Türkiye'de 250 bin özürlüye 1 milyar lira evde bakım ücreti veriliyor

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü İsmail Barış, Türkiye'de işlemleri devam edenlerle birlikte 250 bin civarında kişiye evde bakım ücreti ödediklerini belirterek, bu şekilde geçen yıl 1 milyar lira ödeme yaptıklarını söyledi.

Adana Hekimevinde yapılan 1. Özürlü Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Çalıştayı'na katılan Barış, evde bakım ücreti verdikleri 250 bin kişinin 50 bininin yaşlılıktan dolayı özürlü olanların oluşturduğunu ifade etti. Her ay bir özürlü için asgari ücret ödediklerini dile getiren Barış, bu yıl bu rakamın 1.5 milyar liraya ulaşmasını beklediklerini söyledi. Barış, bu sahada bir sınırlama limit, koymadıklarını kaydederek, "Türkiye'nin en ücra köşesine bir tane özürlü kalmayana kadar uygulamamız devam edecek." dedi.

Daha önce 20-30 hatta 40 çocuğa veya özürlüyle bir bakıcıyla hizmet verdiklerini şimdi bu sayının 6'ya kadar gerilediğini aktaran Barış, çocukların yanı sıra, yaşlılıktan ya da engelinden dolayı kendi kendine bakacak durumda olmayanlara 'evde bakım ücreti' adı altında asgari ücret düzeyinde ödeme yaptıklarını aktardı. Bu paraları birinci derecedeki yakınlara verdiklerini dile getiren Barış, "Bir yaşlıya ya da özürlüye kendi ailesinden daha iyi kimse bakamaz. Bu şekilde yaptığımız ödemeler geçen yıl 1 milyar TL'ye ulaştı. Başbakanımızın talimatı var. Muhtaç olan her vatandaşımıza ulaşacağız." diye konuştu.

2002'de 121 milyon TL olan kurumun bütçesini 2 milyar 374 milyon TL'ye yükselttiklerini dile getiren Genel Müdür Barış, çocuk, yaşlı, özürlü, kadın, aile ve toplum, sokakta yaşayan ve çalıştırılan çocuklar ile devletin desteğine muhtaç tüm bireylere ulaşmak istediklerini kaydetti.

SHÇEK Merkezlerinde daha önceleri küçük bir odada 40 kişinin bir arada kaldığını ve tam bir koğuş sistemiyle tam rezaletin yaşandığını vurgulayan Barış, göreve başladıktan sonra Ankara Ayaş'taki bir merkeze haber vermeden gittiğini belirterek, "İlk gittiğimde ortalıkta çırılçıplak insanlar dolaşıyor, koridorlarda insan pislikleri var. Yatakhaneler daha beter. Daha kötü durumlarda var. Bu insanlara 24 saatte bir kadın veya 12 saatte bir erkek en az 20 kişiye bakıyordu. Bunu değiştirelim dedik. Buna karşı çıkanlar bile oldu." şeklinde konuştu.

Özürlüye evde bakabilmenin çok zor olduğuna değinen Barış şunları söyledi: "Zaten ekonomik durumu iyi olan aileler bir şekilde özürlülerine bakıyor. Özürlü vatandaşlarımızın aileleri dar gelirli hatta hiç geliri yok. Bunlara ağırlık ve öncelik verdik. Cumhuriyet tarihindekinin 20 katı hizmet verdik 2007 yılından beri az veya hiç geliri hiç olmayan 250 bin kişiye, özürlü annene, oğluna, babana kardeşine bak diyoruz ve para veriyoruz. Özürlü Bakım Merkezleri ile bizim baktığımız özürlü sayısı bin 800'den 8 bine çıktı. Müthiş gelişme kaydettik."

Sosyal hizmetlerde ev modeline geçmeye başladıklarını bildiren Barış, "En zor olan bölüm özürlü vatandaşlarımızın bakımı ve kanunla itilafa düşmüş çocukların sendromu. Bunun dışında kalan tüm hizmetlerimizde bu sisteme geçeğiz. 0-18 yaş gurubundaki 30 bin çocuğa kurum bakımı altında olmadan bir ailenin yanında hizmet ediyoruz. Bu dünyanın 50 yıl önceki yaptığı devrim bizde yeni gerçekleşiyor. Evde destelemiş olduğumuz çocuklarımıza daha fazla meslek elemanı ile daha fazla ziyaretler yapıp hem çocuğun hem de ailenin sosyal entegrasyonunu gerçekleştirme gayretimizde elemansızlık eksikliğimiz var. Yeterli psikolog, sosyal çalışmacımız yok. Almak istesek de alamıyoruz. Devlet dese ki, istediğin kadar sosyal çalışmacı al, yurtdışından ihraç etmek zorundayız. ABD'de 750 bin, 10 milyon nüfuslu İsrail'de 13 bin 500 sosyal çalışmacı var. Bizde ise 1961'den buyana mezun olan sosyal çalışmacı sayısı 3 bin 800. Bunların bir kısmı öldü bir kısmı emekli oldu. Bir fabrikada iyi eğitim almış sosyal çalışmacı varsa o fabrikanın işçilerini sosyal hizmet ihtiyaçlarının yüzde 50 düşmesini sağlar. Askerler arasında çeşitli sendromları olanlar var. Güney doğuda savaşan askerlerimiz var. Eğer kışlalarda sosyal çalışmacı olsa o askerlerin psikolojileri ve sosyal hayata bakışları çok daha düzgün olur. 2005 yılından sonra 11 yeni sosyal hizmet bölümü açıldı. 1961'den 2005' kadar 1 buçuk okulumuz var. Hacettepe 2006'da mezun verdi birde Başkent Üniversitesi'nde bulunuyordu. Hedefimiz bunu 23'e çıkarmak. Şuanda bizim 7 bin sosyal çalışmacıyı ihtiyacımız var. Özellikle kalkınmakta olan göç alan göç veren ve terör ile yoksullukların olduğu ülkelerde sosyal çalışmaya çok daha fazla ihtiyaç duyuluyor." şeklinde sözlerini tamamladı.

(CİHAN)

Türkiye'de 250 bin özürlüye 1 milyar lira evde bakım ücreti veriliyor

01 Nisan 2010 Haberleri 1 2 3 4 5