"Gülen toleranslıdır ama hiçbir zaman dinden taviz vermez"

Mısır'ın başkenti Kahire'deki Arap Birliği binasında gerçekleştirilen 'İslam Dünyası'nda ıslahın geleceği: Fethullah Gülen Hareketi ile karşılaştırmalı tecrübeler' başlıklı konferans devam ediyor. Konferansın ikinci gününde konuşan Mısırlı akademisyenler, Gülen'in aksiyon ve dini hassasiyet yönüne vurgu yapan konuşmalar yaptı..

Uluslararası Mısır Üniversitesi'nden Prof Emani Salih, hareketini hoşgörü ile özdeşleştiren Gülen'in aynı zamanda dini hassasiyetiyle öne çıktığını vurguladı. Emani, "Allah'a iman onun hareket noktasının temelini oluşturuyor. O toleranslıdır ama hiç bir zaman dinde taviz vermiyor." ifadelerini kullandı.

Reformcularla ıslah hareketi liderlerinin birbirinden çok farklı olduklarına işaret eden Prof Emani Salih, hareket liderlerinin insanları ikna ederek, yol göstererek ıslah faaliyetleri yürüttüklerini, bunun en güzel örneğinin de Gülen hareketi olduğunu belirtti. Salih, hareketin Türkiye'de çok başarılı olduğunu, bunun Arap ülkelerinde de uygulanıp uygulanamayacağının araştırılması gerektiğini de ifade etti. Salih, günümüzdeki pek çok hareketin Hz. Muhammed'in fikirlerini materyalist bir temelle ele alarak büyük yanlışlara girdiklerini Gülen'in ise İslam'ın orijinaline sahip çıkarak günümüze uyarladığının altını çizdi.

"ARAP DÜNYASINDA 'TURAN' VE 'TİRAN' ÖZDEŞLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILDI"

Kahire Üniversitesi'nden Prof İbrahim Bayyumi Ganim de Gülen'in İslam'ın orijinal halini günümüze yansıtmaya çalıştığını belirtti.

Türkler ve Arapların uzun yıllar birbirinden uzak kaldıklarını ve birbirini tanımadıklarını söyleyen Prof Bayyumi, "Türkiye'de bir dönem bilinçli bir Arap düşmanlığı yapıldığı gibi Arap dünyasında da bilinçli bir Türkofobia (Türk korkusu) yayılmaya çalışıldı ve halen de çalışılıyor. Turan (Türk) ve Tiran (Zorba) kelimesi birbiriyle özdeşleştirilme arayışları var.' diye konuştu.

Bayyumi, buna daha önce tarihte de şahit olduklarını, Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettiği zaman, Latinlerin Türkler için kullandıkları Turco kelimesiyle barbarlık kelimesini özdeşleştirdiklerini söyledi. Bayyumi, Gülen hareketinin Türk ve Arap dünyalarının birbirini daha iyi tanımaya vesile olduğunu belirtti.

Bayyumi'ye göre Gülen ıslahçı olmasına rağmen hiçbir zaman kendisini müceddid olarak adlandırmadı, İslam'ın orijinal halini günümüze yansıtmaya çalıştı.

Bayyumi, Gülen'in Arap ve İslam dünyasının önemli şahsiyetleri Hasan El Benna, Muhammed Abduh ve Seyyid Kutup'un zeka, ilim ve aksiyon yönlerini kendinde topladığını vurguladı.

"ALLAH'A GÖTÜREN YOL, EĞİTİMDEN GEÇER"

Yeni Ümit dergisi genel yayın yönetmeni Ergün Çapan, Allah'a götüren en kestirme yolun "i'la-yı kelimetullah", buna götüren yolun da eğitimden geçtiğine işaret etti. Gülen'in kalp ve kafa izdivacına büyük bir önem verdiğini belirten Çapan; 5, hatta 8 asırdır İslam dünyasının ufkunun geri kalmasının en önemli sebebinin tekvini ilimlerden uzak kalınması olduğunun altını çizdi.

Gülen'in felsefesinde aksiyon ve düşüncenin iç içe olduğunu, ancak aksiyonun her zaman düşüncenin önünde olduğunu vurgulayan Çapan, "Bu hizmet, aksiyon temellidir. Temsil ve aksiyon eksikliğinden dolayı İslam dünyası hep geri kaldı.' Dedi.. Gülen'in sahabe hayatını her zaman tatbik etmeye çalıştığını da belirten Çapan, ondaki en önemli dinamiğin adanmışlık ruhu olduğunu ifade etti.

Sudan'dan Prof. Hasan el Mekki de Gülen'in bazı sebeplerden dolayı ülkesini terk ederek başka bir ülkede yaşadığını hatırlattı. El Mekki, "Ancak unutmamak lazım ki, Hz. Musa da davası için ülkesini terk etmek zorunda kalmıştı." dedi. Mekki, Gülen sonrası müesseselerinin onu yaşatacağının da altını çizdi.

"GÜLEN HAREKETİ, TÜRK VE ARAP DÜNYALARI ARASINDA KÖPRÜ VAZİFESİ GÖREBİLİR"

Toplantıya katılan akademisyen ve kanaat önderleri de Cihan'a yaptıkları açıklamada bu toplantı ile Gülen'i daha iyi tanıdıklarını söyledi.

Kur'an mucizeleri üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Mısır'ın önde gelen bilim adamlarından Prof Zaglul Naggar Gülen hareketinin Türk ve Arap dünyası arasında köprü vazifesi görebileceğini belirti. Arap dünyasında da pek çok hareket bulunduğunu ve bunlarla iyi bir koOrdinasyon içinde olmak gerektiğini ifade eden Naggar, zamanın omuz omuza hareket etme zamanı olduğunu söylüyor.

Cezayir'deki Konstantin Üniversitesi eski Rektörü Prof. Ammar Talibi toplantının Gülen'i daha iyi anlamalarına yardımcı olduğunu ifade etti. Konferansın organize heyeti içinde yer alan Kahire Üniversitesi'nden Prof Pakinam Şarkavi, Arap ve Mısırlı entelektüellerin Gülen'in dini ve ıslahçı yönünü çok az bildiklerini, bu toplantı ile Gülen'i Arap dünyasına anlatmaya çalıştıklarını belirtti.

Toplantıya katılan Demokratik Kongo Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanı Abdullah Mangala, İslam dünyasının parçalanmışlığına dikkat çekerek, bu hareketin tüm İslam dünyasını ve hatta dünyayı kucaklayan bir yönü bulunduğunu belirtti. Mangala, Gülen Hareketi'nin insanlığın felaketten kurtulması için önemli bir reçete olduğuna işaret etti.

Diğer bir Afrika ülkesi Tanzanya'dan Diyanet İşleri Başkanvekili Şeyh Alhad Musa Salum ise İslam dünyasının bir an önce fakirlikten kurtulması gerektiğini ifade etti. Fakirliğe çözümün ise eğitimden geçtiğini belirten Salum, Gülen hareketinin insanlığa çok güzel bir eğitim modeli sunduğunun altını çizdi.

Yarın sona erecek olan konferans, www.arabturkdialog.com sitesinden de canlı olarak yayınlanıyor.

(CİHAN)

 Gülen toleranslıdır ama hiçbir zaman dinden taviz vermez  Gülen toleranslıdır ama hiçbir zaman dinden taviz vermez  Gülen toleranslıdır ama hiçbir zaman dinden taviz vermez

20 Ekim 2009 Haberleri 1 2 3 4 5