Efes Pilsen başantrenörü Ergin Ataman: Basketbolda şiddet bitmez

Beko Basketbol Ligi play-off serisi maçlarında 2-0 geriye düşmesine rağmen son 4 maçı kazanarak 4 yıl aradan sonra şampiyon olan Efes Pilsen'in başantrenörü Ergin Ataman, basketbolda şiddetin bitmeyeceğini söyledi.

Radyospor'da "Özgür Sancar'la Haber Özel Programı"na katılan Ataman, "Sezonu iki kupayla tamamladık. Ama daha çok olaylar konuşuldu. Türk Basketbolunda şiddetin biteceğine artık inanmıyorum. Şampiyon olduğumuz maçta çok daha vahim olaylar olabilirdi." dedi.

Olayları önlemek için çaba gösteren Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Ali Koç'a teşekkür eden Ergin Ataman, "Büyük takımlarda Ali Koç gibi yöneticiler olmalı." şeklinde konuştu.

Özellikle kendisinin ve bazı oyuncularının hedef gösterildiğini savunan deneyimli çalıştırıcı, gelecek sezonla ilgili olarak ise önceliğimiz Eurolig, başlangıç olarak ilk 8'e girmeye çalışacaklarını söyledi.

İşte Ergin Ataman'ın şampiyonluktan sonra verdiği ilk özel röportajda söyledikleri:

- MAÇTA DELEGASYON KARTLI AMİGOLAR VARDI -

''Olaylardan dolayı galibiyetin keyfini tam olarak yaşayamadık. Artık düşünmüyoruz. Ama bunlar benim sorunum değil. Ergin Ataman olarak ya da Efespilsen Kulübü olarak bizim sorunumuz değil, bu Türk sporunun sorunu...

Biz, kutlamalarımıza devam ediyoruz. Hem lig hem de Türkiye Kupası'nı kazandık bunun keyfini çıkarmayı amaçlıyoruz.

Şiddetin ortadan kalkacağına inanmıyorum. Bu değişmez devam eder. Ben İtalya'da çalışırken, bir basketbol maçında bir polis öldürüldü. Bu nedenle İtalya Ligleri üç hafta tatil oldu. İtalya'da o sezon maçlar, seyircisiz oynandı. Sonraki sezon bir dönem de maçlara sadece kombinesi olanlar gelebildi. Hiçbir şekilde, holigan tarzında seyirci alınmadı.

Siz bu olaylara önlem almazsanız, daha çok yaşanır. Konuşmakla bir yere varılamaz.

Yaşananları tüm Türkiye gördü. Bunların hepsinden Fenerbahçe Kulubü sorumludur demiyoruz, ama oraya gelen holiganların kendi başlarına salona gelmediler. Bunları iyi düşünmek gerekiyor.

Bir takım insanlar soyunma odasının etrafında dolaşıyor. Amigolar üzerlerinde delagasyon kartlarıyla dolaşıyorlardı. Eminim aynı olaylar stadlarda da oluyordur.

Aradaki fark şu, stadyumda oyuncaya ulaşmak zor, ama basketbolda aramızda bir metre var. Bütün seri boyunca küfredildi. Yine de ucuz atlattığımıza inanıyorum. Daha kötü olabilirdi.''

- ŞİDDETİN ORTADAN KALKACAĞINA İNANMIYORUM -

Fenerbahçe Ülker ile oynanan final serisi 6. maçının ardından yaşanan olayları önlemek için büyük çaba sarfeden Fenerbahçe Asbaşkanı Ali Koç'a teşekkür eden Ataman, konuşmasını şöyle sürdürdü;

''Ali Koç'a çok teşekkür ediyorum. Televizyondan izledim, maçtan sonra yoğun bir biçimde olayları önlemeye çalışmış. Umarım Türkiye'deki büyük kulüplerin yöneticileri bu olaylara tıpkı Ali Koç'un yaptığı gibi engel olmaya çalışırlar ve holiganları salonlara-stadlara getirmezler. Büyük takımlarda Ali Koç gibi yöneticiler olmalı.

Kızlarım salondaydı. 11 yaşında kızım olayları birebir gördü. Onlar şampiyonluk sevincimize ortak olmak, atmosferi yaşamak için oraya geldiler. Benim kızlarım, 11 yaşında Eczacıbaşı'nın altyapısında voleybol oynuyorlar. Onlara sporun bir dostluk, paylaşım olduğunu anlatmaya çalışırken, Türkiye Basketbol Ligi'nin finaline geliyorlar ve bu çirkin olayları görüyorlar. Bunlar hoş manzaralar değil. Ülkemizde spordaki şiddet olaylarının kalkacağına dair inancım kalmadı.

Futbolda idari tedbirler alınıyor, çok büyük paralar dönmesine rağmen, ağır cezalar veriliyor, sahalar kapatılıyor. Basketbolda da bunu yapmak gerekir, burada hoşgörülü davranarak, bunu bir kişi, iki kişi yapdı diyerek geçiştiremezsiniz. Tıpkı İtalya'daki gibi çok sert tedbirler alınmalı. Bir takım yüzeysel cezalarla olayları kapatamazsınız. Ben Türkiye'de olayların son bulacağına inanmıyorum. Bu nedenle bir tavsiyede de bulunamıyorum.

Basketbolda sistemler kazanıyor. Son maçtan önce bunu yaptık. Fenerbahçe Ülker, katı savunma yapan, agresif bir oyun sergilemedi; aksine tüm maçlardan daha yumuşak bir Fenerbahçe vardı. Bunun sonucunda ilk kez bir devrede 50 sayı attık. Beklediğimiz gibi bir Fenerbahçe oyun sistemi yoktu. Aksine biz daha agresif, hücumda etkin olan taraftık.

- BENİ VE OYUNCULARIMI HEDEF GÖSTERDİLER -

Biz play-off serisi boyunca hakemlere eleştiri dozumuzu yükseltmedik. İlk maçtan sonra "Maç iyi yönetilmedi, oyuna müdahale ettiğim gerekçesiyle bana teknik faul çalındı ama aynı şekilde müdahalede bulunan Tanjevic'e daha toleranslı davranıldı" dedim. İkinci maçtan sonra hakem kararlarının cesurca olduğunu, anacak şanssızlık ve kendi hatalarımız nedeniyle maçı kaybettiğimizi, hakemlerin aynı cesur tavrı Abdi İpekçi'de de gösterdikleri taktirde seriyi çevirebileceğimizi söyledim.

Final serisi boyunca biz hiçbir şekilde ortamı germedik. Aksine ortamı hep yumuşatıcı demeçler verdik. Maalesef bu ortam yumuşamadı. Nedeni belirli kesimlerin özellikle beni ve bazı oyuncularımızı hedef göstermesiydi.

- EUROLİG'DE ÖNCELİKLİ HEDEF İLK SEKİZ -

Efes Pilsen'le 2 yıllık sözleşmem var. Bunun birinci yılında Türkiye'deki hedeflerimize ulaştık. Avrupa'da başarılı olamadık. İkinci sezonda bu iskeletin üzerine yapacağımız bir iki iyi transferle Avrupa'da başarı kovalayacağız.

Eurolig'de bütçeler çok yükseldi. Takımlar NBA'den yıllık 7-8 milyon Euro para vererek oyuncu transfer etmeye başladılar. Onun için takım kadroları kurulmadan öngörüde bulunamam; ama şunu rahatlıkla söyleyebilirm Efes Pilsen, Avrupa'nın en iyi ilk 8 takımının içerisinde olması gerekiyor. Sonrası ise sezon içerisinde göstereceği performansa bağlı... Final-four olabilir, final olabilir, şampiyonluk olabilir. Ama önceliğimiz ilk sekiz.

(CİHAN)


19 Haziran 2009 Haberleri 1 2 3 4 5