Prof. Tarık Ramazan: İsviçre'de olanların benzeri diğer Avrupa ülkelerinde de var

İsviçre'de yeni minare yapımına izin verilip verilmemesi konusunda yapılan referandum sonunda çıkan yasağa destek yönündeki kararı değerlendiren İsviçre vatandaşı Prof. Tarık Ramazan, bunda Müslümanlar kadar, olup bitene sessiz kalmayı yeğleyen merkezdeki siyasetçilerin de suçunun olduğunu söyledi. Müslümanları, minare karşıtlarının yürüttükleri kampanya sırasında sessiz kalmakla suçlayan Ramazan, "Oysa Müslümanlar seslerini duyurmalılar. Ne düşündüklerini, inançlarıyla yaşadıkları ülkelerin geleceğinin inşasına bir katkı sunacaklarını göstermeliler." dedi. Hollanda televizyonunda yayınlana Nova adlı programda değerlendirmelerde bulunan Prof. Ramazan, İsviçre'de olanların benzerinin diğer Avrupa ülkelerinde de yaşandığını ileri sürdü.

Kampanyaya öncülük eden popülist partilerin İsviçre'de, minareyi Müslümanların görünen yüzü gibi kullanarak, 'Bu insanlar buraya yerleşip, ülkeyi kolonileştiriyor' türü bir söylem yaydıklarına dikkat çeken Prof. Ramazan, benzer bir havanın aralarında Hollanda ve Avusturya'nın da yer aldığı diğer Avrupa ülkelerinde de hakim olduğunu söyledi. İslam'ı kötü anlamda gösterip, insanları ayrıştırmak suretiyle göçmenleri tehlikeli ve tehditmiş gibi sunan bu partilerin, 'İslam bizim değil, yabancıların dini' gibi bir algı oluşturduğuna da değinen Prof. Tarık Ramazan, "Onlara göre İsviçreli bir Müslüman ancak görünür olmadığı zaman iyi bir vatandaştır." şeklinde konuştu.

Avrupa'daki her ülkenin bu anlamda başka bir sembol ile sorunu olduğunu ileri süren Ramazan, buna örnek olarak ise Fransa'daki başörtüsü, Almanya'daki camii ve Hollanda'daki eşcinsellikle ilgili tartışmaları örnek gösterdi. Avrupa'daki yönetimlerin sürekli, 'Bizim, kanunlara uyan Müslümanların büyük kesimiyle herhangi bir sorunumuz yok.' dediğini hatırlatan Tarık Ramazan, aşırı sağcıların küçük bir kesimi kullanarak bunu genele yaydıklarına işaret etti.

"Müslümanlar bulundukları ülkelerin psikolojisini ve kültürünü dikkate almalılar" diyen Prof. Ramazan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Müslümanlar kim olduklarını, bulundukları konumu ve düşündüklerini net bir şekilde anlatmalılar. Bu şekilde bulundukları ülkeyle ortak bir bağ kurup sadık olduklarını gösterebilirler."

Bu yüzden İsviçre'de ortaya çıkan tabloda, referandum öncesinde sessiz kaldıkları için Müslümanların da suçunun olduğuna değinen Prof. Ramazan, merkez partilerinin ise artık, 'İslam, Hollanda'nın da, İsviçre'nin de, Fransa'nın da veya İngiltere'nin de dinidir demeliler.' şeklinde konuştu.

Merkezdekilerin bir kararlılık göstermemeleri durumunda tartışmaların çoğunun popülist partilerce belirleneceği uyarısında da bulunan Prof. Ramazan, şu yorumda bulundu: "Bir arada yaşıyoruz. Kanunlara saygılıyız. Ortak daha iyi bir gelecek kurmak istiyoruz. İsviçre'de görüyorsunuz. Genelde diyorlar ki 'Biz minareye karşı olanlara karşıyız, ama İslam'la da bir problemimiz var.' Bu güvensizlik ve şüphe doğurur. Merkezdeki politikacıların kararlılık göstermeleri lazım."

(CİHAN)


01 Aralık 2009 Haberleri 1 2 3 4 5