Bardakoğlu: Laik yapı ile toplumun din hassasiyetleri arasında gerilim oluşturulmamalı

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, devletin laik yapısı ile toplumun din hassasiyetleri arasında tansiyona ve gerilime yol açacak tavır ve davranışlardan kaçınmak gerektiğini söyledi.

IV. Din Şurası, Ankara Bilkent Otel'de başladı. Şuraya, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcımları Cemil Çiçek, Bülent Arınç, Devlet Bakanları Selma Aliye Kavaf, Faruk Çelik, Mehmet Aydın, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve 300'ün üzerinde bilim ve din adamı katıldı.

Açılışta konuşan Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, şurada din ve toplum üst başlığı altında sosyal problemler karşısında din ve diyanet konularının ele alınacağını söyledi. Laikliğin tüm dinleri hesaba katan bir denge arayışının ürünü olduğunu söyleyen Bardakoğlu, "Laiklik, devletin herhangi bir dinle kendi gerekliliklerini karşılayacak bir talepkarlık içinde ilişkiye geçmemesini; toplumun din ile kuracağı bağlara müdahale etmemesini; hatta bu sınırları garantiye alan, dinin de kamusal hayatı bütünüyle kuşatan bir siyasi proje kılınmasını önleyen bir kontrat olarak okunmalıdır." dedi.

Bardakoğlu, dinin ve dindarlığın tabii bir sonucu olarak davranışlara akseden ve toplumsal hayatta görülür olan yansımalarını siyasal okumaya tabi tutma ve yeni duruma tehdit olarak algılama şeklinde ikinci bir yanlışlığın yapıldığını söyledi. Bardakoğlu şöyle devam etti: "İşte bu noktada devletin laik yapısı ile toplumun dini hassasiyetleri arasında tansiyona ve gerilime yol açacak, insanları birinden birini tercihe zorlayacak söz, tavır ve davranışlardan kaçınmanın sorumlu mevkide olan herkes için özel bir önem taşıdığını belirtmemiz gerekir."

"Dini yorumlarken, şimidiki zamanın ruhunu yakalamak zorundayız." diyen Bardakoğlu, "Geleneğin sürekli güncellenmesi, şimdiki zamanın ruhuyla geçmiş zamanların tecrübe ve mirasının buluşturulması gerekmektedir." ifadesini kullandı. Geleneği dışarıda bırakan, ihmal eden ya da reddeden yaklaşımlar kadar, bugünün gerçekliğine takılıp kalan, fiili durumun etkilerine fazlasıyla açık yaklaşımları da sorunlu bulduklarını belirten Bardakoğlu, şunları dile getirdi: "Dini anlamada ve yorumlamada eleştirel bakış açısına, bilimsel verilerin ve rasyonel düşüncenin katkısına sırt çeviremeyiz. Yüce İslam dini bütün zamanlarda bize kendisiyle sağlam bir ünsiyet kurabileceğimiz bir anlam ve değer dünyası sunmaktadır. Kur'an ve sünnete olan saadakatiyle kesintisiz bir yorum zenginliği içinde günümüze kadar uzanan sahih dini geleneği güncelleştirmek ve bu zeminde dinamik bir gelecek inşa etmek de bu çağın insanının görevidir."

Yaşanan tecrübelerden sonra laikliğin dinle toplum, dinle devlet arasında sık sık tekrarlanan tartışmaların parçası ya da dine karşı tutumların referansı olmaması gerektiğini vurgulayan Bardakoğlu, "Dini konuları her türlü siyasi mülahazanın ve çıkar hesabının üstünde tutarak konuşmalı ve anlamaya çalışmalıyız. Bu, dine saygının da gereğidir." dedi.

Şuranın sağladığı çoğulcu, demokratik ve özgürlükçü ortam içinde din ve toplumla ilgili mevcut sorunların ve çözüm yollarını akademik ve entelektüel düzeyde tam bir yetkinlikle ele almak istediklerini söyleyen Bardakoğlu, "Ne kadar farklı ve aykırı olursa olsun burada tartışılacak her bir görüş ve öneri inanıyorum ki, ülkemizin birlik ve esenliğine, insanımızın huzur ve mutluluğuna, aramızda karşılıklı anlayışın, sevgi ve saygının kökleşmesine katkı sağlayacak, sosyal sorunlarımızın çözümünde İslam dininin kesintisiz rahmetinden daha çok istifade etmemize kapı aralayacaktır." şeklinde konuştu.

(CİHAN)


12 Ekim 2009 Haberleri 1 2 3 4 5