Arzuhan Doğan Yalçındağ: Soğuk Savaş'ın bitmesi özünde, sözün kuvvete karşı bir zaferiydi (1)

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, derneğin Yüksek İstişare Konseyi toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Doğan Grubu'na kesilen ceza ile ilgili konuşmadı ama 'söz' ve 'güç' karşılaştırması yaptı. Yalçındağ, "Kırk gün sonra Soğuk Savaş'ı bitiren olayın, Berlin Duvarı'nın yıkılmasının, yirminci yıldönümü kutlanacak. Aslında Soğuk Savaş'ın bitmesi özünde, sözün kuvvete karşı bir zaferiydi." dedi.

Konuşmasına, "İçimdeki tüm ağırlığa rağmen, hatta belki tam da bu nedenle, sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum." diye başlayan Yalçındağ, "İnsan bazen sözün hükmünün artık geçerli olmadığına, gücün, sözü bitirdiğine inanıyor. Üzerinize bir kasvet çöküyor. Ama sonra silkiniyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Demokrasi ve piyasa ekonomisinin gelişim süreci ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Yalçındağ, bu süreçte, dünyada mal ve sermaye akımları büyük bir hızla serbestleştiğini ancak, küresel ekonomik sistemin düzgün çalışmasını denetleyen ve gözeten mekanizmalar oluşturulamadığından mevcut küresel krizin meydana geldiğini söyledi. Dernek başkanı, "Bunun yarattığı sarsıntının etkilerinin de özellikle gelişmiş ülkelerde kolay geçmeyeceği belli. Ayrıca ürkütücü toplumsal dalgalanmalar ihtimali de maalesef güçlü." diye konuştu.

Bu arada dünyanın bugüne dek benzeri görülmemiş bir ekonomik güç kaymasına tanıklık ettiğini, alışılan ve bilinen düzenin birçok parametresinin değiştiğini aktaran Yalçındağ şunları söyledi:

"Geçen hafta yapılan G-20 zirvesinde bundan böyle dünyanın ekonomik meselelerinin sadece zenginler tarafından çözülemeyeceği karara bağlandı. G-8 ekonomik konularda yerini G-20'ye bıraktı. Görülüyor ki, ulusal planda olduğu gibi uluslararası planda da ekonominin gelişmesi, demokrasinin de gelişmesini gerektiriyor. Küresel krize çare ararken, çözüm daha çok sayıda ülkenin katılımında, bir bakıma uluslararası kurumların demokratikleşmesinde aranıyor. Geliri üretmek kadar gelirin paylaşımı da yeni ekonomik düzenin odağında olacak. Ülkeler yeni yapılanma içinde kendileri için en uygun pozisyonu alma çabası içine girecek. Küresel iş bölümünde öne çıkabilmek için fark yaratacak özelliklere ve becerilere yatırım yapacaklar. Türkiye de, G-20'nin bir üyesi olarak bu küresel yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olacak. Bu durumda ekonomik geleceğimizi tanımlamak, küresel işbölümünde nasıl ve hangi güçlü yönlerimizle yer almak gerektiğini tartışmak zorundayız. Saptadığımız hedeflere varmak için gerekli önlemleri almalı, başta eğitim felsefemiz olmak üzere üretim yapımızda, teknoloji geliştirme kapasitemizde köklü bir dönüşüm çabası içine girmeliyiz.

"YENİ DÜZEN TÜRKİYE'NİN ÇEVRESİNDEN BAŞLAYARAK KURULACAK"

Dünyanın yeni bir yapılanmaya gittiğini, güç, eskisine kıyasla daha dengeli dağıldığını bu çerçevede ABD Başkanı Obama'nın da, dünya ile birlikte hareket etmek istediğini dile getiren TÜSİAD Başkanı Yalçındağ, yeni düzenin Türkiye'nin çevresinden başlayarak kurulduğunu savundu.

"Dünyanın en istikrarsız bölgeleriyle çevrili, enerji havzalarının sınırındaki ülkemizin, düzenin kurulmasında ve yerleştirilmesinde önemli bir rol üstleneceği anlaşılıyor." diyen Yalçındağ, uluslararası sistemde ön plana çıkan Türkiye'nin, içeride daha istikrarlı, daha öngörülebilir, hukukun üstünlüğünün ön plana çıktığı ve herkesin kendisini eşit ve özgür hissettiği bir düzeni köklü kılması gerektiğini kaydetti. Yalçındağ, "Toplumsal istikrar ve huzuru da bulmak zorundadır. Bunu yapamazsa uluslararası yükümlülüklerini taşıyamayacağından kaygı duyuyorum." dedi.

(CİHAN)


01 Ekim 2009 Haberleri 1 2 3 4 5