Çobanlar 835. kez sudan koyun geçirmek için yarıştılar

Denizli'nin Çal ilçesine bağlı Aşağıseyit köyünde bu yıl 835.'si düzenlenen 'Sudan Koyun Geçirme Yarışması' renkli görüntülere sahne oldu. Denizli'nin Çal, Çivril ve Baklan ilçeleri ve Afyon'dan 33 çoban yarışmalara katıldı.

Yarışma öncesi, sürünün başındaki koyun rengarenk boyandı. Çoban, yol boyunca ıslık çalarak sürüsünü su kenarına getirdi. Çobanlar, sudan geçirebilmek için ıslık çalıp naralar atarak, koyunlarını suya atlatmaya çalıştı. Çobanın ardından hiç beklemeden rengârenk boyanan koyun, ardından da koyunlar suya atladı. Bazı sürülerdeki koyunlar ise çobanın suya atlamasının ardından su kenarında bekleyerek suya girmedi. Bazı çobanların koyunları suya girmesi için zorladığı görüldü. Suya girip karşıya geçmeyen bazı sürüler ise yarışmadan diskalifiye edildi. Yarışmada dereceye giren çobanlar cumhuriyet altını ile ödüllendirildi.

Yarışmalara Denizli Valisi Yavuz Erkmen, AK Parti Denizli Milletvekili Dr. Mithat Ekici, Denizli İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Oklu, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda vatandaş izledi.

Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi, Yörük Türkmen Vakfı (YÖRTÜRK) Denizli İkinci Başkanı Yrd. Doç. Dr. Turgut Tok, Türklerin Türkistan'dan Anadolu'ya ve bu bölgeye hayvanlarıyla beraber geldiklerini belirterek, "O zamanki evimiz kıl çadırlardı, hayvanlarımız koyun ve keçilerimizdi. Bu gelenek 1174'ten beri devam ediyor. Yaklaşık 835 yıllık bir tarih. Denizli ve Ege Bölgesi'nin yaşayan en eski geleneklerinden birini icra ediyoruz." dedi.

Yarışmaları, daha önce geleneksel olarak köylünün, kendi arasında yaptığını anlatan Tok, "Biz Denizli YÖRTÜRK olarak bundan 6 sene önce bu meseleye katkı sağlamaya çalıştık ve gördüğünüz şekle getirdik. Bir nostalji yaşıyoruz bugün, geçmişimize ait bizi biz yapan değerlere ait bir takım duyguları burada hep birlikte yaşıyoruz. Bunlar bir nostalji, işte kıl çadır, kıl çadırda tekrar yaşamayacağız, koyunculuğu böyle yapma şansımız yok." diye konuştu.

Koyunculuğu geçim kaynağı olarak devam ettirenlerin sayısının çok azaldığını vurgulayan Tok, "Buradaki Anadolu toprağı özellikle üzerinde bulunduğumuz Çal, Çivril, Baklan ovası koyunculuğun dünyada en iyi yapılabileceği iklimin en uygun olduğu yerlerden birisi ama küçükbaş hayvancılıkta çok ciddi problemler var, üreticiler bunu terk etme noktasındalar. Bizim dünyada ve Avrupa'da büyük baş hayvancılıkta rekabet etme şansımız az ama küçük baş hayvancılıkta böyle bir şansımız var ." ifadelerini kullandı.

Denizli Valisi Erkmen ise Türk milletinin köklü bir millet olduğunu ifade ederek, "Yaşattığımız farklı bir gelenekleri var, bu geleneklerden bir tanesi de bugün burada sergileniyor; Yörük geleneği. Tabii önemli olan bu geleneklerin yaşatılması, korunması ve gelecek kuşaklara da aktarılabilmesi. Bunu bugün burada, arkadaşlarımız başarıyorlar. Bir millet olmanın en önemli vasıflarından biri de gelecek kuşaklar tarafından bu milletin özelliklerinin bilinmesidir. Biz bu geleneklerimizi yaşattığımız takdirde şu anda bunu gören çocuklarımıza, gençlerimize bunun gelecekte de yapılmasının bir yerde ödevini vermiş oluyoruz." şekline konuştu.

SUDAN KOYUN GEÇİRMENİN TARİHÇESİ

"Bir ağanın çok güzel kızı varmış. Bu ağayı sevenler olduğu gibi çekemeyenler de varmış. Ağanın yanında çobanlık yapan Keloğlan koyunları otlatırken bir gün ağayı çekemeyenler, onu öldürüp koyunları almak istemiş. Keloğlan, "Bana müsaade edin, bir kaval çalayım da muradıma ereyim. Ondan sonra öldürürsünüz." demiş. Keloğlan'ın bu son isteğini kabul etmişler. Keloğlan, oturup kaval çalmaya başlamış. Kaval sesini duyan ağanın kızı, babasına, "Bizim Keloğlan'ı öldürecekler." demiş. Ağa hemen atına binip koyunların yanına gitmiş ve Keloğlan'ı kurtarmış. Ağa, kızına, "Keloğlan'ın öldürüleceğini nereden anladın?" diye sormuş. Kız, Keloğlan'ın ona kavalla mesaj verdiğini söylemiş. Ağa, Keloğlan'ı yanına çağırmış ve "Koyunlara tuz ver, üç gün de su içirme. Eğer koyunlar suyun yanına gelir ve su içmeden karşıya geçerse kızım senindir." demiş. Keloğlan, ağanın sözü üzerine derenin kenarına getirdiği koyunlara kaval çalmış. "Aman kara koyunum, beni mahcup etme" diye üç defa tekrarladıktan sonra koyunlar, su içmeden karşıya geçmiş. Böylece Keloğlan muradına ermiş. İşte bin yıldır bu bölgede Keloğlan'ın kara koyunu gibi bölge insanı da koyunlarını Büyük Menderes'in soğuk sularından karşı kıyıya geçirmeye çalışır."

(CİHAN)

Çobanlar 835. kez sudan koyun geçirmek için yarıştılar Çobanlar 835. kez sudan koyun geçirmek için yarıştılar

16 Ağustos 2009 Haberleri 1 2 3 4 5