Bakan Çelik: Adriyetik'ten Çin Seddi'ne kadar yaşayan soydaşlarımız için Türk açılımına başlıyoruz

Hükümetin Alevi açılımını bizzat yürüten Devlet Bakanı Faruk Çelik, Adriyetik'ten Çin Seddi'ne kadar yaşayan Türk soydaşların haklarını korumak amacıyla 'Türk Açılımı' başlattıklarını söyledi. Fatih Sultan Mehmed'in 1463 yılında yayınladığı ve Birleşmiş Milletler tarafından tüm üye ülkelerin diline çevrilen fermanının Osmanlı'da var olan sevginin hoşgörünün ve adaletle yönetme anlayışının en güzel örneklerinden biri olduğunu belirten Bakan Çelik, minare yapılmasını yasaklayan İsviçre'ye de göndermelerde bulundu. Çelik, "Din ve vicdan özgürlüğü konusundaki en eski belgelerden biri olarak kabul edilen bu ferman, BM Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi'nden 485 ve Avrupa Konseyi ulusal Azınlık Haklarının Korunması Antlaşması'ndan 538 yıl önce temel hak ve hürriyetleri güvence altına almıştır." dedi.

Türk İşbirliği ve Kalkınma idaresi Başkanlığı (TİKA) katkılarıyla Ahıska Türkleri Feredasyonu tarafından Bursa Almira Otel'de düzenlenen "Yakın Tarihimizde Türk ve Müslüman Soydaşlarımızın Maruz Kaldığı İnsan Hakları İhlalleri" konulu sempozyuma katılan Bakan Çelik önemli açıklamalarda bulundu.

Türklerin yıllardır yaşadığı baskıları detaylarıyla anlatan Çelik, Fatih Sultan Mehmet'in yayınladığı fermanla Birleşmiş Milletler'e ders verdiğini dile getirdi.

TÜRKLERİN UĞRADIĞI SOYKIRIMLARI DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNE SERMEK İSTİYORUZ

Çelik, çok yakın geçmişte sürgünlerle, katliamlarla sınanmış Ahıska Türklerinin, soydaş ve akraba topluluklarının uğradığı zulümleri ve soykırımları tarihin tozlu raflarından çıkararak dünyanın gözleri önüne sermek istediklerini kaydetti.

İnsanlık tarihinin iyilikle kötülüğün, savaşla barışın hoşgörü ile zulmün bitmek tükenmez rekabetinin tarihi olduğunu anlatan Çelik, "Tarihe yön veren bir medeniyetin sahipleri olarak geçmişe dönüp baktığımızda bugünün çağdaş medeniyetlerin bile yeni yeni ulaşmaya başladığı ve 'evrensel değer' olarak kabul edilen uygulamaların en güzel örneklerinin insanlığın hizmetine sunduğumuz görülecektir. Kendinden olmayanı yok etme anlayışının hâkim olduğu dönemlerde bile millet olarak kendimizden olmayanı koruma, onun yaşam alanına ve değerlerine saygı gösterme anlayışımızı yönetim biçimi olarak kabul etmiş olmamız bugün bile takdirle karşılanmaktadır. Fatih Sultan Mehmet'in 1463 yılında yayınladığı ve Birleşmiş Milletler tarafından tüm üye ülkelerin diline çevrilen fermanı, ecdadımızda var olan sevginin hoşgörünün ve adaletle yönetme anlayışının en güzel örneklerindendir. Din ve vicdan özgürlüğü konusundaki en eski belgelerden biri olarak kabul edilen bu ferman BM Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi'nden 485 ve Avrupa Konseyi ulusal Azınlık Haklarının Korunması Antlaşması'ndan 538 yıl önce temel hak ve hürriyetleri güvence altına alınmıştır." dedi.

Yönetim anlayışının Osmanlı'nın yüzyıllarca büyük coğrafyalara hükmetmesinde önemli olduğunu vurgulayan Bakan Çelik, Osmanlı egemenliğinde kaldığı halde Osmanlıca bilmeyen milletlerin yaşadığını ancak 20. yüzyılın başında başka devletlerce sömürgeleştirilen topraklarda, sömürgeci devletin dilinin konuştuğuna dikkat çekti.

OSMANLI İDARESİNDEYKEN KAVGANIN OLMADIĞI TOPRAKLAR İNSANLIK DIŞI OLAYLAR GÖRDÜ

Osmanlı idaresinde geçen 500 yıl boyunca kavga ve katliam yaşanmadığını belirten Bakan Faruk Çelik, barışın, huzurun ve kardeşliğin hâkim olduğu Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Doğu'da 20. yüzyılın sonunda çağdaş dünyanın gözü önünde insanlık dışı olayların hafızalardan silinemediğini söyledi.

Devlet Bakanı Faruk Çelik, "Ecdadımızı barbar ve soykırımcı olarak yaftalamak isteyenleri bu gerçekler ışığında tarihi bir daha okumaya ve önyargılarla şekillenen düşüncelerini bir kez daha gözden geçirmeye davet ediyorum. Kırım Türklerinin Sibirya çöllerinde ölüme mahkûm edilmeleri, Ahıska Türklerinin binlerce yıllık vatanlarından koparılmaları Balkanlardaki Müslümanların çektiği acılar unutulmuyor. Bosna'da 250 bin Türk ve Müslümanın öldürüldüğünü unutmuyoruz. Çağdaş dünyanın bu ayıplarından kurtulması evrensel insan hakları normlarına bağlılıkları noktasında bir samimiyet testi niteliği taşımaktadır." diye konuştu.

Dış Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı ile ilgili yasa tasarısının Başbakanlık'a sunulduğunu açıklayan Bakan Çelik, tarihi yargılama niyetinde olmadıklarını vurguladı.

Bakan Çelik, açılımların yoğun şekilde yaşandığı bugünlerde Türk açılımının da gündeme geldiğini söyledi. Bakan Çelik, "Açılımları yoğun şekilde izliyorsunuz. Bu açılımlar Türkiye için önemlidir. Bu açılımlar olmalıdır. Ama Adriyatik'ten Çin seddine kadar büyük coğrafyada hüküm sürmüş soydaşlarımız, akrabalarımız ve vatandaşlarımıza karşı da Türk açılımının başlangıcını bugün gerçekleştiriyoruz." dedi.

Sempozyuma Bursa Valisi Şahabettin Harput, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe Bursa milletvekilleri, yut içi ve yurt dışından çok sayıda akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi de katıldı.

Bakan Çelik: Adriyetik'ten Çin Seddi'ne kadar yaşayan soydaşlarımız için Türk açılımına başlıyoruz

12 Aralık 2009 Haberleri 1 2 3 4 5