Başbakan Erdoğan: AB, Türkiye'ye verilen sözleri tutmalıdır (2)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB'ye üyelik meselesini iç politika malzemesi yapmanın hiç bir ülkeye fayda getirmeyeceğini belirterek, "Avrupa Birliği, Türkiye'ye verilen sözleri tutmalıdır." dedi.

Erdoğan, AB ülkeleri Büyükelçileriyle Başbakanlık Resmi Konutu'nda öğle yemeğinde buluştu. Erdoğan, 2009 yılındaki ilk ziyaretini Brüksel'e gerçekleştirerek, Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki kararlılığını vurguladığını ifade etti. Erdoğan, Brüksel'deki temaslarında, Türkiye'nin AB ile ilişkilerindeki tek amacının tam üyelik olduğunu, bu yolda kararlılıkla yollarına devam edeceklerini anlattığını kaydetti. Bu hafta içerisinde de, Perşembe ve Cuma günü, Crans Montana Forumu'na katılmak üzere Brüksel'e yine bir ziyarette bulunacağını hatırlatan Erdoğan, "Burada yapacağım temasların hem katettiğimiz yolun görülmesi, hem de yol haritamızın anlatılması noktasında önemli olduğuna inanıyorum. Esasen, Türkiye tarafı olarak müzakereleri tam bir kararlılıkla yürütmenin gayreti içindeyiz. 2004'te müzakerelere başlama tarihi aldığımızda ve 2005'te müzakereler başladığında ülke olarak tarihimizin önemli bir safhasına girmenin heyecanını yaşadık. Bu vesileyle şu hususu bir kez daha belirtmekte fayda görüyorum: Avrupa Birliği'ne üyelik, Türkiye'de toplumun çok geniş bir kesiminin üzerinde mutabakat sağladığı bir hedeftir." ifadelerini kullandı.

Katılım müzakerelerine büyük bir heyecanla, büyük bir motivasyonla başladıklarını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aradan geçen yaklaşık 4 yıllık süreçte çok önemli mesafeler aldık, tarihi nitelikte reformlar gerçekleştirdik, Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne her gün bir adım daha yaklaştırdık. Bakanlar Kurulu toplantılarımızın gündemlerinden bir maddesi her zaman Avrupa Birliği reformları oldu. Biz, Türkiye tarafı olarak, katılım müzakerelerinin doğurduğu heyecanı her zaman diri tutmak, toplumsal mutabakatı muhafaza etmek, reformları hız kesmeden sürdürmek noktasında tam bir hassasiyet içinde olduk."

Türkiye'nin AB konusunda hız kestiklerini ve heyecanlarını kaybettikleri yönündeki eleştirilere cevap veren Erdoğan, "Türkiye'nin ne hızında, ne de gayretlerinde en küçük bir eksilme olmamıştır. Ancak, Avrupa Birliği tarafından yapılan kimi açıklamalar, bazı Avrupa Birliği ülkeleri tarafından ortaya konan kimi tavırlar, toplumsal heyecan ve toplumsal mutabakat noktasında ciddi bir erozyona zemin hazırlamıştır. İşte bunun en son örneğini Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yaşadık. Öyle tahmin ediyorum ki, bazı ülkelerde yapılacak seçimler nedeniyle Türkiye'ye yönelik olumsuz yaklaşımlara önümüzdeki günlerde de şahit olabiliriz." sözlerini kaydetti.

"AB SÖZÜNÜ TUTSUN"

Türkiye'nin üyelik meselesi üzerinden iç politika yapmak, hiçbir ülkeye fayda getirmeyeceğini vurgulayan Erdoğan, "Kısa vadede partiler bundan fayda sağladıklarını düşünebilirler… Ancak orta ve uzun vadede bu tür popülist söylemlerin hem Avrupa Birliği'ne, hem de Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerine zarar vereceği de görülmelidir. Ben, Türkiye'nin ve Türkiye'nin üyelik meselesinin bazı ülkelerde istismar aracı yapılmasının son derece yanlış olduğunu düşünüyorum. Biz, Avrupa Birliği'nin, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasi gibi ortak değerler etrafında birbirine kenetlendiğine inanıyoruz. Bu ortak değerleri hayatta tuttuğumuz sürece, farklı mülahazaların hiçbir önemi yoktur, olmamalıdır. Avrupa Birliği, Türkiye'ye verilen sözleri tutmalıdır." dedi.

Türkiye'nin AB ile üyelik sürecinin hedefinde tam üyelik olduğu bütün Avrupa Birliği ülkeleri tarafından oybirliğiyle kabul edildiğini vurgulayan Erdoğan, "Süreç içinde Türkiye'nin statüsünün sürekli tartışma konusu yapılması, Türkiye'nin üyelik statüsünün değiştirilmek istenmesi ahde vefa ile maalesef bağdaşmıyor.Türkiye'de heyecanın kaybolduğunu, Türkiye'nin hızının kesildiğini iddia edenler, 2005'te müzakerelerin başladığı günden itibaren Türkiye'ye karşı nasıl bir tavır sergilendiğini de görmek ve buna göre özeleştiri yapmak durumundadır." şeklinde konuştu.

Kararlı bir şekilde reformları sürdürdüklerini anlatan Erdoğan, "Biz, kendi yol haritamızı çizdik, kendi takvimimizi belirledik ve bu takvim çerçevesinde çalışmalarımızı yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

PKK ELEŞTİRİSİ

Erdoğan, Türkiye'nin, şeffaf bir ülke, aydınlık bir ülke olma yolunda emin adımlarla yürüdüğünü belirtti. Uluslararası boyutu olan bazı terör eylemleri karşısında sıkıntı yaşadıklarını, bugün de kısmen yaşamaya devam ettiklerini dile getiren Başbakan Erdoğan, "Burada ifade etmek isterim; Irak'ın Kuzeyinde kendisine yaşama ve varolma imkanı bulabilen, buradan Türkiye'nin huzuruna ve istikrarına kasteden terör örgütü, ne yazık ki bugün bile hala bazı Avrupa ülkelerinden kendisine destek ve destekçi bulabiliyor. Her türlü uyarımıza rağmen, terör örgütünün finans kaynaklarının kesilmesi, propaganda zeminin yok edilmesi, zanlıların iadesi gibi hususlarda bazı ülkelerden beklediğimiz desteği alamıyoruz." eleştirisinde bulundu.

Terörün bugün dünyasında artık yerele sıkışıp kalmadığının altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Küreselleşme çağında terör de hızla küreselleşiyor ve tüm dünyayı etkisi altına almanın gayretini gösteriyor. Bugün, herhangi bir terör örgütüne karşı kayıtsız kalanlar, ilgisiz kalanlar, duyarsız kalanlar, bir müddet sonra bu terörün kendilerine de yönelebileceği ihtimalini göz ardı etmemelidir. Terör karşısında Avrupa'nın ortak hareket etmesini ve gereken tavrı ortak bir şekilde göstermesini arzu ediyoruz."

"ÜYELİK NOKTASINDA KARARLILIĞIMIZ DEVAM EDİYOR"

Avrupa Birliği'ne tam üyelik noktasında yola kararlılıkla devam ettiklerini ifade eden Erdoğan, "Malumunuz olduğu üzere Ocak ayında, müzakere sürecini daha etkin bir şekilde sürdürebilmek amacıyla, Sayın Egemen Bağış'ı Devlet Bakanı ve Başmüzakereci olarak atamıştık. Kendisi bu süreçle birlikte yoğun bir tempo içerisinde çalışmalarına devam ediyor. Ulusal Programımız, Kürtçe TRT 6 kanalı, Parlamentomuz bünyesinde 'Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nun kurulması bu yıl içerisinde gerçekleştirdiğimiz reformlardan sadece bazıları. Öte yandan, Gelir Vergisi Kanunu, Türk Vatandaşlığı Kanunu gibi reform sürecimiz açısından son derece önemli kanunları parlamentomuzda kabul ettik. İhracatçılar Meclisimizle ilgili kanun da birkaç gün önce parlamentomuzdan geçti. Yine Gümrük Kanunu'na ilişkin kanun tasarısı da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. Reform süreci ile ilgili çalışmaları hızlandırmak için Meclisimizin mesaisini de arttırmış bulunuyoruz, yaz tatilini kısaltmak da bu kapsamda gündemimizde." sözleriyle yapılan çalışmaları anlattı.

AZINLIK OKULLARA ÜCRETSİZ KİTAP

Hükümet olarak ilk ve ortaöğretimdeki öğrencilere ders kitaplarını her ders yılında ücretsiz olarak dağıttıklarını hatırlatan Erdoğan, bu kapsamı genişlettiklerini, azınlık okullarındaki öğrencilere de bu imkanı sağlamaya başlayacaklarını ifade etti.

KIBRIS KONUSU

Erdoğan, Kıbrıs sorununun çözümünün, tüm tarafların yararına olacağına işaret etti. Erdoğan, "Türkiye olarak kapsamlı çözümü güçlü şekilde destekliyoruz. Bu itibarla, 2009 yılının çözümün gerçekleştirilebileceği bir yıl olmasını özellikle temenni ediyoruz. Ancak, yeni süreçte de Rum tarafının devam eden müzakerelere ilişkin samimiyeti konusunda endişeye neden olan bazı girişimlerde bulunduğunu maalesef gözlemliyoruz. Bu bağlamda, Avrupalı dostlarımızdan beklentimiz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin çözümün geciktirilmesine veya engellenmesine yönelik tutum ve davranışlar içine girmesini engellemeleridir. Bunun için güçlü ve samimi bir şekilde kapsamlı çözüme odaklanmalı ve onun gereğini yapmalıyız."

(CİHAN)


22 Haziran 2009 Haberleri 1 2 3 4 5