TİM Başkanı Büyükekşi: IMF reçetesinin cenderesinde reel sektöre destek vermek imkansız ( 3 )

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Uluslararası Para Fonu (İMF) ile yapılacak anlaşmanın hükümetin öngördüğü 'büyüme' reçetesine uymayacağını söyledi. Büyükekşi, "Geçen hafta hem bizzat Sayın Başbakanımız hem de değerli bakanlar ve özerk kurum başkanlarının yaptığı açıklamaların özeti tek bir cümlede birleşiyordu: "Reel Sektöre destek vermeye devam edeceğiz". Bu söylemi pekiştiren uygulamaların sayısı arttıkça, bizim de moralimiz yükseliyor. Bir IMF reçetesinin cenderesi içinde, reel sektöre destek vermenin imkânsızlığı artık her kesim tarafından anlaşılmış durumda." dedi.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, ihracat rakamlarını açıkladığı Erzurum'da hükümet ile IMF arasında süren görüşmelere de değindi.

Daha önceden IMF ile bir anlaşma yapılması konusundaki risk öngörülerini kamuoyuna duyurduklarını ifade eden Büyükekşi, "Olası bir IMF anlaşmasının Türkiye'ye davet edeceği sıcak para ile bu paranın döviz üzerine yapacağı baskı bizi endişelendiriyor. Zira ihracatın artışı için rekabetçi ve istikrarlı bir kur şart. Oysa istikrarsız bir kur dalgalanması altında uzun vadeli kontratlar yapmak çok büyük risklere yelken açmak anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.

IMF anlaşması ile ilgili tam bir karar verilememiş olmasının, artık bu tip bir anlaşmanın ülkeye getireceği faydanın sorgulandığı anlamına geldiğine işaret eden Büyükekşi, şöyle konuştu: "Kaynak ile ilgili soru işaretlerinin bulunduğu bir ortamda bile, IMF kredisi ile ilgili kesin bir anlaşmaya varılamamış olmasının arkasında, ihracatçıların bugüne kadar gösterdiği çabanın da etkisi bulunmaktadır. Bugünkü durumda IMF reçetesinin Türk Sanayi ve İhracatı için doğru bir reçete olmayacağını, ülkelerin neredeyse tamamında destek planları devam ederken, IMF'nın bir "sıkboğaz" reçetesi yazacağını anlattık durduk. Şimdi, büyüme oranlarının dikkatle takip edildiği bu dönemde ve özellikle kamu-özel sektör işbirliği ile kalkınma hamleleri yapılırken, Türkiye'yi rakiplerinden geride bırakacak bir plana mecbur etmeyi mantıksız buluyoruz. Bizzat IMF Başkanı, 'Türkiye'nin IMF anlaşmasına ihtiyacı yok' demesi bile, ülkemizin nerden nereye geldiğini gösterir niteliktedir."

RAKAMLAR PİYASALARIN TOPARLANDIĞINI GÖSTERİYOR

Türkiye'nin son ekonomik durumu ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, "Yeni yılın ilk ayını geride bıraktık. Ekonomimizin genel gidişatı iyiye doğru gidiyor. Oysa 2010'a büyük bir küresel ekonomik krizin gölgesinde başladık. Biliyorsunuz, 2009 yılında talep iyice düştü, ihracat düştü. Buna rağmen biz Türkiye olarak krizde atalete kapılmadık, çok hareketli ve dinamik bir dönem geçirdik. Beklentimizin ötesinde bir ihracat gerçekleştirdik. Komşu ülkelere olan ihracatımızı arttırdık. Yeni pazarlar keşfettik. 100'ler kulübünde kalmayı başardık." diye konuştu.

Rakamların ekonomideki düzelmeyi gösterdiğini anlatan Büyükekşi, "Piyasalar toparlanıyor, talep yeniden kıpırdanıyor. 2010'dan umutluyuz." dedi. 2009 yılının son ayı itibarıyla ihracatta aylık bazda iki haneli artışlar yaşamaya başlandığını, 2010 yılının ilk ayının da çift haneli bir ihracat artışıyla geçildiğini dile getiren TİM Başkanı, "Bunu görmekten mutluyuz. 2010 yılında hedefimiz 111 milyar dolarlık ihracat. Fakat unutulmamalı ki, küresel bir krizin etkileri de hemen birden bire sıfırlanmıyor. 2010 yılı tedirgin bir yükseliş yılı olacaktır. Ve bu yeni yılda, tedirginliklerini üstlerinden en erken atanlar kazanacaktır. Türkiye de işte bu grupta yerini almalı." dedi.

ÇİN YAVAŞLAMAK İÇİN HAMLE YAPIYOR

Çin'in artık yavaşlamak için hamleler yaptığına ve bankacılık sisteminde daralmaya gittiğine dikkat çeken Mehmet Büyükekşi, tam bu anda Türkiye için gaza basma vaktinin geldiğini dile getirdi.

"Çin kendi sanayi elitini yaratmak için yoğun çaba harcamaktadır." diyen Büyükekşi, bazı markalarla otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörlerde marka çıkarmaya çalışan Çin'e karşı rekabette yeni bir strateji uygulamanın vaktinin geldiğini vurguladı. Büyükekşi şunları söyledi: "Aslında 2009 krizinden sonra tam bir ölüm kalım savaşı başlamıştır ve tarihe karışan bazı rakiplerin boşalttığı pazar payları için kıyasıya rekabet başlamıştır. Burada ulusal bir duruş sergilemek artık bir zorunluluktur. Eğer Çin ile işbirliği yapacaksak, bunun siyaset ile birlikte pekiştirilmesi gerekmektedir. Eğer rekabet edeceksek de, mutlaka başka şeyler söylemenin vakti geldiğini belirtiyoruz. Tüm bu sebeplerden dolayı, Türkiye'ye kaynak getirmenin koşullarını artık değiştirmek gerekiyor. Artık faiz manevralarıyla ülkeye sıcak parayı sokarak döviz arzını artırmak modasını tarihe gömmek gerekiyor. Tasarruf açığını kapatmanın en klişe en kolay yöntemleri ile idare etmekten vazgeçmenin sırası gelmiştir. Hem kaynak oluşturma hem de kullanma biçimimizi daha açık daha sağlam tartışmanın tam zamanıdır. Ekonominin ihtiyacı olan kaynağı, dinamik ve her koşulda küresel talebe cevap veren bir ihracat sektörü ile sağlayabiliriz. Yoksa sonumuz Yunanistan gibi, üretmeden tüketen, kazanmadan borçlanan ve krize giren bir ülke olacaktır."

TİM Başkanı Büyükekşi: IMF reçetesinin cenderesinde reel sektöre destek vermek imkansız ( 3 ) TİM Başkanı Büyükekşi: IMF reçetesinin cenderesinde reel sektöre destek vermek imkansız ( 3 )

01 Şubat 2010 Haberleri 1 2 3 4 5