Hak-Par, Kürtlere demokratik açılımın önemini anlatacak (özel)

Hükümetin başlattığı demokratik açılıma Kürtlerin her kesiminden destek geliyor. Süreci destekleyenlerden biri de Hak ve Özürlükler Partisi (Hak-Par). Demokratik açılıma katkıda bulunmak için kolları sıvayan Hak-Par, Avrupa'da düzenlediği etkinliklerin ardından, Türkiye'nin değişik illerinde de sürecin önemine ilişkin çeşitli programlar düzenleyecek.

Bu çalışmalara ilişkin olarak Cihan Haber Ajansı'na konuşan Hak ve Özürlükler Partisi Genel Başkanı Bayram Bozyel, yıllardır Türkiye'nin kanayan yarası olan Kürt sorunun çözümü için demokratik açılımın tarihi bir fırsat olduğunu söyledi. Bozyel, Türkler ve Kürtler arasındaki 1000 yıllık kardeşliğin devamı için herkesin bu sürece katkıda bulunması gerektiğini söyledi.

Bu amaçla yaklaşık bir aydır Avrupa'nın değişik ülkelerinde demokratik açılımın Kürt sorununun çözümü için önemini anlattıklarını kaydeden Bozyel, "İnsanlarda özellikle geçmişte yapılan hatalı ve kötü uygulamalar yüzünden devlete karşı büyük bir güvensizlik var. Ancak Türkiye'de devlet de hükümet de değiyor. Ancak Kürtlerin bu süreci bilmeleri ve buna katkıda bulunmaları için anlatıyoruz. Çünkü bu süreç en çok onları ilgilendiriyor. Bu çok hayati bir konudur. Bu süreci Kürt sorunun çözümü için çok olumlu buluyoruz. CHP'nin ve MHP'nin direncine karşı tüm Kürtlerin bu sürece destek vermesi gerektiğini anlatıyoruz. Hükümete yol göstermek için olumlu eleştirilerde bulunmak lazım. Elbette hükümet tek başına bu sorunu çözemez. Onun için hükümeti yalnız bırakmamak gerekiyor bu süreçte." dedi.

Bozyel, önümüzdeki günlerde Türkiye'nin değişik illerinde düzenleyecekleri panel ve konferanslarla demokratik açılımı anlatacaklarını söyledi. Bozyel, Türkiye'nin hayrına olan her sürece katkıda bulunmaya hazır olduklarını ifade etti.

DEMOKRATİK AÇILIM HALKI DEVLETLE BARIŞTIRIYOR

Bozyel, Kürtlerin ekseriyetinde açılıma karşı çok olumlu olduğunu, ancak bir kısımda hala "Acaba yine kandırılacak mıyız?" sorusunun gündemde tutulduğunu aktaran Bozyel, bu kitlenin aydınlanmaya ve ikna edilmeye ihtiyacının olduğunu dile getirdi. Demokratik açılımın isminin bile insanları devlete yaklaştırdığına dikkat çeken Bozyel, bu sayede halkın devlete karşı oluşan güvensizliğinin de ortadan kaldırıldığını, insanlar arasında 'demek ki devlet iyi şeyler de yapabiliyor' kanaatinin oluştuğunu belirtti.

HÜKÜMET SAMİMİ, CHP'NİN SOSYAL DEMOKRATLIĞI YALAN

Bozyel, konunun TBMM'de görüşülmesini ise tarihi bir adım olarak nitelendiriliyor. Bir dönem Kürdüm demenin suç sayıldığı bir ülkede Kürt sorununun konuşulmasının sevindirici olduğunu vurgulayan Bozyel, hükümetin ortaya koyduğu kararlı duruşun ise bu konudaki samimiyetini ortaya koyduğunu ifade etti. Bozyel, "Bu konunun TBMM'de görüşülmesi bile başlı başına bir olay. O tartışmalarda, Başbakan ve hükümetin bütün karşı çıkmalara rağmen kararlı durduklarını, samimi olduklarını gördük. Başbakanın konuşmasında verdiği mesajlar ise bütünleştirdiydi." diye konuştu.

Bozyel, CHP'yi ise eleştirdi. Bu görüşmelerde CHP'nin gerçek yüzünün ortaya çıktığını bunun ise CHP'nin sonu anlamına geldiğini savunan Bozyel sözlerini şöyle sürdürdü: "CHP'nin tutumunu hayretle izledim. O güne kadar CHP'de bir umut olduğunu düşünüyorduk. Hatta kendileriyle görüşmek istiyorduk. Ama onların da bu konuda MHP gibi kapıyı tamamen kapattığını gördük. Bu da CHP'nin aslında bu süreçte rahat olmadığını, sorun çözme kapasitesinden uzak yani acz içinde olduğunu tescilledi. Aslında bunun CHP'nin sosyal demokrat yalanını ortaya çıkardığı için hayırlı sonuçlar doğuracağını da düşünüyorum. CHP sonunun geldiğini bildiği için de ölümüne deriniyor. Ama korkunun ecele faydası yok."

KAMUOYU DESTEĞİ, KARŞI ÇIKANLARI DİZE GETİRİR

Bozyel, sürecin başarısızlığa uğramaması için özellikle hükümetin çok dikkatli olması gerektiğine dikkat çekti. PKK'nın ve devletin içinde sürece karşı bir direnç olduğunu ifade eden Bozyel, bunlara karşı hükümetin toplumun desteğine ihtiyacı olduğunu kaydetti, bunun sağlanması halinde kimsenin sürecin önüne geçemeyeceğini şu sözlerle dile getirdi: "Bu konuda öncelikle Kürt ve Türk kamuoyunun ikna edilmesi lazım. Onlar ikna olduktan sonra süreçle ilgili dalga dalga rahatlama meydana gelecektir. Bu da partiler ve örgütler üzerinde baskı kuracaktır. Çünkü bunlar toplumsal baskıdan tamamen azade değildirler. Mesela önceleri TRT Şeş'e karşı çıkan DTP, daha sonra toplumdan gelen baskılar üzerine bu tavrından vazgeçti. Zaten bu süreçte DTP ile PKK için fazla bir seçenek de yok."

(CİHAN)

Hak-Par, Kürtlere demokratik açılımın önemini anlatacak (özel)

18 Kasım 2009 Haberleri 1 2 3 4 5