52 yıldır veremle mücadele ediyor

Bursa Verem Savaşı Derneği Başkanı Necdet Erece, 39 yılı Sağlık Bakanlığı bünyesinde görevli, ardından da dernek çatısı altında gönüllü olarak 52 yıldır veremle mücedele ediyor. Erece, "Nasıl bir delikanlı güzel kıza aşık oluyor, onun peşinden koşuyorsa, ben de vereme, veremle mücadeleye aşığım. Allah bana ömür verdği müddetçe mücadelem sürecek." dedi.

72 yaşındaki Erece, 1958'de Ankara Yenişehir Sağlık Meslek Lisesi'nden mezun olup, Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF'in desteğiyle yürütülen 'Türkiye BCG Kampanyası'nda görevlendirilince veremle mücadeleyle tanıştı. Geçen 52 yılda gönüllü olarak il il dolaşarak verem savaş çalışmalarının içinde aktif olarak yer alan Erece, yaşamını adeta veremle mücadeleye adadı. Aşılama ve tarama amaçlı Türkiye'yi karış karış 5 kez dolaşan Erece, Sağlık Bakanlığı Verem Savaş Teşkilatı'nda, emekli olduğu 1996 yılına kadar değişik kademelerde görev aldı. Erece, 1980 yılında bakanlıkça veremle ilgili 'Bölge başkanı' olarak atandığı Bursa'da, Verem Savaşı Derneği'nin yönetim kuruluna girdi. 1992 yılından beri Bursa Verem Savaşı Derneği Başkanlığı yapan, Türkiye Ulusal Verem Savaşı Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi olan Erece, bugüne kadar 4'ü sağlık bakanlarından olmak üzere çok sayıda takdir, teşekkür belgesi, plaket ve madalya aldı. Yıllardır verem savaşında ikmal, eğitim ve hasta takipleri gibi hizmetlerde çalıştığını, dernek başkanlığı sırasında da bu hizmetleri sürdürdüğünü belirten Erece, "72 yaşındayım, yaptığım işten çok zevk alıyorum. Yaşadığım sürece de işime devam etmek istiyorum. Bizim dernek bir ekoldür, okuldur. Bu okula girdikten sonra ölünceye kadar mezun olmanın imkanı yok, ebediyen çalışmak gerekir. Ben de bu okula gönül verdim, canla başla çalışıyorum. Verem çok eski tarihlere dayanan bulaşıcı sosyal bir hastalıktır, tarihte ülkeler devletler verem yüzünden yok olmuştur. 1940'lı yıllardan sonra ülkemizde verilen eğitimler sonucunda halkımız bilinçlenmiştir." dedi.

"VEREM İHMAL EDİLDİ, MALİYETİ ARTTI"

Veremin fakir hastalığı olduğunu anlatan Bursa Verem Savaşı Derneği Başkanı Necdet Erece, zenginlerin de hastalığa yakalandığını, ancak paraları olduğu için zenginlerin dispanserlere gitmediğini, özel hastanelerde tedavi olduklarını söyledi.

Geçmiş dönemde Türkiye'de 'Veremliye kız yok' anlayışının olduğunu, ancak günümüzde bu tür hastalara kulak asılmadığını kaydeden Erece, veremin tedavisinin günümüz teknolojisinde 6 ayda bittiğini açıkladı. 52 yıl içerisinde severek veremle savaş verdiğini vurgulayan Erece, insanların yaşadığı sürece veremin olacağına dikkat çekerek şunları söyledi: "ABD'nin başının belası verem. AIDS hastalığının sonucu yine verem. ABD'de veremle savaşla ilgili yeni programlar yapılıyor. 1970'li yıllardan sonra sırt üstü yattık veremi bıraktık, tedavi aksadı. Verem savaşlarda çalışanların ruhu kayboldu. Verem savaş dispanserleri ve hastanelerde sistemli tedavi edilemedi, edilemeyince verem kronikleşti. Mikroplar direnç kazandı. Bugün 500 liraya tedavi ettiğimiz hastayı 30 bin liraya tedavi ediyoruz."

"HASTANIN İLACINI İÇMESİ İÇİN PARA ÖDÜYORUZ"

Verem hastalarının tedavi için düzenli olarak 6 ay ilaçlarını almasının şart olduğunu dile getiren Bursa Verem Savaşı Derneği Başkanı Necdet Erece, hastaların çoğu zaman ilaç tedavisini aksattığını kaydetti. Verem hastalarına ilaçlarını içmeleri için para ödediklerini söyleyen Erece, ilaçların ücretsiz olarak verildiği için düzenli içilmediğini, bu nedenle de kişide hastalığın kronikleştiğini vurguladı.

Tüm işlemleri ücretsiz yaptıkları için hastaların tembelleştiğine dikkat çeken Erece, "Hastanın 6 ay ilaç içmesi gerekiyor, ama adam diyor ki, 'cebimden ilacı çıkarın ağzıma koyun, ağzıma alamam'. Hasta ilaçları düzenli kullanamayacaksa ilaçları sağlık ocağına veriliyor, 'günde bu kadar ilaç içireceksiniz' deniliyor. Hasta köydeyse oradaki imama, öğretmene veya güvendiğimiz birilerine ilaçları teslim ediyoruz. 'Sağlık ocağından ilacını iç, içtiğine dair belge getir 100 lira para vereceğim' diyorum. Geliyor, tek hedefimiz onun iyileşmesi, onun bu ülkeye zarar verdirmemesi, dirençli bir hastanın otobüste mikropları bulaştırdığını unutmamamız lazım. Dirençli hasta soluyarak hastalığı yayıyor. 'Veremin kaşığını alma' dönemi bitti. Artık tek bulaşma yolu solunum. Tedbirleri buna göre almamız gerekiyor." dedi. Erece, yapılan işlerde çıkar gözetilmediği zaman başarının muhakkak geldiğini söyledi.

Dünyanın en mutlu yaşlılarından biri olduğunu belirten Necdet Erece, ekonomik durumunun iyi olmasına karşın veremle savaş etmeye devam edeceğini kaydetti. Fakir veremli hastalara her ay yardım ettiklerini de sözlerine ekleyen Erece şöyle devam etti: "Hasta verem savaş dispanserine gidiyor, tanısı konuluyor. Doktor, bu sırada hastanın fakir olduğunu anlıyor ve gereği hemen yapılıyor. Gerekli belgeler bize ulaştıktan sonra o hastanın her türlü ihtiyacını gideririz. Hasta Erzurum'dan bile arasa 'hayır' demiyoruz. Yıllardır depremle savaşmayı seviyorum. Yıllarca tarama yaptım, taramalarda bir sürü insanda, pehlivanlarda, hatta Kırkpınar şampiyonlarında vereme rastladık."

52 yıldır veremle mücadele ediyor

11 Mart 2010 Haberleri 1 2 3 4 5