Bardakoğlu: Alevi ve Sünnilerin kardeşçe yaşama geleneğinin giderek güçleneceğine inanıyorum ( 2 )

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Alevi ve Sünnilerin karşılıklı sevgi-saygı içinde yaşama geleneğinin gittikçe güçleneceğini belirterek, "Bizim dışımızdakilerin tahrik ve ayrıştırma çabalarının bir sonuç vermeyeceğine inanıyorum." dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Cihan Haber Ajansı'na, taşlı saldırıya uğrayan Habibler Cemevi'ne, Kanuni Sultan Süleyman Camii imamı Ahmet Sevim'in geçmiş olsun ziyareti ve cemevi dedesi ile Alevi vatandaşların camiye yaptığı iade-i ziyareti değerlendirdi.

İslam'ın birlik - beraberlik ve sevgi-saygı dini olduğunu vurgulayan Bardakoğlu, "14 asırdır, Müslümanlar kendi aralarındaki dindarlık tarzları, mistik gelenekleri, kültürel farklılıkları, bölge farklılıkları, mezhep farklılıklarına rağmen hep birlik, beraberlik, kardeşlik, sevgi, saygı içinde yaşamışlardır." diye konuştu.

İslam dünyasında hiçbir zaman 'Batı'da görülen şekli ile bir mezhep, inanç, alt inanç, dindarlık tarzı yönüyle bir derin ayrışma olmadığını' kaydeden Bardakoğlu, şöyle devam etti:

"Hep birbirinin arkasında namaz kılmış, birbirini Müslüman saymış, kimse kimsenin dindarlığını tartmaya, ölçmeye çalışmamıştır. Bu itibarla Anadolu coğrafyasında da, Türk milleti olarak bizim tarihimizde de böyle bir ahenk vardır. Alevi, Sünni, Hanefi, Şafii, Caferi, Şii, Bektaşi, Mevlevi, Nakşi, Alevi ayrımı yapmaksızın; yani inançlara, mezheplere, alt kimliklere, mistik geleneklere göre ayrımları önemsemeden hep birbirimizi saydık, sevdik, bir arada yaşadık. Ben bu itibarla, Alevi kardeşlerimizin, Sünni kardeşlerimizin ahenk içerisinde, karşılıklı sevgi-saygı içinde yaşama geleneğinin gittikçe güçleneceğine; yabancıların, özellikle bizim dışımızdakilerin, tahriklerinin ve ayrıştırma çabalarının aramızda bir sonuç vermeyeceğine inanıyorum. Birbirimizi yargılamadan, birbirimize kendi dindarlık tarzlarımızı dayatmadan, birbirimizin dindarlığını ölçüp biçmeden insanlar birbirine saygılı olmalı. Sevgi ile muamele etmeli."

İnsanların bireysel ve dini özgürlükleri ile dini tercihlerine ve dindarlık tarzlarına saygı gösterilmesi gerektiğini belirten Bardakoğlu; bununla birlikte din konusunda sağlıklı bilginin de eksene alınması gerektiğini vurguladı.

DİN KONUSUNDA SAĞLIKLI BİLGİ OLMADAN SADECE ÖZGÜRLÜKLER ESAS ALINMAMALI

Din konusunda sağlıklı bilgi olmadan, sadece özgürlüklerin esas alınması halinde, 'dini bilginin dışında bir savrulma ve herkesin, bir çok bidatların, hurafelerin, din üzerinden istismarların ve din üzerinden yanlışların devreye girdiği bir kaos ortamı' olabileceğine işaret eden Bardakoğlu, "Türkiye olarak böyle bir şey yok ama İslam dünyasında dini bilginin eksik olduğu, İslam dünyasında sağlıklı bilginin üretilemediği yerlerde dinin ve dini duyguların farklı amaçlar için kullanılabildiğini, toplumsal ayrışmaların, gerilimlerin, kavgaların malzemesi yapılabildiğini görüyoruz." diye konuştu.

Habibler Cemevi ve Kanuni Sultan Süleyman Camii arasında yaşanan söz konusu olay gibi pek çok örneğin tarihte yer aldığını aktaran Bardakoğlu, "Bundan sonra da devam edeceğine inanıyorum." açıklamasında bulundu.

Bardakoğlu, "Bu itibarla, insanların mezheplerini, meşreplerini, dindarlık tarzlarını, giyim-kuşamlarını sorun etmeden ve onları kendimize benzetmeye çalışmadan, olduğu gibi kabullenmek, olduğu gibi sevmek ve hep öteki olarak gördüklerimiz varsa (ki bana göre öteki tanımı fevkalade yanlış bir kavramdır) ona doğru bir adım atmak, bu toplumsal kardeşliğin, bütünleşmenin tesisi için son derece önemlidir." şeklinde konuştu.

Kutlu Doğum Haftası'nın 14 Nisan'da başlayacağını hatırlatan Bardakoğlu, "Peygamberimizi sevme ve Kur'an Yılı faaliyetleri, Kur'an ve Hz. Peygamber etrafında birleşme, toplumsal birlik ve beraberlik için de son derece önemli bir adım olacaktır. Çünkü bütün Müslümanların ortak değerlerinden biri Kur'an, birisi Hz. Peygamber'dir. Kur'an ve Hz. peygamber sevgisi etrafında birleşeceğini düşünemediğimiz kimse yoktur." şeklinde konuştu.

DİYANET'İN TOPLUMA VERDİĞİ BİLGİ TOPLUMSAL BİRLİK VE BERABERLİKTEN YANA OLAN BİLGİDİR

Bardakoğlu, Diyanet'te bir Alevi masası kurulması ile ilgili önerilerin hatırlatılması üzerine ise, "Teşkilat kanunumuz Meclis'te, idari yapılanma ayrı bir konu." değerlendirmesinde bulundu.

Diyanet'in öncelikli olarak toplumu ve insanları din konusunda doğru bilgi ile aydınlatma göreviyle yükümlü olduğunu yineleyen Bardakoğlu, "Diyanet'in topluma verdiği bilgi, hesabı verilebilir, dinin ana kaynaklarına dayalı toplumsal birlik ve beraberlikten yana olan bilgidir. Bu itibarla biz, dinde olan bir konuyu dini çerçevede izah ediyor, topluma veriyorsak herkesin bu bilgiyi nereden aldığımızı sormaya hakkı vardır." dedi.

İslam'ın bilgi kaynaklarının çok açık olduğunu söyleyen Bardakoğlu, "Böyle olduğu için de insanların, şahısların, İslam dini hakkında kendi subjektif kanaatlerine, heveslerine göre hareket etmeleri mümkün değildir. İslam dinin iki temel kaynağı vardı. Kur'an ve Peygamber'imizin sünneti. Bu iki kaynağın sağlıklı, doğru, metodolojik bilgisi inanıyorum ki, bütün Müslümanların ortak paydası ve yol haritasını çizecektir." diye konuştu.

.

.

(CİHAN)

Bardakoğlu: Alevi ve Sünnilerin kardeşçe yaşama geleneğinin giderek güçleneceğine inanıyorum ( 2 )

07 Nisan 2010 Haberleri 1 2 3 4 5