Bakan Ergün: Uluslararası pazarda hak edilen yerin alınabilmesi evrensel standartlara uygun üretimden geçiyor

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türk sanayicinin uluslararası pazarda hak ettiği yeri alabilmesinin yolunun evrensel standartlara uygun üretim yapmaktan geçtiğini söyledi.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Türkiye Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) tarafından Kayseri Sanayi Odası'nın(KAYSO) ev sahipliğinde 'Türk sanayisine sektörel bakış: Mobilya sektörü' isimli seminer düzenlendi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, burada yaptığı konuşmada, sanayideki eğilimlere değinerek girişimcileri nasihatlerde bulundu.

Dünyada ekonomi seyrinin bilgiye dayalı üretim eğiliminde olduğunu belirten Bakan Ergün, uluslar arası pazarda yer edinebilmenin bilgi-yoğun üretime entegre olmaktan geçtiğini söyledi. Bilgiyi teknolojik ürüne dönüştüren ülkelerin refah seviyesinin yükseldiğine dikkat çeken Ergün, "Bakanlık olarak temel misyonumuz, Türk sanayisinin rekabet gücünü ve verimliliğini artırmak, dünya ticaretinden pay alan ülke haline getirmektir. Ağırlıklı olarak yüksek katma değer sağlayan ileri teknoloji ürünlerin üretildiği, nitelikli iş gücüne sahip, aynı zamanda çevreye duyarlı bir sanayi yapısına dönüşümü hızlandırmaktır. Bilginin gücü tayin ettiği günümüzde, bilgi üreten, ürettiği bilgiyi teknolojik ürünlere dönüştüren ülkeler müreffeh konuma gelmiştir. Günümüzde sanayi ve ticaretin hızla gelişmesi sanayiciyi belirli bir kaliteyi sağlama mecburiyetine itmektedir. Bugün uluslar arası pazarda hak ettiğimiz yeri alabilmenin yolu evrensel standartlara uygun ürerim yapmaktan geçiyor. Bu bağlamda hedef yenilikçi, yüksek katma değerli ürünler imal etmektir. Bunun yolu bilgi yoğun üretimden geçmektedir." dedi.

"Önümüzdeki süreçte tasarım teknolojisinin öne çıkacağı herkesin ortak öngörüsüdür." diyen Bakan, "Girişimcilerimiz artık ar-ge ve inovasyona yönelerek bilgi üretip, ürettikleri bilgileri de teknolojiye dönüştürmelidirler. Katma değerli ürünler geliştirmeliler. Bakanlık olarak biz geçtiğimiz ay Türk Tasarım Konseyi'ni kurduk. Bu ay da panel düzenleyeceğiz. Bakanlık olarak destek verdiğimiz teknoparklarda da yeni tasarımlar ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Ülkemizin sahip olduğu demografik yapı bizim zenginliğimizdir. Ar-ge ve inovasyona yönelik çalışmaları bakanlığımız desteklemektedir. 2010 yılında bu konudaki desteklerimiz iki katına çıkacaktır. Emek-yoğun üretimden bilgi-yoğun üretime geçişte gerekli destekler de vereceğiz." diye konuştu.

Türk mobilya sektöründe özellikle düşük ölçekli aile firmalarının yoğunlukta olduğunun gözlemlendiğini belirten Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, "Türkiye'deki mobilya üretimi, düşük ölçekli aile firmaları tarafından yapılmaktadır. Bu işletmeler düşük kapasite kullanım oranlarıyla düşük verimle çalışmaktadırlar. Bu yüzden üretim maliyetleri de yüksek olmaktadır. Ancak son zamanlarda hızlı bir dönüşüm geçirerek, eskiye oranla bilgiye dayalı üretim yapılan mobilya sektörü olma yolunda ilerlemektedir. Mobilya sektörü hızlı bir küreselleşme içindedir. Mobilya tüm dünyada temel ihtiyaçlar arasında yer aldığından, yoğun rekabet yaşanmaktadır. Türk girişimcileri bu alanda dünya çapında ihracat yapmaktadır." ifadelerini kullandı.

Mobilya sektöründeki kayıt dışı üretime de değinen Nihat Ergün, şunları söyledi: "Bakanlığımız girişimci veri sistemi 2007 yılı verilerine baktığımızda 30 bin 457 firmadan 23 bin 664'ü işletme hesabına göre defter tutan, yani küçük ölçekli gelir vergisi mükelleflerinden oluşmaktadır. Mobilya sektörünün yüzde 22'si, yani 6 bin 793'ü orta ve büyük boy işletmelerden oluşmaktadır. Küçük işletmelerin net satışlarıyla, karlılıklarına baktığımızda, özellikle kayıt dışılığın da etkisiyle kârsız çalıştıklarını gözlemliyoruz. Mobilya sektörünün 2007 yılında toplam 6 milyar 600 milyon TL civarında net satışa, 365 milyon TL civarında da ticari kâra sahip olduğunu görüyoruz. Ancak bu kardan küçük ölçekli firmalar, yüzde 13 oranında pay alabilmişlerdir. Bu veriler bize birkaç şey ifade etmektedir. Birincisi, KOBİ'ler satışlardan sadece yüzde 4 pay alırken karın yüzde 13'ünü alması bu işletmelerin sanki daha karlı olduklarını gösteriyor. İkincisi, işletme başına yıllık ortalama bin 100 TL ticari kar elde ettiklerini belirtmeleri, burada bir yanlışlık olduğunu göstermektedir. Ya da bu işletmelerin büyük bir bölümü gayri faaldir ya da kayıt dışı çalışmaktadır."

(CİHAN)

Bakan Ergün: Uluslararası pazarda hak edilen yerin alınabilmesi evrensel standartlara uygun üretimden geçiyor

12 Ekim 2009 Haberleri 1 2 3 4 5