Fenerbahçe Kulübü Başkanı Yıldırım'dan TFF'ye sorular

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz YIldırım, Türkiye Futbol Federasyonu'nun(TFF) almış olduğu bazı kararlardan rahatsızlık duyduğunu dile getirerek, federasyon yetkililerine bir takım sorular yöneltti.

Başkan Aziz Yıldırım, Fenerbahçe'nin resmi yayın organı Fenerbahçe Dergisi'nin 83. sayısında yer alan başyazısında, TFF'nin ve kurullarının almış oldukları kararları profesyonellerine incelettiğini belirterek, "Bu kararları kendi içlerinde tasnif ettiriyorum. Bunun sonucunda karşıma son derece düşündürücü bir tablo ortaya çıkıyor." diye konuştu.

Bu tabloya yönelik bir takım sorular yönelten Başkan Aziz Yıldırım, şunları söyledi: "Mehmet Aurelio'ya kadar opsiyon düzenlemeleri geçerliydi de; bu dosya ile mi ilk kez opsiyon düzenlemeleri geçersiz sayıldı? TFF Yönetim Kurulu sözleşmeyi tescil etti ve sözleşmenin uzadığını FIFA'ya bildirdi. Tahkim Kurulu aradan aylar geçtikten sonra neden bu tescil işlemine itibar etmedi? Neden ilk kez görüntü ile ceza alan futbolcu Fenerbahçeli? Neden görüntüden ceza alan futbolcuların yarıdan fazlası Fenerbahçelidir? Neden görüntüleri tespit edilen diğer takımların futbolcuları disiplin kuruluna dahi sevk edilmez? Neden sadece el ilanı dağıtıldı diye küfürden ceza kesilmez iken; sorumluları 52.000 kişi içinden kendilerine teslim edildiği halde, 9 kişinin yaptığı bir yanlıştan dolayı kulübümüze seyircisiz maç oynama cezası verilir?"

"HALDUN ÜSTÜNEL'İN AÇIKLAMALARINA KATILIYORUM"

Turkcell Süper Lig'in 10. haftasında oynanan ve Fenerbahçe'nin 3 - 1 yendiği Galatasaray derbisinin ardından TFF'yi hedef alan konuşmalarıyla gündem oluşturan Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Haldun Üstünel'in kendisiyle aynı içerikte konuşma yaptığını, buna rağmen disiplin kuruluna dahi sevk edilmediğini hatırlatan Aziz Yıldırım, şöyle devam etti: "Sayın Haldun Üstünel disiplin kuruluna dahi sevk edilmedi? (Kaldı ki şahsen, Üstünel'in konuşmasına da aynen katılıyorum ki; sanırım TFF de bu konuşmanın içeriğine katıldığı için onu disiplin kuruluna dahi sevk etmedi). Kurul kararlarındaki bu değişkenliğin sebebi nedir? Bu değişkenliğe imza atanlardan hesap sorma yetkisinde olanlar neden hiç hesap sormazlar? Hiç mi yanlış yoktur? Hiç mi yanlış yapan cezalandırılmaz? Daha ligin başında cezalı oyuncu oynatan Antalyaspor Paf Takımı'nın durumunu rapor edilmesine rağmen ilgili evrakı en hafifinden masasında unutanlar yada onların üstleri hakkında ne işlem yapılmıştır? Saha kapatma kararı verilmesi için, başına koskoca sandalye atılan malzemecinin ölmesi mi gerekir? Yaşanan bu olaylar bütünden ayıklandığında ve içinde kategorize edildiğinde doğaldır ki; TFF'nin kurullarının kararları sorgulanacaktır. Bu durum bizim değil farklı farklı kararlar alanların, uygulama yapanların sebep olduğu bir durumdur."

"Şunu açık seçik ifade etmek istiyorum ki hakemler ne bizim lehimize ne bizim aleyhimize hata yapmasınlar." diyen Yıldırım, lehlerine yapılan hatalarda da büyük rahatsızlık duyduklarını vurgulayarak, "Hiç kimse ortaya çıkıp lehinize ve aleyhine yapılan hatalar denk edebiyatı da yapmamalıdır. Yapılan yoğun hakem hatalarının ardından Kulüpler Birliği Başkanı'nın ya da Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı'nın telefonuna çıkmayan Merkez Hakem Kurulu Başkanı'na, kulüplerin ya da kulübümüzün şikayetlerini nasıl aktarabiliriz ve ortak çözüm üretebiliriz? Doğrudan iletişim kurulamayan bu durum karşısında basın yolu ile konuşma dışında başka bir yol var mıdır? Medya önünde karşılıklı diyalog çağrısında bulunanlar en önemli tasarruflarını kendi paydaşlarına medya kanalı yolu ile mi duyururlar?" sorularını yöneltti.

Yıldırım, Türk futbolundaki hakem sorununun TFF'nin "Ligler bu hakemler ile bitecek" düşüncesi ile önü alınmayan bir boyuta geldiğini öne sürdü. Yanlış yapanın yanına kar kaldığı bir anlayış içinde, hataların düzeltilmesinin mümkün olmadığını da kaydeden Yıldırım, "Hakem tabii ki hata yapacaktır. Ancak aynı maç içinde aynı pozisyonlara farklı kararlar veren hakemler, farklı maçlarda önceki maçlardaki benzer pozisyonlar için farklı kararlar veren hakemlerin insani hata yaptığından söz edilemez. Burada ya yetersizlik ya da art niyet aranmalıdır. Her iki durumda da bu bir kader değildir.

Yetersiz olanlar ve art niyetliler sistem dışına çıkarılmalıdır. Oysaki bunun söylendiği durumlarda TFF her defasında, bu hakemler ile lig bitecek kaderciliğini yapmakta, toplumun kanaat önderleri takımların lehine ve aleyhine yapılan hatalarla adalet hesaplaması yapmaktadır. Lehe yada aleyhe olsun, hata hatadır. Hata sayısı eğer belli bir sayının üstünde ise o artık hata değil, yetersizliktir. Yetersiz olanlar, yeterli olanların ya da yeterli olma kabiliyeti bulunanların önünü kesmekte, sürgit bir tartışma devam etmektedir. Artık bu duruma bir son vermek gereklidir. Bunu söyleyene ceza vermek, bu şekilde susturmak en kolay çözümdür. Hakemlik müessesinin profesyonelleştirilmesi hususunda daha önce kamuoyuna açıkladığımız fikirlerimiz bir dakika dahi kaybedilmeden hayata geçirilmeli ve bu konu en radikal anlamda çözüme kavuşturulmalıdır." diye konuştu.

YAYIN İHALESİ

Aziz Yıldırım, kulüplerin sahip olduğu yayın haklarının gerçek değerinin bugünkü değeri olmadığı konusundaki söylemlerinin olduğunu hatırlatarak, "İlgili tarafların karşı düşünceleri ile kamuoyunda tartışıldı. Bu çerçevede, lig maçlarının yayın haklarının satışına ilişkin önemli tespitlerde bulunmak istiyorum. Kulüpler Birliği olarak takip eden dönemde yaptığımız çalışmalar ve ilgili kurumlar ile sarf ettiğimiz yoğun görüşmeler sonucunda ihale safhasına gelinmiştir. Umuyorum ki; önümüzdeki ay içinde yapılacak ihalede kamuoyuna deklare ettiğim rakamlara yakın rakamlar ortaya çıkacaktır. Kulüplerin sahip olduğu yayın haklarının büyütülmesinde, bizlerle birlikte yoğun mesai harcayan TFF'nin tüm yetkililerine, kulüplerimiz adına teşekkürlerimizi sunuyorum.

Eskişehirspor maçı sonrasında yaptığım açıklamalar da futbol kamuoyunda uzun süre tartışıldı, üzerine farklı ve yanlış yorumlar yapıldı. Öncelikle, o gün yapmış olduğum konuşmanın giriş kısmında söylemiş olduğum sözlerin konunun ana eksenini oluşturduğunu ve bu düşüncelerimin hala arkasında olduğumu söylemek istiyorum. Ülkemizde futbol her bakımdan gelişme gösteriyor. Bu dinamik gelişme içinde TFF'nin ve kurullarının olumsuzluklara göz yumup, bunları görmezden gelmesi, harekete geçmemesi beklenemez." şeklinde konuştu.

"KRİTERLER, ORGANİZASYON DIŞINDA TUTULMAMIZ İÇİN YARATILMIŞ BAHANELERDİR"

Son olarak TFF'nin EURO 2016 organizasyonu için açıkladığı statlar içinde Türkiye'nin en modern stadı olan, tamamen kulübün kendi gücü ile yapmış bulunduğu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nun yer almamasının kendilerini ve camiayı son derece üzdüğünü ifade eden Aziz Yıldırım, kendileriyle paylaşılmayan ve taraflarındarn çözüm üretilmesi istenmeyen kriterleri, aslında organizasyon dışında tutulmak için yaratılmış bahaneler olarak gördüklerini söyledi.

Başkan Yıldırım, TFF tarafından daha önce 2008 ve 2012 adaylık başvurularında stadın, projenin en önemli parçası olmduğunu da kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı: "Bizzat TFF Sayın Başkanı, stadımızın da içinde bulunduğu EURO 2012 başvurusunda teknik yeterlilik bakımından en yüksek puanı TFF'nin aldığını açıklamıştır. Ne olmuştur da stadımız UEFA tarafından EURO 2008 ve 2012'de sahip olduğu tespit edilen yeterlilik kriterlerini yitirmiştir? UEFA 2009 Finali TFF'nin büyük organizasyon yapma rüştünü ispat ettiği organizasyon olarak gösterilirken, finalin yapıldığı stadımızın EURO 2016 organizasyonuna dahil edilmemesi açık bir çelişkidir.

Bu konuda TFF tarafından yapılan açıklamalar camiamızı tatmin etmemiş, organizasyona dahil edilmememiz üzerindeki şüphelerimizi arttırmıştır. TFF'nin ülkemizin yüz akı stadımız ile alakalı olarak aldığı kararı ve sonrası açıklamalarını camiamıza karşı yapılmış bir haksızlık olarak nitelendiriyoruz. UEFA'yı referans gösteren açıklamaların, stadımızın organizasyona dahil edilmemesini açıklayamadığını önemle vurgulamak istiyoruz. Bizimle paylaşılmayan ve tarafımızdan çözüm üretilmesi istenmeyen kriterlerin, aslında organizasyon dışında tutulmamız için yaratılmış bahaneler olduğunu düşünüyoruz. Camiamızın bu konuda bizimle birlikte göstereceği kararlı tutum ve tepkinin, TFF'yi stadımız ile alakalı olarak almış olduğu yanlış karardan kısa sürede döndüreceğini düşünüyoruz."


30 Aralık 2009 Haberleri 1 2 3 4 5