Düzeltme..

Sayın abonemiz, 'Memur-Sen'den 'eylem' cevabı: Bazı sendikalar kamu görevlilerinin arasına nifak sokuyor' başlıklı haberimizin dördüncü paragrafında tırnak içinde yer alan ifadeler sehven yanlış yazılmıştır. Haberin yeni hali aşağıdadır. Saygılarımızla..

Bazı sendikaların 25 Kasım'daki iş bırakma eylemine katılmayacağını açıklayan Memur-Sen, kendisine yöneltilen eleştirilere sert cevap verdi. Memur-Sen Başkanı Ahmet Gündoğdu, Kamu Sen, KESK ve DİSK'i eleştirerek, "Bazıları konuyu saptırmak istiyor. 1 gün iş bırakma eylemiyle avunanlara toplu görüşme öncesinde yaptığımız çağrıyı tekrarlıyoruz. Masa değil yasa sorunlu." dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tepkisini çeken memurların iş bırakma eylemi konusunda Memur-Sen'den açıklama geldi. Toplu görüşmelerde yetkili olan konfederasyonun başkanı Ahmet Gündoğdu, eyleme katılmama kararlarını eleştirenlere şöyle seslendi:

"Memur-Sen, bu eylemlilik sürecinde alanlarda iken, kılını kıpırdatmadan izleyenlerin, önceden kendi aralarında kararını aldıkları ve deklare ettikleri 25 Kasım eylemine katılmamamızdan dolayı saldırmaları, hak arama yolunda iyi niyetlilik ve sendikal dayanışma ruhundan uzak; kamu görevlilerinin arasına nifak sokmaya yönelik bir davranıştır."

"Kongrelerini bir siyasi partinin emrinde ve gölgesinde yapanların Memur-Sen'e dil uzatmaya hakları yoktur, hadlerine de değildir." diye sert çıkan Gündoğdu, Kamu-Sen Başkanı'na yüklendi: "Mazbatanın icazetini kimden aldıklarını kamuoyu çok iyi biliyor. Bunu en iyi yaşayan da Kamu-Sen eski genel başkanı ve Türk Eğitim-Sen eski genel başkanıdır."

İş bırakma eylemiyle ilgil olarak yazılı bir açıklama yapan Memur-Sen Genel Başkanı Gündoğdu, kamu görevlilerinin hak ve menfaatlerini koruma ve geliştirme konusundaki eylem kararlılıklarını bu kazanımlar maksimum düzeye çıkana kadar devam edeceğini bildirdi. Toplu sözleşme ve grev hakkının her zaman birinci öncelikleri olduğunu, bu taleplerine karşın Kamu İşveren Kurulu ve iktidarın ipe un serme politikası izlemesi sonucu eylemlilik sürecini başlattıklarını kaydetti.

Açıklamasında, "Memur-Sen, bu eylemlilik sürecinde alanlarda iken, kılını kıpırdatmadan izleyenlerin, önceden kendi aralarında kararını aldıkları ve deklare ettikleri 25 Kasım eylemine katılmamamızdan dolayı saldırmaları, hak arama yolunda iyi niyetlilik ve sendikal dayanışma ruhundan uzak; kamu görevlilerinin arasına nifak sokmaya yönelik bir davranıştır." diyen Ahmet Gündoğdu, diğer memur sendikalarına da şu çağrıda bulundu:

"MASA DEĞİL, YASA SORUNLU"

"25 Kasım'daki iş bırakma eylemine katılmamamızı saptırmak isteyen ve 1 gün iş bırakma eylemiyle avunanlara toplu görüşme öncesinde yaptığımız çağrıyı tekrarlıyoruz: Masa değil yasa sorunlu. Gelin bu yasayı değiştirmeden, 2010 toplu görüşme masasına oturmama kararlılığını birlikte açıklayalım dedik ve biz Memur-Sen olarak bu yasa değişmeden 2010 toplu görüşme masasına oturmayacağımızı açıkladık. Masaya yapışmayı maharet sananların bu çağrıyı duymamasını anlıyoruz. Üyelerinin geçim sıkıntısı çektiğini unutup 'kriz varsa çare var para harcayın' kampanyalarına katılmaları ilkesizliklerinin göstergesidir. Kongrelerini bir siyasi partinin emrinde ve gölgesinde yapanların Memur-Sen'e dil uzatmaya hakları yoktur, hadlerine de değildir. Mazbatanın icazetini kimden aldıklarını kamuoyu çok iyi biliyor. Bunu en iyi yaşayan da Kamu-Sen eski genel başkanı ve Türk Eğitim-Sen eski genel başkanıdır."

Kendilerinin 3 Ekim'de, 'Başbakan'a mektup' ve 10 Ekim'de ise 'Kitlesel Basın Açıklaması' eylemlerini 81 ilde gerçekleştirdiklerini söyleyen Gündoğdu, "Bu eylemliliğimizi 18 Kasım da yine 81 il merkezinde kitlesel basın açıklaması yaparak sürdürdük. Genel merkez olarak da TBMM'ye yürüdük ve TBMM önünde geniş katılımlı bir protesto eylemi gerçekleştirdik. Türkiye'nin dört bir yanından yükselen talep ve önerilerimizi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunduk." dedi.

MEMUR-SEN'İN 10 MADDELİK ÖNCELİKLİ TALEP LİSTESİ

Memur-Sen'in, bir günlük eylemler yerine, sorunların çözümüne yönelik mücadelesini, sonuç alıncaya kadar sürdüreceğini söyleyen Ahmet Gündoğdu, 10 maddeden oluşan öncelikli taleplerini ise şu şekilde sıraladı:

1-Türkiye'nin 2023 hedeflerine ve küresel lider vizyonuna uygun demokratik yeni bir anayasa yapılmalıdır.

2-Kamu görevlilerine, temel hakları olan toplu sözleşme ve grev hakkı verilmelidir.

3-2010 enflasyon hedefi yüzde 5,3 iken, yüzde 2,5+2,5 olarak yapılan zam değiştirilerek yüzde 4+4 şeklinde gerçekleştirilmelidir.

4-2012 yılının ilk altı ayına kadar ödenmesi vaat edilen ek ödeme takvimi belirlenmeli ve 2010 yılı için 30 TL+30 TL ek ödeme artışı yapılmalıdır.

5- Ekonomik krizin faturasının kesildiği kamu çalışanlarına, 2010 yılı için hedeflenen yüzde 3,5 büyümeden pay verilmelidir.

6-Sağlıkta paralı sistemin alt yapısını oluşturmaya yönelik getirilen katılım payı kaldırılmalı, bütçe açıkları kamu çalışanlarından karşılanmamalıdır.

7-Ödeneceği açıklanan ve yılan hikayesine dönen KEY ödemeleri, kuruşuna kadar hak sahiplerine ödenmelidir.

8-Kamudaki tüm sözleşmeli personel kadroya geçirilmeli, farklı istihdama son verilmelidir.

9- Masada mücadeleyle kazandığımız; ancak ana muhalefet partisi tarafından açılan dava sonucu kaybettiğimiz toplu görüşme primi yeni bir düzenleme yapılarak tekrar ödenmeye başlanmalıdır.

10- Türkiye her alanda demokratikleşme adımlarını tamamlamalı, adil gelir dağılımını sağlamalı ve çalışma koşulları insan onuruna yakışır şekilde iyileştirilmelidir.

(CİHAN)


24 Kasım 2009 Haberleri 1 2 3 4 5