Demokrat Yargı Eşbaşkanı Osman Can: Demokratik bir duruşu sergilediğiniz anda karşınızda her an HSYK vardır (2)

Demokrat Yargı Eşbaşkanı Osman Can, alternatif anayasa değişikliği paketlerini açıkladığı toplantıda, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından tehdit edildiklerini söyledi. Can, "Demokratik bir duruşu sergilediğiniz anda karşınızda her an HSYK vardır, Danıştay vardır, Yargıtay vardır. Demokrat Yargı üyeleri olarak bunu gittikçe artan oranda hissetmeye başladık. Yakında bunları kamuoyuyla paylaşacağız. Ciddi tehditle karşı karşıyayız. Bu tehditler HSYK üzerinden bize yansıtılıyor." dedi.

Anayasa tekliflerini Meclis'te grubu bulunan partilere, Adalet Bakanlığı'na ve Başbakanlığa ileteceklerini söyleyen Osman Can, HSYK üyelerinden bir kısmının Parlamento tarafından seçilmesini istedi. Yargının siyasallaşacağı iddialarına katılmayan Can, "İki insanın olduğu yerde siyaset vardır. Şu anda Yargıtay'ın, Danıştay'ın içinde çok daha kötü bir siyaset vardır. HSYK'nın koridorlarına bakmanızda fayda var. Hakim ve savcıların o koridorları nasıl ve ne vaziyette doldurduğuna bakın. Şu andaki HSYK'nın yapısı ne yönde değiştirilirse değişsin, daha kötü olamaz." ifadelerini kullandı.

Dernek merkezinde düzenlediği basın toplantısında hazırladıkları anayasa teklifini tanıtan Demokrat Yargı Eşbaşkanı Osman Can, demokrasilerde yapılacak tüm iş ve işlemlerin halka dayanması gerektiğinin altını çizdi. "Bizim hakkımızda kim karar verecekse, onların karar verme yetkisi bize dayanmalıdır." diyen Can tasarladıkları anayasa değişikliklerini anlattı.

HSYK'nın hakim ve savcılar için güvence teşkil etmediğini, tam tersine tehdit unsuru olduğunu kaydeden Osman Can, demokrat duruş sergiledikleri için HSYK üzerinden tehdit edildiklerini söyledi. Can, "Ama HSYK ile aynı düşünürseniz kendinizi güvende bulursunuz. Ancak güvenlik için özgürlüğünden feragat edenler, her ikisini de kaybeder." diye konuştu.

HSYK Başkanı Kadir Özbek'in, 'Hükümetin paketi kabul edilirse, ülkenin çatısı çöker' şeklindeki sözlerini değerlendiren Osman Can, "Eğer, çağdaş demokratik standartlara uygun bir yargıya yönelik atılacak adım, yargının çatısını çökertiyorsa, Türkiye'de yargı değil başka bir şey var ve onun çatısı çökertiliyor demektir. Demokratikleşme bir şeyin çatısını çökertiyorsa orada bir sorun vardır. Demokratikleşme ve özgürleşme sadece otoriter düşüncelerin ve totaliter yapılanmaların çatısını çökertir." sözlerini kaydetti.

HSYK'ya eleştiriler yönelten Can, tüm savcı ve hakimlerin, 'acaba HSYK ne der' diye karar verdiğini, ama 'toplum ne der' diye kararlar veremediğini söyledi. Can, "Türk milletinin adaletine kavuşabilmesi için bu yapının değiştirilmesi gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

Hükümetin önerisini Avrupa'daki en düşük standarda sahip olan İspanya standardı olduğunu söyleyen Osman Can, AK Parti'nin taslağındaki kapatma davası açma yöntemiyle ilgili de şöyle konuştu: "Bir ülkede, demokrasi açısından bir tehdidin varlığı ortaya çıkacaksa, bu tehdidi öncelikle tespit edecek yer, parlamentodur. Hükümetin taslağı yargı ile parlamentoyu karşı karşıya getirmektedir. Biz diyoruz ki, önce tehdidin varlığı parlamento belirlenmesi ve ardından kapatmanın bağımsız yargı tarafından yapılması gerekir."

Osman Can, Anayasa Mahkemesi'ne kim üye seçilirse seçilsin mutlaka ya cumhurbaşkanlığı ya da parlamentonun onayının olması gerektiğini söyledi. Can, "Çünkü Anayasa Mahkemesi belli ölçülerde yasama yetkisini kullanan bir mahkemedir." dedi.

(CİHAN)


25 Mart 2010 Haberleri 1 2 3 4 5