KKKA'dan ölen teknikerin arkadaşları ihmalleri anlattı

Samsun'da KKKA hastalığı tanısıyla tedavi gören vatandaşa iğne vururken yanlışlıkla eline iğne batan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Ambulans ve Acil Bakım Teknikerliği Bölümü 1. sınıf öğrencisi acil tıp teknisyeni Kübra Yazım'ın (18) arkadaşları, Yazım'ın büyük bir ihmal sonucu yaşamını yitirdiğini söyledi.

Acil serviste çalışan tıp teknisyenleri, olaydan nöbetçi bulunan doktoru ve Enfeksiyon Hastalıkları Servisi hekimlerini sorumlu tuttu.

Samsun'un Vezirköprü ilçesinden 6 Haziran'da OMÜ Tıp Fakültesi Acil Servisi'ne gelen KKKA hastasından kan alırken iğnenin eline düşmesi sonucu hastalığa yakalanan 1 yıllık teknisyen Kübra Yazım'ın ölümü, ihmal iddialarını gündeme getirdi. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı soruşturma başlattı.

Müfettişler inceleme yaparken, Yazım'ın arkadaşları ise ihmalleri CİHAN'a anlattı. Serviste çalıştıkları için isimlerini vermek istemeyen öğrenciler, arkadaşlarının ihmalin kurbanı olduğunu ileri sürdü.

Kübra ile aynı evi paylaşan A.H. rumuzlu acil tıp teknisyeni, Kübra'nın eline iğneyi kırım kongo odasına giren hasta yakınının düşürdüğünü söylediğini kaydetti. A.H, "Kübra'ya telefon açtım. Enfeksiyon servisine çıktığını söylediler. Gidip ne olduğunu sordum. KKKA hastasından kan almak için intiraket taktığını, elleri tüplerle dolu olduğu için ket içindeki iğneyi hasta yakınından çekmesini istediğini, hasta yakını ineyi çıkardıktan sonra yanlışlıkla düşürerek eline batırdığını anlattı. Virüsün kanına bulaşmasını önlemek için batan kısmı fazla kanattığını, batikonla tampon yaptığını dile getirdi. Korku içinde olduğu için hastaya bir daha bakmamış. O akşam nöbetçi doktor, 'neden hastaya bakmadın, diğer hastalardan neden kan almadın' diye bağırınca o da 'almıyorum' demiş. Alacaksın almıyorum tartışmasından sonra doktor 'tutanak tutarım' deyince o da 'tutarsan tut' şeklinde cevap vermiş." dedi.

Enfeksiyon Hastalıkları Servisi'ne yatırılana kadar herhangi bir önleyici tedavi yapılmadığını söyleyen A.H., "Vücut direncinin artırılması için dinlendirilmesi gerekirdi. Tedavi altına alınması, izole edilmesi için ateşinin 39.5 dereceye çıkması beklendi. Yatırıldıktan sonra ateşi düşürülmeye çalışıldı. Tüm müdahale yapıldı ama geri dönmedi. Olaydan sonra iğne batmayan eldiven peşine düşüldü. Kırım kongo odası değiştirildi. Daha önce görmediğimiz hocalar bizimle görüşmek istedi. Sorularımız geçiştirildi. Baştan ipin ucunu kaçırdıkları için sonra gelen tedavi başarısız oldu." diye konuştu.

Yazım'ın servise ilk yatırıldığında trombosit değerinin 166 bin olduğuna dikkat çeken Acil Bakım Teknikeri İ.T, değerin düşmeye başlamasına karşın bir şey yapılmadığını ileri sürdü.

İ.T., "Normade 50 bin 60 bin de trombosit verilmesi gerekiyordu ama verilmedi. Değer 26 bine düştü ondan sonra trombosit verilmeye ve tedavi yapılmaya başlandı. Olayın üzerinden 7 gün sonra da arkadaşımızı kaybettik. Acil müdahale dışındaki işlemler bizim işimiz değil. Ama kan aldırılıyor, serum taktırılıyor. Normalde kırım konfo odasına hasta yakını giremezken giriyor. Çünkü güvenlik yok. Hasta yakını odaya girememiş olsaydı arkadaşımız o iğneyi güvenli bir şekilde çıkarıp korumaya alacaktı. Ya da iğnenin battığı gün izalasyona alınsaydı, bu şekilde olmayacaktı. Arkadaşımın durumu, önemsenmedi, göz ardı edildi." şeklinde konuştu.

Acil Tıp Teknisyeni C.R ise olayın başından sonuna kadar ihmalkârlık olduğunu iddia etti. Olayları an ve an Kübra ile birlikte yaşadığı açıklamasında bulunan C.R., "Gerekenlerin tamamıyla yapılmadığını biliyorum. Her seferinde dile getirdim ama bir sonuç alamadım. Sonunda da arkadaşımızı kaybettik. O büyük acilde çalışıyordu. Bütün işler paramediklere yıkılıyordu. Böyle bir hastadan kan almak onun görevi olmayıp zorla yaptırıldığını da biliyorum. Tutanak veya sözle tehdidi biz de yaşıyoruz. Bu Kübra'ya da yapıldı. Belki şirket elemanı olduğumuz için." diye sözlerini tamamladı.

(CİHAN)

KKKA'dan ölen teknikerin arkadaşları ihmalleri anlattı

19 Haziran 2009 Haberleri 1 2 3 4 5