İhracat bir önceki aya göre yüzde 9,36 arttı (2)

Türkiye ihracatı bayram dolayısıyla kayıp iki iş gününün de etkisiyle eylül ayında yüzde 30,53 gerileme yaşadı. Bir önceki aya göre ise yüzde 9,36 ihracat artışı var. İstanbul'da yaşanan sel felaketinin ihracatta ne kadar kayba sebep olduğu ise ekim ayında netleşecek.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, talep daralması, emtia fiyatlarındaki gerileme gibi sebeplerden kaynaklanan ihracattaki düşüşün kısa vadeli olumsuz gelişme olduğunu belirterek, "Aslolan pazar payının korunması. Biz buna odaklanıyoruz." dedi. Büyükekşi, eylül ayı ihracat rakamlarını Uşak Organize Sanayi Bölgesi'nde açıkladı. İhracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,53 gerilemesinde bayramın da etkili olduğunu belirterek, "Geçen sene ile karşılaştırıldığında bayram dolayısıyla iki iş günü kaybımız var. Geçen sene bayram Ekim ayında idi." dedi. İhracatın bir önceki aya göre yüzde 9,36 arttığına dikkat çekerken, bu dönemde ihracat rakamlarında, talep daralması, emtia fiyatlarındaki gerileme gibi sebeplerden düşüşler olduğunu belirtti. Büyükekşi, "Ama bu kısa vadeli bir gelişme. Aslolan pazar payının korunması ve rakiplerden pazar payının alınmasıdır. Bizim odaklandığımız alan da pazar payı." vurgusunu yaptı.

TİM Başkanı Büyükekşi, 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefinin sadece matematiksel, hukuki ve mevzuatla ilgili düzenlemelerle değil, aynı zamanda fırsatları doğru şekilde değerlendirmek ile mümkün olacağını anlattı. Bu açıdan bakıldığında en son açıklanan orta vadeli programın ihracat için istenilen noktada olmadığını savundu ve "Orta vadeli programda, yıllık yüzde 9-10 seviyelerinde ihracat artış projeksiyonu yapılmış. Bunun sonucunda da ihracatımızın 2012'de 130 milyar dolar seviyesine yükseleceği tahmin ediliyor. Halbuki 2008 yılında 132 milyar dolar ihracat yaptık. Projeksiyona göre 2012 yılında bu rakamın da altında kalıyoruz. Bizim yıllık ihracat artış projeksiyonumuz yüzde 12,6." diye konuştu.

"FAİZ İNDİRİMLERİ OLUMLU AMA GEÇ KALINDI"

Mehmet Büyükekşi, Merkez Bankası'nın faiz indirimlerini olumlu bulduklarını ama bu konuda geç kalındığını söyledi. TİM Başkanı, "Keşke bu trend çok daha önce başlasaydı demekten de kendimizi alamıyoruz. Keşke üreticiler ve ihracatçılar yüksek faiz altında bunca sene ezilmeseydi. Keşke yüksek faizin sebep olduğu düşük kurlarla bunca sene yaşamak zorunda kalmayıp ara malı imalatında rekabetçiliğimizi kaybetmeseydik." dedi. Faiz indirimleri sayesinde, finans kuruluşlarının ellerindeki parayı kullanmaları, krediye yönlendirmeleri doğrultusunda bir baskı da oluştuğunu, ancak hala kredi piyasasında bir sıkışma olduğunu ifade ederek, piyasanın tam olarak açıldığını söylemenin mümkün olmadığını kaydetti.

Bunun atlatılması gerektiğini belirten Büyükekşi, "Gecelik faizler ile kredi faizleri arasında hala ciddi bir makas var. Bankacılık kesiminin özel sektörün iyi durumda olduğunu dile getirmesini olumlu buluyoruz. Ama sadece işin sözde kalmayıp uygulamada faizlerin düştüğünü görmek istiyoruz. İyimser tablonun daha da gelişmesi için kredi kanallarının daha da açılması gerekiyor Bu konuda reel sektör-finans sektörü işbirliğinin daha da geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz." diye konuştu.

Türkiyenin kendine güvenmesi gerektiğini vurgulayan Büyükekşi, yeniden kurgulanan küresel ekonomik sistemde Türkiye'nin mevcut ekonomisi ve potansiyeli ile merkez ülkesi olacağına inandıklarını ifade etti. Türkiye'de yapılan IMF ve Dünya Bankası toplantılarının da, Türkiye'nin küresel rolü için önemli bir fırsat olduğunu kaydetti. G-20 zirvesinden dünya ekonomisinin geleceği üzere alınmış somut bir karar çıkmadığını, her ne kadar liderler daha olumlu gözükseler de dünyanın ekonomik krizden çıktığı şeklinde bir cümle sarf edilmediğini kaydeden Büyükekşi, "Eğer hala kriz paketleri devam ediyorsa tehlike geçmemiş demektir. Bunu dikkate almamız gerekiyor." dedi.

SESLİ: KRİZDEN İLK ÇIKMAYA BAŞLAYAN İL UŞAK

Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu (TÜGİK) Başkanı Hazim Sesli, Türkiye'de krizden ilk çıkmaya başlayan ilin Uşak olduğunu söyledi. Aynı zamanda Uşak OSB'in başkanlığını da yürüten Sesli, 2008 yılının ilk 9 ayında Uşak OSB'de 18 milyon kilovatsaat elektrik kullanımı varken bugün bu rakamın, 22 milyon 600 binkilovatsaate çıktığını söyledi. Aynı dönemde doğal gaz kullanımının ise 4 milyon 118 bin metreküpten 4 milyon 944 bin metreküpe ulaştığını, bu tablonun herkesin görmeyi arzu ettiği bir tablo olduğunu belirtti. Sesli, "Uşak sanayisinde başlayan iyileşme süreci yavaş yavaş başta esnafımız olmak üzere ekonominin bütün çarklarına yansıyacaktır." dedi.

(CİHAN)


01 Ekim 2009 Haberleri 1 2 3 4 5