ve Batıyı çekimser tutumundan dolayı eleştirdi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeleri Türkiye ve Brezilya'nın arabuluculuğuyla İran'la nükleer yakıt takası konusunda sağlanan mutabakata Almanya'nın önemli güvenlik ve barış düşünce kuruluşlarından destek geldi. Berlin'de 2010 yılın barış raporunu açıklayan beş etkili düşünce kuruluşunun yöneticileri, İran'a yaptırımların çözüm olmadığının altını çizerek, ABD'ye İran'la diplomatik ilişkilere geçme çağrısında bulundu.

Merkezi Berlin'de bulunan Güvenlik Politikaları ve Barış Araştırmaları Enstitüsünden Dr. Margret Johannson Türkiye ve Brezilya'nın ortak başarının 'memnuniyet verici çok olumlu bir gelişme' olduğunu söyledi. Avrupa Birliği'nin elde edilen başarı karşısında çekimser durmasının doğru olmadığını belirten Johannsen, "AB'nin Türkiye ve Brezilya'nın arabuluculuğu ile sağlanan bu mutabakata bir fırsat vermesi daha doğru olurdu. Türkiye bölgesel bir güç olarak sorunların çözümünde arabuluculuk görevi üstleniyor. Bunu daha önce Suriye ile İsrail arasında da gayretlerinde de gördük." dedi.

Sorunun çözümünde İran'a güvenlik duygusunu verilmesinin önemli olduğunu belirten Johannsen, "İran'da dış etkilerle rejimin değiştirileceği ve bir dış saldırının olabileceği korkusu var. Eğer batı inandırıcı bir şekilde bu iki konuda güven telkin edici adımlar atarsa, İran'ın atom bombası üretmek için öne sürdüğü gerekçe boşa çıkarılmış olur." diye konuştu. İran'ın bir miktar nükleer yakıtı halen elinde tutmasının doğru olmadığını belirten Johannsen, İran'ın Uluslararası Atom Enerji Kurumu (IAEA) ile de 'ciddi ve inandırıcı' bir mutabakata varmasının gerekliliğine dikkat çekti. Bu gelişmeyle hem İran'ın hem de ABD başta olmak üzere batının barışçıl bir çözüm için zaman kazandıklarını belirten Johannsen, "Yaptırımların yürürlüğe girme ihtimali zayıfladı." dedi.

Hessen Barış ve Çatışma Araştırmaları Vakfından Dr.Bruno Schoch ise Batı'nın İran'a karşı takip ettiği izolasyon ve baskı politikasının 'sıkıntı verici ve üzücü hata bir tutum' olduğunu belirterek, "İran, Irak'ın istikrarında önemli rol oynuyor. Afganistan'da etkili olduğu bölgelerde engelleyici bir tutum takınmıyor. Sorunun çözümünde ne karda pazarlık yolu ile mesafe alınırsa o kadar iyi." dedi.

İran'ın başkenti Tahran'da sağlanan anlaşmayı Alman gazeteleri de okurlarına birinci sayfadan duyurdu. Etkili gazetelerden Sueddeutsche Zeitung gelişmeyi okurlarına birinci sayfadan 'İran nükleer kavgada batıya sürpriz yaptı' başlığı ile verirken, önemli gelişmeyi manşete taşıyan FAZ gazetesi, 'Batı İran'la nükleer kavgada duvarın yıkıldığını görmüyor' şeklinde verdi. Sueddeutsch Zeitung konuyla ilgili haberinde bu gelişmenin batıyı İran'a karşı politikasında defansif konumu düşürebileceği görüşüne yer vererek, 'yaptırımların BM Güvenlik Konseyi'nden geçme ihtimalinin zayıfladığını yazdı.

(CİHAN)


18 Mayıs 2010 Haberleri 1 2 3 4 5