Gölleri küresel ısınma değil, yanlış sulama kurutuyor (özel)

Türkiye'de son 50 yıl içinde 30'dan fazla göl kurudu. Sulak alanların küresel ısınmanın etkisiyle kuruduğu iddia edilirken uzmanlar, bu iddiaya karşı çıkıyor.

Türkiye'nin en önemli sulak alanları arasında yer alan Konya Kapalı Havzası'ndaki Tuz Gölü ve Sultan Sazlığı gibi alanların küresel ısınmanın etkisiyle değil, yanlış su politikaları nedeniyle kuruduğu ifade ediliyor.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın (WWF) raporuna göre Akdeniz Bölgesi de yanlış kullanımdan dolayı kurumaya başladı.

Doğa Derneği İletişim Koordinatörü ve Sulak Alanlar Sorumlusu Yücel Sönmez, Türkiye'deki sulak alanların bugüne kadar söylenenin aksine küresel ısınma değil insan eliyle kurutulduğunu ve kurutulmaya da devam edildiğini söylüyor.

Konya Kapalı Havzası'nda yer alan Tuz Gölü, Beyşehir Gölü, Hotamış ve Ereğli sazlıkları ve Kayseri Sultan Sazlığı gibi alanların kurumasında doğa olaylarının neredeyse hiçbir etkisinin olmadığını öne süren Sönmez, bu alanların bazılarının yok olduğunu bazılarının da yok olma tehlikesi içinde olduğuna dikkat çekiyor.

Geçtiğimiz 20 yılda Konya Kapalı Havzası'nda sulu tarımın teşvik edildiğini hatırlatan Sönmez, buna karşılık bölgede suya fazla ihtiyaç duyan tarım ürünlerinin ekildiğini belirtiyor.

Yer üstü sularının yetersiz kalması üzerine çiftçilerin kuyu açarak yeraltı sularını kullandığını dile getiren Sönmez, on binlerce kaçak kuyu açıldığını anlatıyor.

Sönmez, bölgedeki sulu alanların kurumasıyla ilgili şu bilgileri veriyor: "15-20 yıl kadar her şey yolunda gibi gözüktü ama sonra çark tersine dönmeye başladı. Suyun barajlarda tutulması, ilkel sulama teknikleri ile oluşan israf ve seçilen ürünlerin aşırı su tutması nedeniyle su kaynakları ulaşması gereken göllere varamadı. Göllerin diğer ana beslenme kaynağı olan yeraltı suları da kuyulardan çekildiği için Ereğli, Hotamış, Yarma, Eşmekaya ve hatta Tuz Gölü gibi sulak alanlar birer ikişer kurudu. Kayseri Sultan Sazlığı'nda da durum farksız. Çünkü burada tarımda bilinçsiz bir kullanım var. Bu kullanım sonrasında Türkiye'nin önemli kuş cennetlerinden birisi olarak bilinen Sultan Sazlığı'nın neredeyse üçte ikisi kurudu"

SULARIN DÖRTTE ÜÇÜ TARIMDA KULLANILIYOR

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2003 yılı itibariyle yararlanılan su miktarı toplam 40,1 milyar metreküp. Bu kaynakların 6,2 milyar metreküpü içme suyu, 4,3 milyar metreküpü sanayi, 29,6 milyar metreküpü ise tarımsal amaçlı olarak kullanıldı. Bu dağılım içinde toplam su kullanımının dörtte üçü tarımsal alanda tüketildi.

DSİ 2030 planına göre bu oran 72 milyar metreküpe çıkarılarak yüzde 143 oranında artırılması öngörülüyor.

Sulanabilir alanların 2030 yılına kadar 4,9 milyon hektardan 8,5 milyon hektara çıkarılarak yüzde 73 oranında büyütülmesi planlanıyor. Türkiye'nin kısıtlı su kaynaklarının dörtte üçünü tüketen sulama yatırımları devam ederken suyun tasarruflu kullanımı ve ürün deseni üzerinde yeterince durulmuyor.

Türkiye'de sulanan alanların yüzde 94'ü, suyu israf eden yüzey sulama metotları karık, tava ve salma ile yapılırken geriye kalan sadece yüzde 6'lık bir alanda basınçlı sulama sistemleri yağmurlama, damlama kullanılıyor.

WWF Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak da durum daha da tehlikeli hale gelmeden tarımda su kullanımı politikalarının değiştirilmesi gerektiğine ifade ediyor.

Her geçen gün giderek artan su talebini karşılamak için daha fazla sulama amaçlı baraj yapılmasının su kaynaklarını tükettiğine değinen Demirayak, akılcı su kullanımının teşvik edilmemesi durumunda Türkiye'nin kuraklık ile karşı karşıya kalacağını dile getiriyor.

(CİHAN)


08 Haziran 2009 Haberleri 1 2 3 4 5