"Danıştay'ın aynı konuyla ilgili çelişkili karar vermesi tuzun koktuğuna işaret"

Danıştay 8. Dairesi'nin, katsayıyla ilgili daha önce kendi aldığı kararla çelişen yeni bir karar almasına tepkiler devam ediyor. Memur Sendikaları Konfederasyonu'na bağlı Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Denizli Şube Başkanı Ahmet Sert, mahkemenin aynı konuyla ilgili çelişkili kararlar almasının, "tuzun koktuğunun" bir işareti olduğunu söyledi.

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK)'nun 28 Şubat sürecinde darbe sever bir tutum takındığını hatırlatan Sert, "YÖK, üniversiteye giriş sınavında memleketimizin evlatlarını üvey-öz, zenci-beyaz ayrımına tâbi tutarak katsayı adaletsizliğini getirmişti. O günden bu yana geçen 10 yılda birçok vatan evladı, ÖSS'de ilk üçe girmesine rağmen istedikleri fakülteleri kazanamadı. Yeteneklerini ve zekâlarını kullanmak amacıyla çözümü yurt dışındaki üniversitelerde aradılar. Yüreklerine taş basarak, ülkelerine küsercesine vatanlarından ayrılmak zorunda kaldılar." dedi.

YÖK'ün yeni yönetiminin, meslek ve genel liseleri bitiren bilim dışı, antidemokratik ve ilkel uygulamaya Haziran 2009'da son verdiğini belirten Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Sert, sözlerini şöyle sürdürdü: "YÖK'ün bu kararı, milletimizin bütün kesimlerinde, eğitimcisinden sanayicisine, siyasetçisinden sanatçısına coşkuyla karşılanmıştı. Bunu, 2009-2010 eğitim öğretim yılı lise kayıtları da ispatlamıştır. Böylece hem genel liseler yoğunluklarını azaltarak normalleşmeye hem de meslek liselerinin tozlanan sıraları ve atölyeleri öğrencileriyle buluşarak hareketlenmeye başlamıştır. Meslek liselerinde çürümeye terk edilen makinelerin seslerinin yeniden duyulması, fen ve sosyal bilimlerin yanında dinî bilgileri de almış bireylerin üniversiteye girecek olması, her nedense birilerini ciddi anlamda rahatsız etti."

İstanbul Barosu'nun adının, hukuktan çok darbecilerle anıldığına dikkat çeken Ahmet Sert, "Millete muhalefet etmeyi aydın olmanın gereği zanneden, adı hukuktan çok darbecilerle anılan İstanbul Barosu'nun bu durum karşısında harekete geçmesi milletimizi şaşırtmamıştır. Baronun imdadına '367 Sabih' yetişerek pası vermiş, baro da zaman kaybetmeden topu Danıştay'a göndermiştir. İşte asıl sorun da burada başlıyor. Şöyle ki hukuk, adalet dağıttığı için üstün sayılır. Ayrıca üstün olan hukukçular değil, bilakis hukukun kendisidir. Türkiye, yargıçlar devleti olmamalıdır." ifadelerini kullandı.

Danıştay 8. Dairesi'nin, üniversiteye girişte katsayı konusunda daha önce baktığı davanın aksine karar verdiğini kaydeden Sert, "Konusu ve dairesi aynı olan davalardan aynı karar çıkması gerekirken maalesef tuzun koktuğunun işareti olsa gerek ki iki çelişkili karar çıkıyor." diye konuştu. Danıştay'ın aldığı iki kararı hatırlatan Sert, "Karar 1: '2547 Sayılı Yüksek Öğrenim Kanunu'nun 45. maddesi gereği, katsayı YÖK'ün uhdesinde olup tek belirleyici YÖK'tür.' Karar 2: 'Katsayıyı YÖK'ün belirleme yetkisi yoktur.' Şimdi soruyoruz? Bu kararların hangisi doğru? Bu kararların hangisi adaleti sağlıyor? Bu, çifte standart değil de nedir?" diye sordu.

Millet adına karar açıklayan yargının, milletin beklentilerinin aksine eşitlik ve adalet duygusunu rencide ettiğini savunan Sert, "Bayram öncesi ülkemizde büyük hayal kırıklığı ve şaşkınlığa neden olmuştur. Şaşkınlığımız, hukuktaki bu tezadın nasıl olabileceğidir. Buradan önce baro yönetimine seslenerek diyoruz ki, bayram coşkusundan bihaber olsanız da, bayram neşesini iki gün önce kutlamanın bahtiyarlığına ulaştınız, fakat şunu iyi bilin ki burada gördüğünüz eğitimci ordusu, gençlerimizi kurban etmenize asla müsaade etmeyecektir." diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM'yi göreve davet eden Eğitim-Bir-Sen Denizli Şube Başkanı, şunları kaydetti: "Artık pansuman tedavilerini bırakın. Yamalı bohçayla 21. yüzyılda Avrupa yolunda yürüyemezsiniz. Bu elbise bu ülkeye dar değil, ar geliyor. Bir an önce Anayasa değişikliğini raflardan indirip gereğini yapın. Vekiller bu çalışmada ortak tavır almayacaklarsa asiller, yani milletimiz, asaletini gözünü kırpmadan gösterecektir. Bizler eğitimciler olarak bu kararı da darbe anayasasını da artık çocuklarımıza anlatamıyoruz. Türkiye'yi bu ayıptan kurtarmak için üzerimize düşen görevden geri kalmayacağız."

(CİHAN)

 Danıştay'ın aynı konuyla ilgili çelişkili karar vermesi tuzun koktuğuna işaret

02 Aralık 2009 Haberleri 1 2 3 4 5