Başbakan'dan Ahmet Türk'e: Güvenlik güçleri silah bırakmaz, bölücü terör örgütü bırakmak zorundadır

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Demokratik Toplum Partisi Genel Başkanı Ahmet Türk'ün, terör örgütü ile devleti bir tutarak, 'taraflar silah bırakmalı' sözlerini eleştirdi. Erdoğan, "Bakın burada taraflar olamaz, taraf olur. Silah bırakması gereken terör gruplarıdır. Bölücü terör örgütü silah bırakmak zorundadır. Güvenlik güçleri silah bırakmaz. İçerde dışarıda her zaman için onlar böyle techiz edilmiş halde bu çalışmayı sürdürürler. Ama kalkıp da parlamento içinde böyle bir çağrıda bulunmak kendisinin yerini ortaya koyması açısından anlamlı. Bu hiç hoş değil." dedi.

Başbakan Erdoğan, yeni başbakanlık binasında ekonomi teşvik paketini açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Yeni teşvik paketinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya ağırlık vermesinin terörle mücadele kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine ilişkin soruya Erdoğan, paketle Türkiye'nin gelişmişlik açısından batısı ne ise doğusunun da aynı olması için söz konusu düzenlemeleri yaptıklarını belirtti. Basın mensuplarının soruları arasında yer alan 'Ahmet Türk'e randevu verecek misiniz?' sorusuna atıfta bulunan Erdoğan, parlamento içinde DTP Liderinin adeta tarafları silah bırakmaya davet ettiğini dile getirdi. Terör konusunda taraflar olamayacağını, silah bırakması gerekenin terör grupları olduğunu söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bölücü terör örgütü silah bırakmak zorundadır. Güvenlik güçleri silah bırakmaz. Polisiyle askeriyle bu silahı sadece bölücü terör örgütüyle alakalı değil herhangi bir yerde yapacakları müdahaleler için yanlarında bulundururlar. İçerde dışarıda her zaman için onlar böyle teçhiz edilmiş halde bu çalışmayı sürdürürler. Ama kalkıp da parlamento içinde böyle bir çağrıda bulunmak kendisinin yerini ortaya koyması açısından anlamlı. Bu hiç hoş değil. Onun için daha önce de bu noktada çağrıyı yaptım. Kendileri bu çağrıya yaklaşamadı."

Erdoğan, hükümet ve parti olarak Kürt kökenli vatandaşlarla ilgili en ufak bir sorunlarının olmadığını belirtti. Türküyle Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle vatandaşların bu ülkenin alt kimliğini oluşturduğunu ifade eden Erdoğan, "Ama bizi üst kimlikte birleştiren Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına da kimsenin hayır dememesi gerektiğini söyledim. Benim için yaratılmışların hepsi aynıdır. Çünkü Yunus'un diliyle severim yaklaşırım." diye konuştu.

ONLAR BİZİM KADAR SEVEMEZ, SEVSELER SİLAH BIRAKIRLAR

DTP'nin Kürt vatandaşların haklarıyla ilgili AK Parti ve hükümet kadar mücadele veremediğini ifade eden Erdoğan, "Onlar bizim kadar o noktada kusura bakmasınlar sevemezler. Seviyorlarsa onların silahı elinden bırakmaları lazım. Onların Kürt vatandaşlarımızla ilgili haklarıyla ilgili bizim kadar verdikleri mücadele yoktur. İşte bugün Doğu ve güneydoğu korkunç bir gelişimin içerisindedir. Sağlık, eğitim, emniyetinde yolunda enerjiyle ilgili tarımda." dedi.

MAYIN TEMİZLEMEDE KAYBETTİRİLEN ZAMAN İSTİSMARDIR

Mayın temizlemeyle ilgili tartışmalara değinen Erdoğan, kaybettirilen zamanın sadece bir istismar olduğunu belirtti. Muhalefetin istismarın aktörlüğünü yaptığını, kendilerinin ise uluslararası sözleşmelerin gereğini yerine getirmek için adımlar attığını vurgulayan Erdoğan, "Temizleme işini yapacak firma biz devlet olarak en uygun şartı bulduğumuz firmaya Milli Savunma Bakanlığı olarak verebiliriz. Temizlemeyi yaparız, işletmesi ayrı bir adımdır. Bunu ülkemizdeki tercih edeceğimiz şartlara göre firmalara yaptırabiliriz. Hiç söylenmemiş ülkeler konuşulmaya başlandı. Gaye bilgi kirliliği ortaya çıkarmaktı. Bu güzel süreci zedelemekti. Dün akşam sonunda iş bitti. Yasa parlamentodan geçti." diyerek sözlerini tamamladı.

(CİHAN)


04 Haziran 2009 Haberleri 1 2 3 4 5