Habib Kanat, emniyet müdürleri tarafından uyuşturucu hap piyasasında 'tekel' yapılmış

Türkiye'nin en büyük uyuşturucu operasyonlarından biri olarak gösterilen ve eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan ile CHP Grup Başkan Vekili Hakkı Suha Okay'ın kardeşi Mustafa Fehmi Okay'ın da tutuklandığı soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame kabul edildi. Örgüt lideri Habib Kanat'ın emniyet müdürleri sayesinde uyuşturucu hap piyasasında tekel haline getirildiği öne sürüldü. Arslan'ın çeteden 215 bin TL maddi menfaat elde ettiği belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk tarafından hazırlanan 106 sayfalık iddianamede soruşturmanın 21 Aralık 2008'de Tuzla'da bir depoda bulunan uyuşturucu maddenin Suriye'ye gönderileceği yönünde emniyete yapılan bir ihbarla başladığı belirtildi. Bunun üzerine teknik takibin başlatıldığı belirtilen iddianamede, Yüksek Kimya Mühendisi Hüseyin Rıza Işık ve Mehmet Naci Altaç'ın kontrolünde ve yönetiminde bulunan sentetik uyuşturucu imalathanesinde faaliyette bulunulduğunun tespit edildiği anlatıldı. Telefon dinlemelerinde bu şahısların Kilis'li Hebo lakaplı Habib Kanat'la irtibatlı oldukları tespit edildi.

Hüseyin Rıza Işık'ın bir başka uyuşturucu davası kapsamında tutuklanıp tahliye olduktan sonra borçlandığı için serbest kalınca tekrar Habib Kanat'la irtibata geçtiği kaydedildi. Işık'ın CHP Grup Başkan Vekili Hakkı Süha Okay'ın kardeşi Mustafa Fehmi Okay'la birlikte uyuşturucu imalatı yaptığı da ifade edildi.

Hüseyin Rıza Işık'ın kimya sanayi üzerine birçok şirketi olduğu ve bu nedenle uyuşturucu imalatında kullanılan maddeleri çok kolay temin ettiğinin anlatıldığı iddianamede, örgüt lideri Habib Kanat ve örgüt yöneticisi Hüseyin Rıza Işık'la irtibatlı oldukları belirlenen eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan ve emniyet müdürleri Murat Nemutlu ve Mustafa Aral'ın uyuşturucu ticareti sırasında şüphelilere 'kollamak ve korumak suretiyle' yardımcı oldukları ileri sürüldü. Şüphelilerden Yakup Budak'ın Arslan'dan 'Emin amcam' diye bahsettiği kaydedildi.

İddianamede Habib Kanat'ın telefon dökümlerinin değerlendirmesinin yapıldığı bölümde, Emin Arslan'ın makam telefonu ve oğlunun cep telefonu da olmak üzere birçok farklı numaradan Habib Kanat'ı 2001 -2009 yılları arasında toplam 721 kez aradığı tespit edildi. Arslan'ın ayrıca örgüt liderlerinden Hüseyin Rıza Işık'ı da 546 kez aradığı belirlendi. Arslan'ın bu aramalar için en çok oğlu Serbülent Arslan'ın telefonunu kullandığı tespit edildi.

KANAT'IN MUHBİR KAYDI OLMADIĞI ANLAŞILDI

Emin Arslan'ın ifadesinde polis muhbiri olduğunu söylediği Habib Kanat'ın Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı ile yapılan yazışmada muhbir kaydının bulunmadığı, muhbir olarak bilgisinden faydalanılmadığı anlatıldı. Kanat'ın muhbir olarak kayıt altına alınmadan bazı şahıslar hakkında bilgi verdiği belirtildi.

Kanat'ın Şevket Hidayet ile birlikte Türkiye'nin en büyük uyuşturucu hap ticareti organizasyonunun liderliğini yaptığı ifade edilen iddianamede, Kanat'ın 20 yıldır bu piyasada faaliyet yürüttüğü belirtildi. Kanat'ın amfetaminin Türkiye'deki en kalifiye üreticilerinden biri olarak kabul edilen 'Doktor, Hoca' lakaplı Hüseyin Rıza Işık'la birlikte uyuşturucu ürettiği anlatıldı.

İddianamede kimya mühendisi olan Mustafa Fehmi Okay'ın yönetici Hüseyin Rıza Işık'ın yanında çalıştığı, uyuşturucu amfetamin maddesinin üretiminde şüphelilerle birlikte hareket ettiği kaydedildi.

Sanık Emniyet Müdürü Murat Nemutlu'nun Kanat'la bir görüşmesinde Emin Arslan'dan 'patron, ağa' gibi kodlar kullandığı anlatıldı.

EMNİYET MÜDÜRLERİ, KANAT HAKKINDAKİ İHBARLARI DEĞERLENDİRMEYE ALMADI

İddianamede Arslan ve emniyet müdürleri Murat Nemutlu ve Mustafa Aral'ın örgüt lideri Habib Kanat'ı görev yaptıkları birimin nüfuzundan da istifade ederek kolladıkları, bu şahıs hakkında bir takibat ve soruşturma yapılmasını engelledikleri, şahıs hakkında yapılan ihbarları, iddiaları ve düzenlenen raporları değerlendirmeye almadıkları öne sürüldü. Narkotik birimlerinde muhbir eleman olarak genellikle uyuşturucu kullanan veya satan şahısların olduğunun herkesin malumu olduğu belirtilen iddianamede şüpheli emniyet görevlilerinin Kanat'ın bu yönünü hiç araştırıp sorgulamadıkları anlatıldı. İddianamede Kanat'ın adeta emniyet tarafından uyuşturucu hap piyasasında tek belirleyici tekel konumuna gelmesinin sağlandığı kaydedildi.

Kanat'a emniyetteki tüm kadro değişikliklerinin bildirildiğinin anlatıldığı iddianamede, Emin Arslan'ın oğlu Serbülent Arslan aracılığıyla Habib Kanat'tan toplam 215 bin TL maddi menfaat temin ettiği öne sürüldü.

Yapılan telefon görüşmelerinde Emin Arslan, Hüseyin Rıza Işık ve Habib Kanat'ın 21 Ocak 2008 tarihinde Bahçeşehir'de kahvaltı yaptıkları anlatıldı. Nisan ayından itibaren sanık emniyet müdürlerine Habib Kanat'a yönelik emniyetin bir çalışması olduğuna dair duyumların geldiği, gerek Emin Arslan'ın telefon görüşmelerinde gerekse Murat Nemutlu'nun İstanbul'da yaptıkları buluşmada bu konuları Kanat'a anlattıkları ve kendisinden tedbirli olmasını istediklerine yer verildi.

Emin Arslan'ın Habib Kanat'a samimi bir şekilde 'kardeş' diye hitap ettiği, telefon görüşmelerinde Kanat'a şüphelendiği herhangi bir durum olursa kendisine haber vermesini istediği şeklinde konuştukları kaydedildi. Yine telefon görüşmelerinde Arslan'ın Kanat ile ilgili olarak kendisine ulaşan bazı iddia ve suçlamalara ilişkin Kanat'ı bilgilendirdiği ve kendisine yapacakları ile ilgili tavsiyelerde bulunduğu anlatıldı. Herhangi bir sorun ile karşılaştığı taktirde de daha önce kendisini yönlendirdiği emniyet görevlilerine haber vermesini istediği kaydedildi.

Yapılan fiziki takiplerde Habib Kanat, emniyet müdürleri Murat Nemutlu ve Mustafa Aral'ın Etiler'de bir restoranda yemek yedikleri, yine başka bir fiziki takipte Habib Kanat'ın 6 Temmuz 2009 tarihinde oğlu ve şoförü ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ön kapısından giriş yaptıkları, kısa bir süre sonra Kanat'ın oğlu ve şoförünün emniyetten ayrıldığı ancak Habib Kanat'ın 4.5 saat sonra emniyet müdürleri Mustafa Aral ve Murat Nemutlu ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğünün ön kapısından çıkarak bir ticari taksi ile ayrıldıkları kaydedildi. Üç sanığın Eskişehir yolunda bulunan bir restoranda Kanat'ın oğlu ile bir araya gelip yemek yedikleri, Kanat'ın oğlu Mustafa Aral'a yüzüğe benzer bir mücevher verdiği ifade edildi.

Tüm malvarlığına el konulan Habip Kanat ile ilgili BDDK raporu da iddianamede yer aldı. Bu raporda Kanat ailesinin hesaplarında 2000-2009 yılları arasındaki nakit tutarın toplamının 150 milyon158 bin 479 TL olduğu saptandı. Raporda, 'Kanat ailesi fertlerinin hesaplarına yüklü tutarda kira bedelinin gelmesinin ailenin çok sayıda gayrimenkule sahip olduğu anlaşılmıştır' denildi. Savcı ise iddianamede konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: 'Tüm gelirlerin suç geliri olma vasfı vardır.'

İSTENEN CEZALAR

İddianamede, Habib Kanat'ın 'uyuşturucu madde ticareti yapmak, örgüt yöneticisi olmak, kara para aklamak' suçlarından 31 yıl, CHP Grup Başkan Vekili Hakkı Süha Okay'ın kardeşi Mustafa Fehmi Okay için 'uyuşturucu ticareti yapmak ve örgüt üyeliği' suçlarından 22.5 yıl, eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan, Emniyet Müdürleri Mustafa Aral ile Murat Nemutlu için 'uyuşturucu suçunun işlenmesini kolaylaştırmak ve örgüte yardım etmek' iddiasıyla 11 yıl, Yüksek Kimya Mühendisi Hüseyin Rıza Işık'ın 'uyuşturucu ticareti yapmak, örgüt yöneticiliği ve kara para aklamak' suçlarından 38.5 yıla kadar hapis cezası istendi.

Hüseyin Baybaşin ve Hanefi Avcı tanık olarak yer aldığı iddianamede diğer 17 sanık hakkında da çeşitli oranlarda ceza talep edildi.


25 Ocak 2010 Haberleri 1 2 3 4 5