'Darbe anayasası yerine TBMM anayasasını tercih ederiz' (Özel)

Anayasa değişikliği paketine hukuk ve siyaset çevrelerinden destek gelmeye devam ediyor. Denizli Baro Başkanı Adil Demir, paketteki önerileri "İleri bir adım" olarak değerlendirirken eski DYP Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan ise CHP'nin halka güvenmeyi artık anlaması gerektiğini söyledi. Denizli Emel Hukuk Derneği (EHUDER) Başkanı Av. Hüdayi Kayhan da darbecilerin hazırladığı bir anayasa yerine, TBMM'nin hazırladığı anayasayı tercih edeceklerini açıkladı.

Baro Başkanı Demir: "Türkiye'nin gerçekten demokrat ve sivil bir anayasaya ihtiyacı vardır. Bunun sükunet içinde oluşturulmasına karşı gelmek mümkün değildir. Bu ülke, 12 Eylül Anayasası'na mahkum edilemez, edilmemelidir. Paketteki öneriler, ileri bir adımdır. Belli bir süre avukatlık yapan kişilerin, hakim ve savcı olarak sınavla alınması da koyulmalıydı. Anglosakson ülkelerde bu şekildedir."

Eski Milletvekili Kandoğan: "Türkiye'nin mutlaka acil anayasa hazırlaması gerektiği konusunda şüphemiz yok. 1982 Anayasası, 2010 Türkiye'sinin ihtiyaçlarını karşılamıyor. Arzumuz yeni anayasaydı, böyle parça parça olmamasıydı. Milletin 2007 milletvekili seçiminde AK Parti'ye yüzde 47 oy vermesinin sebeplerinden birisi de yeni bir anayasa yapması içindi. Cumhurbaşkanı seçiminde 367 meselesinde Türkiye çok ciddi sıkıntılar yaşamıştı. Bunun üzerine vatandaşlar, 'İşte sana oy. Yeni bir anayasa hazırla.' şeklinde isteğini dile getirdi. Vakit geçmiş değil, hala yapılabilir. Konsensüs sağlanabilir. Bazı kimseler, 'Bu Meclis anayasa yapamaz.' diyor. Ben bunlara karşıyım. TBMM, son güne kadar hem anayasayı hem kanunları yapabilir. Geçen dönemde de, 'Cumhurbaşkanı'nı yeni Meclis seçsin.' diyorlardı. CHP'nin, 'Yeni anayasayı yeni Meclis'e bırakalım.' teklifinin kabul edilmesi mümkün değil. Halkın oyuyla seçilen Meclis, bütün hak ve salahiyete sahiptir. CHP, geçen dönemde de Cumhurbaşkanı'nı halkın seçmesini istememişti. Halkın oylarıyla iktidara talip bir partisiniz ama Cumhurbaşkanı'nı halkın seçmesini istemiyorsunuz,Anayasa Mahkemesi'ne götürüyorsunuz. CHP'nin halka güvenmeyi artık anlaması lazım. Yıllardan beri şöyle bir anlayış var: 'CHP+Ordu=İktidar.' Bunun gerçek payı vardır. 367 meselesini Anayasa Mahkemesi'ne götürmüş, karar alkışlarla karşılanmıştı. Meclis'in yetkisini kullanmasının engellenmesini alkışlıyorsunuz. Halkın iradesi TBMM'de yansır. TBMM'nin Cumhurbaşkanı seçmesini kabul etmeyeceksiniz, halkın seçmesini kabul etmeyeceksiniz, anayasa yapmasını kabul etmeyeceksiniz. O zaman Meclis'in üstün iradesi olduğunu da kabul etmiyorsunuz demektir."

EHUDER Başkanı Kayhan: "Yapılan önerileri, mevcut durumla karşılaştırıldığında daha demokratik ve hukuk devletine doğru atılmış bir adım olarak değerlendiriyorum. 'HSYK baskı altına alınmak isteniyor.' şeklinde yaygaralar koparılıyor ancak mevcut durumda idare çok daha fazla müdahale edebilir. Mevcut durumda oy çokluğuyla karar alınmasına rağmen müsteşar toplantıya katılmadığı zaman HSYK karar alamayıp kilitliyor. Yeni değişiklikte HSYK'nın yapısı çeşitleniyor. HSYK ve YAŞ kararlarının yargı denetimine açılması, hukuk devletine daha uygundur. 'Bu Meclis değişiklik yapmasın' tarzında değerlendirmeleri, samimi ve iyi niyetli bulmuyorum. 1982 Anayasası'nı yapanlar belli. Darbecilerin hazırladığı bir anayasa. Bununla mı yönetilmek iyi, yoksa halkın oyuyla seçilmiş Meclis'in yaptığıyla mı? Ben ikinciyi tercih ederim. Değişiklikler mevcut durumdan iyi mi kötü mü bakmak lazım. Aslında yeni anayasa yapılsa daha iyi olurdu."

(CİHAN)


25 Mart 2010 Haberleri 1 2 3 4 5