Devlet Bakanı Çiçek: Bu işin sihirli bir formülü yok

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, "Barışı, kardeşliği tesis ederek, Türkiye'nin üniter yapısı içinde, Anayasamızın ilk üç maddesinde yazılı olan ortak paydaları koruyarak, terörle mücadeleye sonuna kadar devam edeceğiz." dedi. Herkesin zor bir mücadele yürütüldüğünün farkında olması gerektiğini söyleyen Çiçek, "Bu işin sihirli formülü yok, gündelik politikaya alet edilecek hiçbir yanı yok." diye konuştu.

Eğitim Bir Sen, Gazi Kültür Merkezi'nde geleneksel iftar yemeğini verdi. İftara, Devlet Bakanı Cemil Çiçek, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Bakan Çiçek, 6 askerin şehit edilmesi ile ilgili, "Bugün yaşanan olaylar hepimizin yüreğini bir kere daha karartmıştır. Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Sel felaketinde hayatını kaybedenlerde inancımıza göre şehittirler inşallah, hepsine Allah'tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağolsun." dedi.

Türkiye'nin iki türlü meselesi olduğunu söyleyen Çiçek, "Birisi iktidarlardan kaynaklanır. İktidar gidince, o sorun da ortadan kalkar. Ama Türkiye'nin yüreğimizi yakan, üzerinde önemle durduğumuz zaman zaman kavga edercesine münakaşa yaptığımız bazı sorunları var ki, bunlar Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve miletimizin sorunlarıdır. İktidar ile alakalı değildir. Çözümü için birlikte bir gayret çaba sarfedilemediyse, iktidarlar değişir ama sorunun kendisi kalmaya devam eder." şeklinde konuştu.

"Bugün Türkiye'nin çözümü için uğraştığımız konuları devletimin ve milletimizin sorunudur." diyen Çiçek, bunların başında terör sorunu geldiğini belirtti. Terörün hükümetler üstü bir mesele olduğunu kaydeden Çiçek, şöyle devam etti: "Milletimizin meselesidir. Sen ben kavgasına kurban edilmeyecek kadar da Türkiye için hayatidir. Kim bu konuda ne biliyorsa, ne katkı verecekse, çözüm noktasında ne fikir ileri sürecekse, herkes bunu ortaya koysun. Bu fikirlerin ortaya konulması ile ortak çözüm bulacağız. Hükümetin bu konuda düşündükleri var, çalışmaları var, gayretleri var ama herkesin katkısına da ihtiyacımız var. Kimse bu noktada cimrilik etmemelidir. "

Terörün uluslararası politikanın bir parçası haline geldiğini söyleyen Çiçek, "Çoğu zaman taziye mesajı gönderenler bu üzücü olayların arkasında, aynı zamanda bu kanlı olayların teşvikçileridir, tertipçileridir. Meseleyi gündelik siyasete kurban edersek, meseleyi yeteri kadar anlamamış oluruz. Hükümet olarak elimizden gelecek her çabayı içerde ve dışarda göstermeye çalışıyoruz. Terör, Türkiye'nin ilerlememesi, gelişmemesi, Türkiye'nin bir bölgesel güç, dünya gücü olmaması noktasında çaba sarfeden ülkelerin bir enstürümanıdır. Geliştiğimizde kimin ayağına basıyorsak onlar bu örgütlerin arkasındadır. Hiçbir terör örgütü dış destek olmadan 24 saatten fazla yaşayamaz." dedi.

"25 yıldır bu boyuttaki bir törer örgütü silahı nereden alıyor, patlayıcıyı nereden alıyor, ilkokul mezunu bile olmayan bu terör örgütü mensuplarına eğitimi kim veriyor. Parasal destek nereden geliyor, sıkıştıklarında hangi ülkelere sığınıyorlar, neden iadesi istendiğinde bunlar iade edilmiyor?" diye soran Çiçek, şunları dile getirdi:

"Bunların cevabı bizi doğru bir adrese götürecektir. Törer konusu Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüne kastedilmesini isteyen çevrelerin, ülkenin huzurunun, barışının, kardeşliğinin gelişmesini engellemek isteyen iç ve dış çevrelerin ortaya koyduğu bir çabadır. Son zamanlarda konuyu mümkün olduğu kadar Türkiye'nin gündeminden geri plana itmek noktasında çok yönlü bir çaba gösteriyoruz. Bundan rahatsız olanlar var. Siyaseten bundan nemalananlar var. Bu sorun çözülmesin, biz bundan istifade edelim diyenler var. Çünkü bir sektör oluşmuş, terör sektörü diye bir sektör var. Bu sektöre deste verenler, elbette hükümetin bu çabalarından rahatsız. Ramazan gününde eylem ortaya koyanlar bu düşünceler ile bu çabalar bu gayretler ile acaba Türkiye'de bir kargaşa çıkarabilirmiyiz, kardeşliğimize zarar verebilir miyiz? "

Türk milletinin geçmişte bu imtihandan geçtiğini bir kez daha geçeceğini belirten Çiçek, "Barışı kardeşliği tesis ederek, Türkiye'nin üniter yapısı içinde, Anayasamızın ilk üç maddesinde yazılı ortak paydaları koruyarak, onlardan asla taviz vermeyerek terörle mücadeleye sonuna kadar devam edeceğiz. Bu konudaki kararlığımızıdan kimsenin endişelenmesine de gerek yoktur. Ancak zor bir mücadele yürütüldüğünün herkes farkında olmalıdır. Bu işin sihirli formülü yok." diye konuştu.

Meselenin gündelik politikaya da alet edilmemesi gerektiğini vurgulayan Çiçek, "Biz elimizden geleni yapıyoruz. Devletimizin tecrübe ve imkanları çerçevesinde yapılması gereken ne varsa, alınması gereken ne karar varsa, bunları hiç gecikmeden aldık, almaya da devam ediyoruz... İnşallah çektiğimiz bu ızdıraplar, son sıkıntılar olsun. Bayramı huzur içinde geçirelim." dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu da konuşmasında terör olaylarında ve sel felaketinde hayatını kaybedenlere baş sağlığı dileğinde bulundu.

GÜNDOĞDU: "DEMOKRATİKLEŞMENİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL, ANAYASA"

Memur Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise, iktidarın Türkiye'nin demokratikleşmesi adına önemli adımlar attığını söyledi. Şehit haberlerine değinen Gündoğdu, başsağlığı dileğinde bulunduktan sonra, "Hükümetin demokratik açılımı bu bağlamda yeni bir önem kazanıyor. İstiyoruz ki, teröre destek vererek, ya da terörün ortaya koyduğu acıdan, şehitliği istismar ederek rant elde edenlerin elinden bu oyuncağı alınsın." dedi.

Demokratikleşmenin önündeki en büyük engelin Anayasa olduğuna dikkat çeken Gündoğdu, sivil bir Anayasa yapılması gerektiğini söyledi. Gündoğdu, "Buradan Meclis'e cağrımız, bu ülkenin geleceğine dair önemli açılımlar, demokratikleşme adımları elbette fayda sağlayacak ama bütün bu açılımların kayda değer olabilmesi, yeterli olabilmesi için, toplum mühendisliği tarafından istismar edilmemesi için insanı merkeze alan, meşruiyet debisi yüksek bir anayasayı, sivil anayasayı yapalım ki, bundan sonra özgürlüklerimizi, emeğimizi ve paramızı çarçur etme yetkisini kimse kendinde bulamasın." şeklinde konuştu.

(CİHAN)


08 Eylül 2009 Haberleri 1 2 3 4 5