"Almanya refahını sürdürmek istiyorsa göçmenlerin eğitimine yatırım yapmalı"

Avrupa Parlamentosu Milletvekili Peter Simon, Almanya'da birçok büyük şehirde göçmen kökenli oranının gittikçe arttığına dikkat çekerek, bundan 40 yıl sonra Almanya'nın çok farklı bir yüzü olacağını söyledi. Sosyal Demokrat Partili AP milletvekili, Almanya'nın 40 yıl sonra da refah içinde olmak istiyorsa göçmen kökenli çocukların eğitimine mutlaka yatırım yapması gerektiğini kaydetti. Rhein-Neckar Bölgesi'nden bir grup akademisyen ve üniversite öğrencisini Strasbourg'da kabul eden Simon, Almanya'daki Türklerin uyumundan Türkiye'nin AB üyeliğine kadar bir dizi konuda açıklamalarda bulundu.

Almanya'nın geleceğini göçmenlerin şekillendireceğini söyleyen Simon, "40 yıl sonra nasıl bir Almanya olacağını düşünün. Çok farklı bir yüzü olacak. O zaman hâlâ refah içerisinde bir ülke olmak istiyorsak göçmen kökenli çocukların yarıya yakınının okul veya meslek eğitimi almadan eğitimini sonlandırması olmamalı. Bu bizim, hepimizin fakirleşmemiz anlamına gelir." şeklinde konuştu.

Almanya'da devam eden uyum tartışmaları ve çalışmalarına değinen Simon, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Köln konuşmasının Alman medyasında çok haksız bir şekilde eleştirildiğini söyledi. Simon, Erdoğan'ın Türklere buradaki derneklerde, kulüplerde siyasi partilerde aktif olmaları çağrısı yaptığına dikkat çekti. Uyum için herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini söyleyen Simon, "Sizler, Alman kamuoyu, Alman politikacılar, yerel yönetimler; hepimiz uyum için gerekli imkânları sağlamalıyız. Uyum, dille başlıyor. Bu da bir çocuğun çocuk yuvası ve okula başlamasıyla başlıyor. Çocuk Almanca bilmiyorsa iş orada bitiyor." ifadelerini kullandı. Baden-Württemberg'de bu konuyu çoğu zaman Almanlarla tartışmak zorunda kaldığını ifade eden Simon, "Bazıları 'Onlar gelmeli ve öğrenmeli.' diyor. Hayır. Bizler çocukların okula gelmeden Almanca öğrenebilmeleri için gerekli olan imkânları sağlamalıyız." şeklinde konuştu.

"LİMANLAR RUMLARA AÇILMADAN ÜYELİK SÖZ KONUSU DEĞİL"

Türkiye'nin AB üyelik süreciyle ilgili soruları da cevaplandıran Simon, 35 fasıldaki müzakerelerin tamamlanması ve ardından hem AB'nin hem de Türkiye'nin istemesi halinde bunun gerçekleşeceğini söyledi. SPD'nin eskiden beri Türkiye'nin AB üyeliğini desteklediğini ifade eden Simon, "Ancak fasılların müzakereye açıldığı ve devam ettiği bu dönemde dürüst olarak konuşmak gerekiyor. Kıbrıs sorunu önemli bir konu. Türkler oldukça açık; fakat Güney Kıbrıs BM teklifini reddetti. Bu problem Güney'in üyeliği sürecinde de vardı. Ancak şu anki durumda Rum gemileri Türk limanlarına problemsiz gidemediği sürece Türkiye hiçbir zaman AB'ye üye olamaz. Bir üyeyi kapı dışarı bırakmak söz konusu olamaz." dedi.

Simon, Türkiye'nin ilerleme raporlarında da belirtildiği gibi çok önemli reformlar yaptığına dikkat çekerek, "Ekonomik, hukuki, çevre vb. diğer konuların yanında etnik ve dini azınlıkların hakları, insan hakları gibi konularda iyileştirmelerin yapılması gerekiyor." şeklinde konuştu. Simon, Romanya ve Bulgaristan'ın mevcut şartlarıyla AB'ye kabulünün de hata olduğunu; bunun da Türkiye'nin üyeliğini daha da zorlaştırma yönünde kullanılmasının daha büyük bir hata olacağını söyledi.


17 Aralık 2009 Haberleri 1 2 3 4 5