Yargıtay Başkanı Gerçeker: Taslak Anayasa'ya aykırı (2)

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Anayasa değişiklik taslağı içerisinde yargı ile ilgili düzenlemeler hakkındaki bölümlerin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürdü. Yargının herkesin güvencesi olduğuna dikkat çeken Gerçeker, düzenlemeyle yargının etkisinin azaltılmaya çalışıldığını savundu.

Başkanlar Kurulu'nun, bir komisyon oluşturulmasına karar verdiğini dile getiren Gerçeker, taslak metninin incelenmesinin ardından düşüncelerinin kamuoyu ile paylaşılacağını söyledi.

Yargıtay'da düzenlediği basın toplantısında taslağı değerlendiren Gerçeker, "Değiştirilmek istenen Anayasa maddeleri içine baktığımızda bizim bu isteğimizin aksine yargı bağımsızlığı kavramını daha da geri götüren, kuvvetler ayrılığı ilkesi kavramına tamamen aykırı olan bir takım düzenlemeler yapıldığını görüyoruz. Şunu çok açıklıkla belirtmek istiyorum, yargı ile ilgili olan düzenlemeler Anayasa'ya aykırı düzenlemelerdir. Anayasa'nın başlangıç kısmında kuvvetler ayrılığı ilkesinin benimsendiği belirtilmiştir ve bu kuvvetler ayrılığı ilkesi Anayasa'nın değiştirilemeyecek maddeleri içinde yer almaktadır." dedi.

Yargının, yetkisini Anayasa'dan aldığını hatırlatan Gerçeker, yargının yetkisini, Türk milletinin egemenlik hakkını devretmesi nedeniyle Türk milleti adına kullandığını ifade etti. Demokratik meşruiyet sorunu bulunmadığını kaydeden Gerçeker, yargının Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini oluşturan laik, sosyal, hukuk devleti olmanın en temel güvencesi olduğunu savundu.

Yargı bağımsızlığının güçlendirilmesini isterken kendileri için imtiyaz istemediklerini vurgulayan Gerçeker, "Demokratik ülkelerde yargı bağımsızlığı en üst düzeyde tutulmuştur. Biz yapılacak reform denilen düzenlemlerin yargı bağımsızlığını güçlendirici, kuvvetler ayrılığına uygun düzenlemeler olmasını istiyoruz. Tarafsız olan herkesin, bilim adamlarının devamlı ortaya koydukları gibi böyle kurumsal konularda geniş bir mutabakat içinde yapılması gerekir, ama biz bu konuda mutabakatta göremiyoruz." diye konuştu.

Bu düzenlemeler ile yüksek yargının, yüksek mahkemelerin devreden çıkarılmak istenmesi, etkisinin azaltılmaya çalışıldığını savunan Gerçeker, kendilerinin buna tamamen karşı olduklarını belirtti. Bir tavsiyede bulunarak, "Hiç üye almasınlar, bu düzenlemeler daha sağlıklı olabilir" diyen Gerçeker, ilk derece mahkemelerinin ayrı bir kurummuş gibi gösterilmesinin yargının birliği, bütünlüğünü bozmaya yönelik uygulama olarak gördüklerini ifade etti.

Yargının bir bütünlük içinde çalıştığını anlatan Gerçeker, şöyle devam etti: "Bu bütünlüğü bozan Adalet Bakanı ve müsteşarıdır. Kurulda yer alması ve etkinliğini sürdürmesidir. Kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı düşen ilkelerdir. Getirilmek istenen kuralların Anayasa'ya aykırılığı çok açıktır. Yargının çok büyük sorunları var. İşyükü sorunu altından kalkılmayacak boyutta. 1 milyon 500 bini geçti. Hakim ve savcı açığı hat safahada. Personel yetersizdir. Ben Yargıtay olarak söylüyorum, fiziki koşular yetersizdir. Biz diyoruz ki acilen bu sorunların çözülmesi lazımdır. İstinaf mahkemelerinin bu üst yapı değişikliklerini yapmak, yargı bağımsızılığını geriye götürecek düzenlemeleri yapmak, yargıyı kuşatmanın ötesinde ele geçirmekle eş anlamlıdır."

"PARTİ KAPATMA DEĞİL, SUÇ İŞLEYEN CEZALANDIRILSIN"

Parti kapatmayla ilgili olarak şahsi görüşünün; parti kapatılmasından çok o suçları işleyenlerin cezalandırılması olduğunu dile getiren Gerçeker, temel görüşlerinden geri adım atmalarının sözkonusu olmadığını vurguladı. Son söz, takdirin yasama Meclis'inin olduğuna dikkat çeken Gerçeker, kendilerinin uyarı görevi yaptıklarını söyledi.

Zamanın en iyi gösterge olduğunu ifade eden Gerçeker, "Bu şekilde kurulan Anayasa Mahkemesi, HSYK ne getirip götüreceğini göreceğiz. Sorumluluğu, bu düzenlemeyi yapanlar üstleneceklerdir. Yargı sisteminde kast, jüristik sistem diye bir şey yoktur. HSYK'da hakim olmayan kişilerin o kurallarda yer almasını kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Sağlıklı bir şekilde işleyebileceğine inanmıyoruz. Son bir defa kurumsal görüş olarak yargı bağımsızlığını, kuvvetler ayrılığını zedeleyecek bu görüşlerden vazgeçilsin. Anayasanın temel ilkelerine uygun görmüyoruz. Bu düzenlemeler yapılırken, AB uygulamaları örnek gösteriliyor. Her ülkenin kendine özgü koşulları var. Her ülke kendi koşullarına göre modeller oluşturmaktadır. Venedik kiriterlerini işimize gelen yerlerini alıp gelmeyenleri almazsak, uygun bir düşünce olmaz. Başkanlar Kurulu'nda oybirliği ile kabul edilen görüşleri ortaya koyduk. Ayrıntılı rapor hazırlayıp sunacağız." diye konuştu.

Bireysel başvuru hakkının yanlış olduğunu savunan Gerçeker, Anayasa Mahkemesi'nin bunun altından kalkamayacağını ifade etti. Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Gerçeker, taslağı kendilerinin elde ettiğini söyledi. Komisyonun raporunun en kısa zamanda hazırlanıp açıklanacağını anlatan Gerçeker, maddeleri bütün yönleriyle inceleme fırsat bulamadığını belirtti.

Sivillerin askeri yargıda yargılanmamaları konusunda hem fikir olduklarını anlatan Gerçeker, HSYK kararlarının yargı denetimine açılmasının olabileceğini kaydetti. Yargının gücünün etki alanının azaltılması gibi bir şey sezinlediklerini anlatan Gerçeker, HSYK'nın yapısını bozmakla hiçbir şeyin halledilemeyeceğini vurguladı.

Başbakanın yargıya yönelik kuşatma sözlerinin hatırlatılması üzerine Gerçeker, hiç kimse ile karşılıklı cevaplaşma içine girmek istemediğini, herkesin kendi düşüncelerini ortaya koymakta özgür olduğunu vurguladı. Yüksek Mahkeme başkanlarıyla da görüşebileceğinin altını çizen Gerçeker, Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın açıklamalarının güzel olduğunu kaydetti.

Söylediklerinin, inandıkları doğrular olduğunu vurgulayan Gerçeker, siyasetle politikayla bir ilgisinin bulunmadığını ifade etti. Parlamentodan üye atamanın sakıncalarını söylediklerini dile getiren Gerçeker, Cumhurbaşkanı tarafından atama yapmanın yürütme tarafından atama anlamına geldiği için çok bir şey fark etmediğini savundu.


22 Mart 2010 Haberleri 1 2 3 4 5