Hatip Dicle: Amacım yargının siyasallaştığını belirtmekti (2)

Kapatılan DEP'in eski milletvekili Hatip Dicle, 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dile getirdiği sözleri 'Yargının siyasallaştığını belirtmek' amacıyla sarf ettiğini kaydetti.

Kandil ve Mahmur'dan Türkiye'ye dönen PKK'lılarla ilgili iddialarıyla gündeme gelen Hatip Dicle, avukatlarıyla aracılığıyla yazılı açıklama yaptı.

Açıklamasında 'hakimler ve savcılar ayarlandı' ifadelerine yer vermeyen Dicle, Abdullah Öcalan'ın dönmeyle ilgili çağrı yaptığı zamanın PKK'nın yeniden çatışmalara başlama ihtimalinin belirdiği dönem olduğunu hatırlatarak, "Öcalan'ın Kandil, Mahmur ve Avrupa'dan grupları davet etmesinin ana amacı barışa bir şans tanımaktı. Eğer gelen tutuklansaydı, büyük bir ihtimalle bu tutum yeni bir çatışma sürecinin başlamasına ve AKP'nin demokratik açılım adını verdiği sürecin sona ermesine neden olacaktı. Bunu dikkate alan DTP heyeti, 15.10.2009 günü İçişleri Bakanı'nı olayın ciddiyeti konusunda uyarma ihtiyacını duymuştu. İçişleri Bakanı'nın bu görüşmede verdiği mesaj da olayın ciddiyetini kavrar nitelikteydi. Nitekim Habur'dan girişlerde de bir sorun yaşanmadı. Bu Başbakan ve Genelkurmay Başkanlığı'na dağda indirmeleri sağlama ve dağa çıkışları önleme politikasına uygundu." ifadesini kullandı.

Habur'daki girişler objektif olarak değerlendirildiğinde Türkiye'nin Kürt sorunu çözümüne hizmet eden bir niteliğe sahip olduğunun görüleceğini belirten Dicle, "Eleştirdiğimiz kuşkusuz ki bu politika ve o gün devletin uyguladığı politika değildir. Çelişki olarak değerlendirdiğimiz Habur'daki aynı savcıların bu tarihten iki ay sonra 24.12.2009 günü benim de aralarında bulunduğum seçil belediye başkanlarının ve legal alanda faaliyet yürüten insanlara yönelik tutuklama furyasıydı." görüşünü savundu.

"BAYKAL'IN AMACI NEMALANMAK"

Son KCK operasyonlarıyla dağdan inişlerin durduğunu ve dağa çıkışlarına hızlandığını ileri süren Hatip Dicle, şunları kaydetti: "Devletin bu iki ay içinde izlediği politika birbiriyle tamamen çelişmektedir. Habur'daki politika doğru iken 24.12.2009 günü operasyonuyla başlayan ve bugün sayıları bin 500'e varan legal alandaki Kürt siyasetçilerine yönelik tutuklama furyası o derece yanlış ve Kürt sorununda savaş çağrısı yapan bir politikadır. Eleştirdiğim konu budur. Benimle Sayın Baykal'ın bu konuya yaklaşımı tamamen zıttır. Sayın Baykal, bu süreçteki çelişkiden nemalanmak istemektedir ki hükümetle birlikte aynı yanlış politikanın aktörleri olmaktadır."


16 Şubat 2010 Haberleri 1 2 3 4 5