TİM: IMF'siz yapabileceğimizi gösterdik yeni çıpamız Mali Kural olmalı (3)

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Uluslararası Para Fonu ile anlaşma yapılmaması konusunda haklı çıktıklarını söyledi. Bazı çevrelerin, "IMF ile anlaşılmazsa piyasalar yılıkır, döviz fırlar, faizler yükselir." korkutmasına rağmen doğru bildiklerini söylediklerini ve yaşananların kendilerini haklı çıkardığını ifade eden Büyükekşi, "IMF Başkanı Khan bile bizi teyit etti." dedi.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, mart ayı ihracat gerçekleşmelerini Kahramanmaraş'ta açıkladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Büyükekşi, IMF ile anlaşma, döviz kuru ve faizler üzerinde durdu. "IMF anlaşması ihtimali ortadan kalktı. Biz de rahat bir nefes aldık." diyen Büyükekşi, Türkiye'nin IMF anlaşması olmadan yoluna devam edebilecek güçte olduğunu vurguladı.

Mukayeseli olarak bakıldığında, Türkiye'de her düzeyde mali disiplin korunduğunu, şirket iflasları olmadığını, büyüme için bakir ve potansiyeli yüksek bir çok sektör bulunduğunu ve büyümeyi desteklemek üzere bankacılık sisteminin son derece sağlam olduğunu, 'defalarca kamuoyunda savunduklarını'nın altını çizen TİM Başkanı şöyle konuştu:

"Bugün, haklı olduğumuzu görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. İşte haklı çıktığımız nokta: IMF ile bir anlaşma olmayacağı açıklandığında piyasaları yakından takip ettik. Siz de gördünüz: Borsa yoluna devam etti. 57 bin seviyelerine kadar yükseldi. Faizler ise yüzde 9'un altına düştü. Döviz kurunda ise herhangi bir hareketlilik gözlenmedi. Açıkçası Türkiye'nin IMF'siz yoluna devam etmiş olması, Türkiye'ye olan güveni artırdı. Bakın Yunanistan konusunda AB, IMF'yi içeri sokmamak için nasıl büyük bir mücadele veriyor. Ancak buna muktedir de olamıyorlar. Demek ki; Türkiye, IMF'siz de yaşayabilirmiş. IMF Başkanı Kahn dün bizi teyid etti."

FAİZLERİN UZUN SÜRE DÜŞÜK KALMASI LAZIM

Yatırım, üretim ve istihdam artışı için Merkez Bankası'nın 'uzun bir süre' daha faizleri düşük tutması gerektiğini vurgulayan Mehmet Büyükekşi, "Çünkü faizler düşük tutuldukça yatırım canlanacak. Yeni üretim sahaları açılacak. İstihdam artacak. Para parayı çeker, tabiri de o zaman olumlu bir eksende gerçekleşir." diye konuştu.

Faizlerin düşmesi ile ortaya çıkan kaynağın yönlendirilmesi gereken yerlerin belli olduğnu, bu kaynağın orta ve uzun vadede sanayiyi ve ihracatı destekleyen politikalara kanalize edilmesi gerektiğini belirten Büyükekşi, "Artık üç maddelik tek gündemimiz var: Üretmek. İhraç etmek. İstihdamı arttırmak." dedi.

Öte yandan IMF'nin olmadığı bir ortamda Türkiye'nin kendi çıpasını oluşturması gerektiğini, bu konuda atılacak adımların başında Mali Kural uygulamasının geldiğini dile getiren Büyükekşi, "TIM olarak buna biz de destek veriyoruz. Mali disiplinin önceden belirlenmiş sınırlar çerçevesinde sağlanması oldukça olumlu. Bu tüm dünyada bize güvenilirlik sağlayacak. IMF olmadan da kendi kendimizi disipline edebildiğimizi tüm dünyaya göstereceğiz." şeklinde konuştu.

Kurla ilgili, 'Euro/dolar paritesindeki değişime' dikkat çeken TİM Başkanı Büyükekşi, şu değerlendirmeyi yaptı:

"İthalatımızda ve ihracatımızda Euro ve doların farklı ağırlıkları var. İhracatta Euro ve dolar ağırlıkları birbirine eşit. Ama ithalatta dolar ağırlığı var. İthalatın yüzde 70'inden fazlası dolar, yüzde 28'i Euro. Biz Merkez Bankası'na zaman zaman çağrılarda bulunuyoruz. Şimdi aynı çağrıyı firmalarımıza yapıyoruz. Euro/dolar paritesindeki riski azaltmak için şirketlerimize büyük iş düşüyor. Kendilerini daha fazla enstrümanla hedge etsinler. Parite riski almamak için kontrat yaptıkları gün bankalara gidip kuru bağlasınlar."

ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİ OLUMLU

Gündemdeki Anayasa değişikliğine de değinen Mehmet Büyükekşi, Türkiye'nin yeni bir Anayasa'ya ihtiyacı olduğunun aşikar olduğunu belirterek, "12 Eylül anayasası, soğuk savaşın şekillendirildiği bir dünyada yapıldı. Vatandaşını tehdit gören bir anlayışla kaleme alındı." tespitini yaptı. TİM Başkanı, ekonomideki gelişimin de değişikliği zazuri hale getirdiğini ifade ederek şunları söyledi:

"Ayrıca o, karma ekonomi modelini öngörüyordu. Fakat o günlerden bugünlere; dünya değişti, Türkiye değişti. 1982 Anayasası'nın kabul edildiği dönemde toplam ihracatı 5,7 milyar olan bir ülke idik. 2009'da 102 milyarlık bir hacme ulaştık. 20 katlık bir artış oldu. Daha olumlu gelişmelerle devamı için bu değişimin mutlaka hesaba katılması gerekli. Anayasa, daha önce de pek çok kere değişti. Fakat kendisi tam olarak değişemedi. Bunun için; yeni bir anayasa gerekli. Nasıl bir Anayasa? Piyasa ekonomisini önceliğe koyan bir Anayasa. 2023 yılında 500 milyar dolar ihracatı mümkün kılacak, değişim ve dönüşüme uygun bir Anayasa. 21. yüzyılın ruhunu taşıyan bir anayasa. Bireysel hak ve özgürlükleri gözeten, demokrasinin kökleşmesini ve zenginleşmesini sağlayacak bir Anayasa. AB ile uyumlu yeni bir Anayasa. Türkiye'yi Avrupa'ya taşıyacak bir Anayasa gerekli. Yani; baştan sona yepyeni bir Anayasa olması gerektiğini düşünüyoruz. Şimdi kısmi değişiklikler gündemde. Gündemde olan Anayasa değişikliklerini olumlu buluyoruz."

Bitti..

(CİHAN)

TİM: IMF'siz yapabileceğimizi gösterdik yeni çıpamız Mali Kural olmalı (3) TİM: IMF'siz yapabileceğimizi gösterdik yeni çıpamız Mali Kural olmalı (3)

01 Nisan 2010 Haberleri 1 2 3 4 5