Hüseyin Çelik: Anayasa Mahkemesi CHP'yi mahkum etmiştir ( 3 )

AK Parti Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Baykal'a Anayasa Mahkemesi'nin CHP hakkında verdiği, hazinenin para yardımının çarçur edilmesi ve partinin ortağı olduğu İş Bankası'nın Türk Dil Kurumu'na vermediği paralar konusundaki mahkûmiyet kararlarını hatırlattı.

AK Parti Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi.

Çelik yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın grup toplantısında AK Parti ve hükümet hakkında söylediği sözlerini kurgu olarak değerlendirirdi.

Çelik, "Baykal'ın sözleri kesinlikle bizim söylemediğimiz sözlerdir. Onun sözlerini tekzip ediyoruz. Baykal 'laiklik karşıtı eylemlerin karşıtı olmakla Anayasa Mahkemesi'nin bizi mahkûm ettiğini' söylüyor. Laikliğin karşıtı olmak sübjektif bir değerlendirmedir. Anayasa Mahkemesi böyle bir karar vermiş olabilir. Mahkemelerin vermiş olduğu kararlar bağlayıcıdır. Ama biz bunu asla kabul etmedik, etmiyoruz. Kamuoyunun bilmesi gereken başka bir şey var. Anayasa Mahkemesi bu milletin parasını hazineden CHP'ye vermiştir. CHP bunu çarçur etmiştir. Bu parayı istismar etmiştir, suiistimal etmiştir. Bu mahkeme kararı ile tescil edilmiştir. Burada sübjektif bir durum yok, tamamen objektiftir, belgelerle ortaya konmuştur. Ayrıca yine İş Bankası'nın paraları Türk Dil Kurumu'na vermediğinden dolayı CHP mahkûm olmuştur. Bu mahkûmiyetler millet tarafından bilinmektedir. " şeklinde konuştu.

CHP, DEMOKRASİ ÖNÜNDE TIKAÇ GÖREVİ YAPIYOR

Esas büyük mahkemenin millet olduğunun altını çizen Çelik," Anayasa Mahkemesi başka olmak üzere Türkiye'deki mahkemeler karar verirken Türk milleti adına diye karar verir. Türk milleti CHP'yi 1950'den beri 59 yıldır milletin mahkemesinde mahkûm etmektedir. Milletin vicdanında hep mahkûm edilen CHP, milletten hiç bir zaman vize alamayacağını bilen CHP, demokratik hayatın hâkim olduğu bir ortamda iktidara gelemeyeceğini bilmektedir. Dolayısıyla Türkiye'nin demokratikleşmesi önünde de CHP diğer küçük muhalefet partisi gibi bir tıkaç gibi bulunmayı bir vazife olarak görmektedir." dedi.

ÖYMEN'İN SÖZLERİ CHP TARAFINDAN SAHİPLENDİ

Hüseyin Çelik, CHP adına kürsüde bulunan Onur Öymen'in cuma günkü toplantıda söylediği sözleri önce bireysel bir gaf olarak değerlendirdiklerini anlattı. Çelik, "Keşke 'bunu söylemeydi' dedik. 'Partisi adına da bir gaftır' dedik. Ama sonraki gelişmeler göstermiştir ki, bu bireysel bir gaf değil, parti tarafından sahiplenilmiş olan bir söylemdir. Ve aynı zamanda CHP Genel Başkanı başta olmak üzere bütün parti yönetim Öymen'in sözlerine sahip çıkmıştır. Onur Öymen istifa etsin mi etmesin mi anketleri düzenleniyor. Bunları anlamlı bulmuyorum. Söylenen sözler Öymen'in görüşü ile sınırlı değildir. Bu sözleri CHP kurumsal olarak sahiplenmiş. Grup toplantısında yaşanan görüntüler ve açıklamalarda bunu görüyoruz. Ben bunu millete havale ediyorum."

CHP'NİN KENDİSİ ÖZÜR DİLEMELİ

Tarihteki acıları deşmek, bugüne getirmenin siyasetçinin görevi olmadığının altını çizen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ama ne yazık ki Sayın Öymen geçmişteki bir acıyı kutsamıştır. Bu söylemi kınadığımızı ifade etmek istiyoruz. Öymen geçmişteki bir yanlışı bir açıyı bir yöntem olarak meclise sunmuştur. Bu sözleri kınıyoruz. Alevi vatandaşları rencide etmiştir. CHP Öymen'in sözlerine kurumsal olarak sahip çıkmış dolayısıyla CHP kendisi özür dilemelidir. Bahçeli de bu sözlere destek vermiştir. Hükümet olarak biz Dersim'e yapılanları meşrulaştırmaya destek vermeyeceğiz. Bu yanlış kim tarafından yapılırsa yapılsın sahiplenilmemesi gerekir."

CHP ATATÜRK'Ü KENDİSİNE SİPER EDİYOR

"CHP'nin kendi yaptığı hatalarda Atatürk'ün arkasına saklanmasın" diyen Çelik, "CHP Atatürk'ten geçinen bir parti olarak bilinmektedir. Baykal, her fırsatta kendisinin Atatürk'ün koltuğunda oturduğunu belirtmekte. Maalesef son olayda da Atatürk'ü kendilerine siper etmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Atatürk tatsız olaylara alet edilmesin. Devletin ayaklamalara karşı kendini müdahale etme hakkı vardır. Bu dünyanın her yerinde böyledir. Hukuk devleti olmanın gereği budur. Ancak bunun yöntemiyle ilgili olarak yapılan yanlışları savunursanız, kamu vicdanını kanatırsınız. Bu tutumdan herkesin kaçınması gerekiyor Yanlış yöntemleri kutsarsanız halkı yaralarsınız." diye konuştu.

(CİHAN)


18 Kasım 2009 Haberleri 1 2 3 4 5