"Türkiye, biyoenerji araştırmaları ve yatırımlarında gecikiyor"

Alternatif Enerji ve Biyodizel Üreticileri Birliği (Albiyobir) Genel Başkanı Tamer Afacan, Türkiye'nin, biyodizel, biyoenerji ile biyoyakıt araştırmaları ve yatırımları yapma konusunda gelişmiş ülkelere oranla gecikmekte olduğunu söyledi.

Dünya üzerinde petrolün en az 10 yıllık ömrünün kalması üzerine Almanya, ABD, Çin gibi ülkelerin araştırmalarını sürdürüp bunu yatırıma dönüştürerek pazarlamaya çalıştığını hatırlatan Afacan, 2014 yılından itibaren biyodizelin söz sahibi bir yakıt olacağını kaydetti.

Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, (KTAE) yenilenebilir enerji kaynaklarına biyojenerjiye ve biyoyakıtlara dikkat çekmek amacıyla Türkiye'de Biyoenerji Kaynaklarının Değerlendirilmesi ve Projeksiyonu konulu panel düzenledi.

Panele katılan Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Aydın, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Öğüt, Albiyobir Genel Başkanı Tamer Afacan ile KTAE Ziraat Mühendisi Şahin Gizlenci, Türkiye'de alternatif yakıt potansiyelini, ülkemizde biyomotorin, biyokütle ve biyoalkol projeksiyonları konusunda bilgi verdi.

Albiyobir Genel Başkanı Tamer Afacan, biyodizel konusunda dünyada yapılan araştırma ve yatırımlara değindi.

Biyodizelin, kanola, ayçiçek, soya, aspir gibi yağlı tohumlu bitkilerden elde edilen yağlar, hayvansal yağlar ve evsel kızartma yağlarından oluşturulduğunu hatırlatan Afacan, "Biyodizel sadece yenilenebilir enerji kaynağı olması ötesinde stratejik yan ürünü gliserinin insan sağlığında petrokimya ürünleri ile değişiminin sağlanması sonucunda ABD'de artık kalp stenleri petrokimya ürünlerinden değil biyodizel yan ürünü gliserinden yapılmaktadır. Diğer yandan Almanya, kanola da yeni bir çeşit geliştirerek elde edilen yağ oranını yüzde 48'e çıkarmayı başararak biyodizel üretiminde dünya birincisi olmuştur. " dedi.

Türkiye'de yerli malı kullanımı desteklenmesine rağmen konuyla ilgili yapılan çalışmaların ciddiyet kazanamadığını vurgulayan Tamer Afacan, "Biyodizel, tekrar Türkiye gündemindeki yerini 2000 yılından sonra almıştır. Çünkü dünyada ham petrol fiyatları karşısında rekabet edebilir olunan noktada yaşanılan problemler sonucunda biyodizel ülkemizde ilgi odağı olmuş ve dahası da konu kamu, üniversite ve özel sektör tarafından dünya ve Avrupa Birliği ülkelerindeki gelişmelere paralel olarak sahiplenilmek zorunluluğunda kalmıştır. Biyodizelin Türkiye'deki varlığının ve gelişiminin sürdürülebilmesi için, siyasal yapısı içerisinde ele alınması ve Yenilenebilir enerji Kaynaklarına Öncelik Tanıma Yasası çıkartılmalıdır." şeklinde konuştu.

KTAE Müdürü Hasan Özcan ise yenilenebilir enerji kaynaklarının çevre ile birebir ilişkili hale geldiğini, geleceğin ipotek altına alınmaması için üretime ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı.

Panelde Samsun Toprak Su Analizi Araştırma Enstitüsü Müdürü Osman Özdemir, Tarım İl Müdürü Kadir İspirli ile çok sayıda kamu kurumu yetkilisi ile ziraat mühendisleri de hazır bulundu.


25 Aralık 2009 Haberleri 1 2 3 4 5