Eski hakem Selçuk Dereli: Gelen giden hakeme vuruyor

Hakemliği geçtiğimiz Aralık ayında bıraktığını açıklayan Selçuk Dereli, uzun bir aranın ardından suskunluğunu bozdu ve sahalarda olmayı özlediğini, ancak boşluğa düşmediğini söyledi.

FIFA'da kategori atlamak için kendisine söz verildiğini ama tutulmadığını belirten Selçuk Dereli, Radyospor'da Aydın Cingöz ile Haber Aktif programına katıldı ve önemli açıklamalarda bulundu.

Dereli, birbirinden çarpıcı açıklamalar yaparken, kendisine verilen sözün tutulmadığını belirterek, "Sahalarda olmayı özlüyorum ama hakemliği bıraktıktan sonra boşluğa düşmedim. Haziran ayında bana FIFA'da ikinci torbadan, birinci torbaya çıkacağıma dair söz verildi. Hakkım yenildi, verilen sözler yerine getirilmedi diye bir tavır içinde olmadım. Benim Dünya Kupası'na gitmek gibi bir hedefim vardı. Bu hedefimde elimde olmayan nedenlerden dolayı aksama oldu. Doğru karar benim için hakemliği bırakmaktı. Bana söz veren kişiyi açıklamam, ancak üst düzey bir yönetici ve tahmin edilebilir." dedi.

Hakem yorumculuğu, futbol yorumculuğu yapabileceğini kaydeden Dereli, "Zamanı gelince düşüneceğim, çok ciddi teklifler var. Prensiplerime uygun bir yer olursa yorumculuk yapabilirim. Sadece hakem yorumcusu olmak istemiyorum." şeklinde konuştu.

Hakemlerin takım tutamayacağını vurgulayan Selçuk Dereli, "Evet futbolla ilgisi olmayan kişi hakem olamaz, ancak hakem takım tutuyorsa hata yapar. Bu işi yaparken bir takımı tutmadım. İşe duygu katamazsınız çünkü çok hassas bir iş yapıyoruz." dedi.

"HAKEM ATAMALARINDA DİKKATLİ OLUNMALI"

Merkez Hakem Kurulu'nun atamalarda daha dikkatli olması gerektiğini belirten Selçuk Dereli, "Son dönemde bunlar atlanıyor. Bu da hakemlerin ve kurumun yıpranmasına neden oluyor. Mesela Hakan Özkan'a ligin ikinci haftasında Kasımpaşa maçı verildi. Aradan 20 hafta geçtikten sonra Hakan Özkan bu sezon ikinci maçına Kasımpaşa-Gaziantepspor maçı verildi. Bu çok ağır bir psikoloji ve Hakan Özkan'ın yönetimi gündeme oturdu. Kağıt-kalem ele alarak bu atamaları yapmak kolay değil. Gerçeklerle yüzleşilmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

"AZİZ YILDIRIM'LA OLAN DAVAM FENERBAHÇE MAÇLARINA ATANMAMI ENGELLEDİ"

Büyük maçlarda görev almasını da değerlendiren Dereli şöyle devam etti; "Biz kendi değerlerimizin farkında değiliz.Değerler zor ortaya çıkıyor ama çabuk tüketiyoruz. Hakeme önce MHK'nin güvenmesi gerekir. Benim Fenerbahçe ile değil Aziz Yıldırım ve bazı yöneticilerle bir davam vardı. O davanın Fenerbahçe maçlarına atanmamda etkisi olduğunu düşünüyorum. 2.5 yılda bir maça çıktım. Özetle davam Fenerbahçe maçlarına daha az çıkmama neden oldu. Eğer MHK cesaretli olursa, hakem cesarteli olur. Hakemin otreritesi MHK ile TFF ototritesi ile başlar. Bugün güven bunalımı varsa, MHK'nin otoritesi sorgulanmalı."

"YANIMDAKİ İNSANLAR YAPAYALNIZ BIRAKTILAR"

Hakem Derneği başkanlığı konusunda da yorum yapan Selçuk Dereli, "Bu görevi sürdürürken hiç bir zaman kendi lehime hareket etmedim. Belli bir noktaya geldim ve tıkandım. Kendimi yıprattım. Başka arkadaşların önünü açmak için görevi bıraktım. Hiç bir baskı olmadı. Ben bu görevi bırakmak istediğimde MHK ve TFF bırakmamı istemedi. Yanımdaki insanlar beni yapa yalnız bıraktılar ben de görevden ayrıldım." dedi.

"HAKEME GELEN VURUYOR GİDEN VURUYOR"

Hakemlerin yalnız olduğunu da vurgulayan Selçuk Dereli, "Bir de kurumsal anlamda destek görmediğiniz zaman yalnızlığı çok yaşıyorsunuz. En fazla desteğe ihtiyacınız olduğu zaman kurumu arkanızda göremiyorsunuz, yalınız bırakılıyorsunuz. Gelen vuruyor, giden vuruyor. Türk hakemleri futbolumuzun en az sorunlu yeridir." ifadeleriyle sözlerini bitirdi.


02 Mart 2010 Haberleri 1 2 3 4 5