Spordaki acı reçetesi, eğitim sistemi ve iletişimsizlik

Türk sporunu olimpiyatlara hazırlamak için çalışmalarını sürdüren danışmanlık firması Tse Consulting, Türk sporundaki acı reçeteyi ortaya koydu. Gençlik Spor ve Genel Müdürlüğü'nün bilgisiyle Steven Roush başkanlığında çalışmalarını yürüten heyet, Türk sporundaki başarısızlığın iki önemli nedeni olduğunu tespit etti. Ciddi bir iletişim kopukluğu olduğunu belirten Roush, Türkiye'deki eğitim sisteminin spordaki başarıda önemli bir engel olduğunu belirtti.

En büyük problem olarak iletişim eksikliğini gördüklerini anlatan Roush, "Bu iletişim eksikliğinden bir çok madalyanın kaybedildiğini gördük. İlgili kurumların işbirliğini hedefleyen güçlü bir operasyonel plan yapacağız. Bana göre ideal bir diyalog olimpiyatlarda ekstra madalya getirecektir." dedi.

Amerika'da çocuklar, gençler okulla sporu bir arada götürebildiklerini ve çocukların eğitimlerine devam ederken, spora da kolaylıkla devam edebildiklerini aktaran Roush, "Müfredat programı sporla entegre olmuş durumda. Yani spor eğitimin dışında değil eğitimin esas öğelerinden biri. Yetenekli sporculara çeşitli kolaylıklar sağlanıyor. Okullar bu yetenekleri okullarına çekmek için burs dahil bir çok avantaj sağlayabiliyor. En başta gelen fark bu. Maalesef Türk eğitim sisteminde sporla okul birarada yürümüyor. Kanımca bu en büyük sorun. Türk sporunun bir sıçrama yapması için bu problemin acil olarak çözülmesi gerekiyor. Bir de Türkiye'de sponsorluk çok zayıf. Bu anlamda Türkiye ile ABD'yi kıyaslamak doğru değil. Çünkü sistemleri biri birinden çok farklı. Spor branşlarının çok iyi pazarlanması gerekiyor." açıklamasını yaptı.

Tek tek bütün federasyonlarla görüştüklerini söyleyen Roush, kısa vadede 2012 Londra Olimpiyatları'na, uzun vadede ise 2016 Rio, 2020 Olimpiyatlarına daha fazla katılım ve madalya hedeflediklerini belirtti. 2009 Temmuz ayında çalışmaya başladıklarını hatırlatan Roush, "Bütün federasyonlarla ilk görüşmelerimizi yaptık. Yani mevcut durumun bir fotoğrafını çektik. İlk aşamayı geçtik. Şimdiki aşamada ise her federasyon için ayrı ayrı bir performans planı hazırlayarak, bu planı uygulamaya sokacağız. Tabii biz uzun vadeli çalışacağız. 2020 Olimpiyatları için şimdiden hazırlık ve plan yapıyoruz. Türkiye'de büyük bir potansiyel var. Ancak önemli olan bu potansiyeli doğru yöntemlerle harekete geçirmek. Bizim işimiz de bu." dedi.

Tekvando ve güreşin her anlamda ilk sırada yer aldığını ifade eden Roush, "Çok ciddi potansiyel olduğu halde olimpiyatlarda hiç madalya alamayan spor branşlarıyla karşılaştık. Özellikle bu branşlar üzerinde duruyoruz. Çünkü şartlara, insan yapısına, fiziki şartlara bakıyorsunuz olimpiyatlarda derece olmaması imkansız diyorsunuz.'' diyerek konuşmasını şöyle tamamladı;

''Türkiye'de adı sanı duyulmamış branşlarda olimpiyatlarda madalya kazanmak içten bile değil. Bu hafta federasyonlarla toplantılarımız başlayacak. Bireysel performans planlarını hazırlama konusunu değerlendireceğiz. Yine tüm federasyonların davet edildiği 'Yüksek Performans Hazırlığı' konulu bir seminerimiz var. Uzun vadeli olarak da yine her federasyona özgü bireysel performans planlarını sunacağız. Federasyonlar bu planlara göre çalışmalarını sürdürecek. Son olarak da GSGM'ye bu planların uygulanması, denetlenmesi ve sonuçlarıyla ilgili bir yöntem sunulacak."


04 Mart 2010 Haberleri 1 2 3 4 5