Osman Yıldırım: Bombaları Muzaffer Tekin'den aldım, Veli Küçük de işi verdi

Ergenekon ana davasıyla birleştirilen Danıştay davasının tutuklu sanıklarından Osman Yıldırım, Cumhuriyet Gazetesi'ne attırdığı 2 el bombasını tutuklu sanık Muzaffer Tekin'den, işi de Emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ten aldığını söyledi. Yıldırım, "Bunların üstündeki Şener Eruygur, Hurşit Tolon ve Fikri Karadağ'dır." diye konuştu.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Ergenekon ana davasının 121. duruşmasına tutuklu sanıklardan Hayrettin Ertekin ile başka suçlardan tutuklu sanıklar Sedat Peker ve Semih Tufan Gülaltay katılmadı. Diğer 24 tutuklu sanık ve tutuksuz sanıklardan Güler Kömürcü Öztürk duruşmada hazır bulundu. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya katılmadı. Şengün'ün yokluğunda mahkeme heyetine Hakim Hasan Hüseyin Özese başkanlık yaptı.

Başkan Özese, dünkü oturumda Ergenekon davasıyla birleştirilen Danıştay davasının tutuklu sanıklarından Osman Yıldırım'ın savunmasının yarıda kesildiğini belirterek Yıldırım'ı, savunmasına devam etmesi için sanık kürsüsüne çağırdı. Özese, Danıştay davasının görüldüğü 2006 yılında Osman Yıldırım'ın Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne verdiği dilekçesini okuyarak bu dilekçenin doğru olup olmadığını sordu. Bunun üzerine dilekçesinde Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan bombalı saldırıyı dilekçesinde inkar ettiğini belirten Yıldırım, aslında bu işi kendisinin yaptığını söyledi. Cumhuriyet Gazetesi'ne atılması için talimat verdiği bombaları, Ataşehir'de düzenlenen bir toplantı sırasında davanın tutuklu sanıkları arasında yer alan eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin'den aldığını söyledi.

Başkan Özese'nin "Toplantıya kimler katıldı tek tek söyler misin?" diye sorması üzerine Yıldırım önce önünde bulunan Ergenekon davası iddianame klasörünü karıştırarak "O kısım burada yok." dedi. Ardından da 10 dakika kaldığı toplantıya Muzaffer Tekin, Hüseyin Görüm'ün yeğeni, Oktay Yıldırım, Fikri Karadağ, Orhan Kadıoğlu, Alparslan Arslan ile tanımadığı bazı kişilerin bulunduğunu söyledi. Aldığı el bombalarını cebine koyduğunu belirten Yıldırım, o sırada Alparslan Arslan'ın da Muzaffer Tekin'den bir el bombası aldığını söyledi. Başkan Özese'nin bütün bildiklerini söylemesini istemesinin ardından Yıldırım, aynı yerde daha önce düzenlenen başka bir toplantıda da işi Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ten aldığını söyledi. Yıldırım, her bombalama olayından sonra Alparslan Arslan'ı, sanık Veli Küçük'ün Beşiktaş'ta bulunan yazıhanesinin bulunduğu yere götürdüğünü de anlattı.

Danıştay saldırısının tetikçisi olduğu ileri sürülen tutuklu sanık Alparslan Arslan'ı kullananların, Veli Küçük ile Muzaffer Tekin olduğunu belirten Yıldırım, "Bunların üstleri de Şener Eruygur, Hurşit Tolon ve Fikri Karadağ'dır." diye konuştu. Sanıklar arasından yapılan itirazlar üzerine Yıldırım, "Alparslan Arslan, Muzaffer Tekin, Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Mehmet Zekeriya Öztürk, Fikri Karadağ bir araya geldiler mi gelmediler mi söylesinler." diye konuştu. Saydığı bu isimlerin ardından Yıldırım, başka suçtan tutuklu bulunan davanın tutuksuz sanığı Semih Tufan Gülaltay'ın da Şener Eruygur'un tetikçisi olduğunu söyledi.

Bu iddiaların ardından Özese, "Osman Yıldırım bildiklerinizi açık açık ortaya koyun! Mahkemenin amacı gerçekleri ortaya çıkarmaktır." şeklinde uyarıda bulundu. Yıldırım da her bombalama olayından sonra Arslan'ı Beşiktaş'ta bir yere bıraktığını belirterek, "Orada kimin yazıhanesi vardı? Veli Küçük'ün" diye konuştu.

Sanık Yıldırım, Alparslan Arslan'ı Veli Küçük ve Muzaffer Tekin'in kullandığını, onların üstündeki kişilerin ise Hurşit Tolon ve Şener Eruygur olduğunu savundu. Başkan Özese, bu iddia üzerine, "Bunları nereden biliyorsunuz?" diye sordu. Yıldırım, "Sürekli yanıma gelen Arslan'ı kimin kullandığını bilmeyecek miyim? Kiliseye gidip ayin yapan kişiler belli değil mi?" şeklinde karşılık verdi. Yıldırım, "Hani Ataşehir toplantısı yoktu? Gidelim o evi göstereyim." dedi. Ardından da Cumhuriyet Gazetesi saldırısından sonra kendisinin ise Gülaltay'ı aradığını, Alparslan'ın da Gülaltay'ın yanında olduğunu söyledi.

Osman Yıldırım, Doğu Perinçek'in kendisine 2 milyon dolar teklif ettiğini, karşılığında ifadelerinin yalan olduğunu söylemesini istediğini de savundu. Bunun üzerine Danıştay davası sanıklarından Erhan Timuroğlu söz alarak Yıldırım'ı yalanladı. Timuroğlu, "Yıldırım 2 milyon doların kendisine verilmesi karşılığında ifadelerini geri alacağını söyledi." diye konuştu.

Bu tartışmadan sonra Timuroğlu, Ataşehir toplantısı iddiasıyla ilgili, "Biz toplantının yapıldığı iddia edilen tarihte Sultançiftliği'nde İbrahim Genç'i vurmaya gitmiştik." şeklinde konuştu. Yıldırım ise, "O nereden bilecek? Ataşehir'e gittiğimde Erhan Timuroğlu benim yanımda yoktu." cevabını verdi.

Bazı sanık avukatları ise, bu şekilde sorgu ya da savunma şeklinin olmadığını savunarak, usül yönünden itirazda bulundu. Bu sırada Avukat Vural Ergül, "Bari Yıldırım'a bir cübbe verin." şeklinde seslendi. Bunun üzerine Yıldırım da, "Vural Ergül, Alparslan Arslan ile aranızda ne gibi bir ilişki var? Sizin adınız geçtiğinde Arslan neden hop oturup hop kalkıyor." dedi.

(CİHAN)


10 Kasım 2009 Haberleri 1 2 3 4 5