Erdoğan, New York Devlet Üniversitesi'nde konuştu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ayrıştırmak, farklılaştırmak, bölmek ve parçalamanın kolay olduğunu belirterek, "Zor olan ama aynı zamanda olması gereken evrensel ve insani olan, yapmaktır, inşa etmektir, bir arada tutmaktır" dedi.

Erdoğan, New York Devlet Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Levin Enstitüsü'nde 'Medeniyetler İttifakı Yazmanlığı tarafından düzenlenen toplantıda konuştu. Özellikle 11 Eylül saldırılarının ardından dünyayı daha fazla kutuplaşmaya sevk edecek bir söylemin hakim olduğunun görüldüğünü ifade eden Erdoğan, "Şunu belirtmek isterim, ayrıştırmak, farklılaştırmak, bölmek, parçalamak, yıkmak kolay olandır. Zor olan ama aynı zamanda olması gereken evrensel ve insani olan, yapmaktır, inşa etmektir, bir arada tutmaktır" diye konuştu. Medeniyetler çatışması tezine ayrıştırma, farklılaştırma tezine karşı 'Medeniyetler İttifakı' tezini ortaya koydukların anlatan Erdoğan, şöyle konuştu: "Nitekim yüzyıllar öncesinden bizlere barış ve kardeşlik çağrısı yapan Yunus Emre, 'Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz' diyor. Hepimiz ölecek miyiz? Öleceğiz. Öyleyse bu kavga niye, bu savaşlar niye? Şimdi de ekonomik kriz var. Acaba dünyada savunmaya ayrılan para, fakir, yoksul ülkelerin kalkınmasına ayrılıyor mu, eğitime, sağlığa, iklim değişikliğine ayrılıyor mu, çevreye ayrılıyor mu, kültürlerin bu noktada olgunlaşmasına ayrılıyor mu? Hayır, hayır, hayır! Burada gelişmiş ülkelerin üzerinde çok büyük bir yük var ve gelişmekte olan ülkelerin de. Yine diyor ki büyük düşünür Mevlana, sadece insan olmaktan ötürü kucaklayan yaklaşımıyla, yüzyıllar öncesinden bugünlere çok önemli mesajlar veriyor. Diyor ki, 'Gel, her ne olursan ol gel, ister kafir, ister Mecusi, ister puta tapan ol, yine gel. Bizim dergahımız umutsuzluk dergahı değildir, yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel' "

NEW YORK TRAFİĞİ

Toplantıya gelirken arabada Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile yaptığı konuşmadan bahseden Erdoğan, Şimşek ile New York'ta bir yerden bir yere yaya olarak 15 dakikada gidilebilecek mesafenin araçla belki yarım saatte zor gidildiğini konuştuklarını söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti: "Bunu konuştuk ve sorduk acaba neden? Halbuki toplu taşımacılık en ideal şekilde var. Peki neden? Biz tüketim ekonomisiyle, verim ekonomisini balans edemiyoruz. Önce bunun balans edilmesi lazım. Buradaki sürekliliği eğer egemen kılmazsak gelecek daha tehlikeli. Herhalde bu dev kulelerin yıkılması mümkün değil. Geniş caddeler inşa etmek de mümkün değil. Peki bu araçları nereye koyacağız? Üst üste bunları mı bina etmeye başlayacağız? Bu da mümkün değil. Öyleyse gelecek çok daha büyük tehlike arz ediyor. Ben çok fakir bir ailede büyüdüm. Bizim kendi özel arabamız yoktu ve okulum 30-40 dakika mesafedeydi. O yolu küçük Tayyip olarak ben yaya gider gelirdim, annem de elimden, kolumdan tutmazdı ve ayakkabılarım delik deşikti. Yağmurda, çamurda, kışta ayaklarımın kızardığını bilirim. Şimdi biz çoluğumuza çocuğumuza o ayakkabıları layık görmüyoruz, çok daha farklı bir noktadayız. Bununla, böyle olsun demiyoruz. Şüphesiz ki daha iyi ama daha iyi olmalıyız. Daha iyi olması için tüketim ekonomisi ile verim ekonomisini dengelememiz lazım. İsraf ekonomisine de dikkat etmeliyiz. Eğer bunu başarırsak biz küresel ekonomik krizi aşmayı çok iyi şekilde başarırız.

Öte yandan toplantının sonunda Erdoğan'a New York trafiğinin çözümüne dair bir katkı olması durumunda dinlemek istendiği söylendi. Erdoğan da İstanbul Eski büyükşehir Belediye Başkanı olduğunu belirterek, "Ulaştırmayı iyi bilirim" dedi.

(CİHAN)

Erdoğan, New York Devlet Üniversitesi'nde konuştu

23 Eylül 2009 Haberleri 1 2 3 4 5