Bakan Eker: Mayınlı arazi, temizlendikten sonra köylülere verilmemeli

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Suriye sınırındaki arazinin mayınlardan temizlendikten sonra parça parça köylülere verilmesinin ekonomik anlamı olmayacağını söyledi. Bakan Eker, Türkiye'de bulunan üç domuz çiftliğinin de ruhsatsız olduğunu açıkladı. Eker, vatandaşlara keneden korunmaları için tavsiyede bulundu.

Uluslararası Hayvan Sağlığı Teşkilatı'nın organize ettiği 77. Genel Kurul Toplantısı'na onur konuğu olarak katılan Mehdi Eker, Paris'e hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda gündemdeki konularla ilgili sorulanı yanıtladı.

Mehdi Eker, Suriye sınırındaki mayınlı arazinin temizlendikten sonra köylülere parçalar halinde verilmesinin ekonomik olarak hiçbir anlamı olmadığını söyledi. Eker, ''Daha önce Türkiye 70'li yıllarda böyle bir şey denedi. Şanlıurfa'daki toprak tarımı reformu çok başarısız oldu. Ölçek ekonomisine uygun olarak üretim yapılması lazım. Burada da öyle. Alanda 50 yıldan fazladır üretim yapılmadı. Kimyasal ilaç ve gübre kullanılmadı. Dolayısıyla burası belirli büyüklükteki işletmeler halinde tarımsal üretim için kullanılırsa Türkiye için çok daha kazançlı ve verimli işletilmiş olur. Biz bunun Türkiye için daha doğru bir yol olduğunu düşünüyoruz.'' açıklamasını yaptı. Eker, arazinin mayınları temizleyen şirkete verilmesi gibi belirlenmiş bir şey olmadığına da işaret ederek, şu anda mayınların nasıl temizleneceğine yönelik çalışmaların yapıldığını, bunun yasada ikinci aşama olduğunu vurguladı.

-''TÜRKİYE'DE 12 MİLYON SIĞIR VAR"-

Bakan Eker, özellikle sınırı aşan havyan hastalıklarının küreselleşmeyle birlikte Türkiye ve dünyanın gündeminde daha çok yer aldığına dikkat çekerek, söz konusu gelişmenin sadece toplum sağlığı, hayvan popülasyonu için değil ekonomik ve ticari çerçevede de önem kazandığını söyledi. Türkiye'de özelikle yaygın şap, Bruselle, Tüberkloz gibi hayvan hastalıklarıyla mücadele konusunda projelerin devreye sokulduğunu aşılama yönteminin de etkin şekilde devam ettiğini kaydetti.

Hayvan hastalıklarının bir kısmının tazminatlı hastalık olduğunu hatırlatan Eker, ''Mevzuata göre, tazminatlı hastalık tespit edildiğinde tazminat ödendikten sonra hasta hayvanlar kesilmek mecburiyetinde. Ama Türkiye üç kıta arasında bir pozisyonunda olduğundan dolayı hayvan popülasyonu da çok yüksek. Mesela 12 milyon sadece sığır varlığı var. Bunların tamamına biranda tazminat ödenmesi çok büyük kaynaklar gerektiriyor. Ancak biz de buna karşı daha etkin aşılama yöntemiyle mücadele etmek suretiyle bu problemi aşmaya çalışıyoruz.'' dedi.

-"TÜRKİYE'DE 3 DOMUZ ÇİFTLİĞİ VAR, ÜÇÜ DE RUHSATSIZ"-'

Tarım ve Köyişleri Bakanı Eker, Türkiye'deki domuz çiftliklerindeki denetimlerin sorulması üzerine şunları dile getirdi: ''Zaten Türkiye'de üç tane çiftlikte domuz yetiştiriliyor. Bunların üçü de ruhsatlı değil. Sebebi de yasaların gerektirdiği standartları taşımamaları. Ama özellikle hayvan hastalıkları dünya gündemine geldikten sonra biz bunlar üzerindeki denetim ve kontrol mekanizmasını biraz daha titizlikle özel olarak takip ediyoruz; oradan herhangi bir bulaşma olmasın. Ama bu domuz gribi doğrudan domuzlarla ilgili bir şey değil. İnsanlarda seyreden bir nezle grip virüsü.''

Vatandaşlara keneden korunmaları için basit yöntemler tavsiye eden Mehdi Eker, tabiatta yüzlerce çeşidi olan ve bazıları da virüs taşıyan kenelerden korunmak için birçok kuruluşun işbirliği gerektiğini vurguladı. Eker, ''Eğitim bunun en başında. Eğitim iyi noktaya getirilirse çok basit yöntemlerle bu şekilde üzücü can kayıpları olmaz. Mesela kenelerin olduğu yerlerde özellikle yaşayan vatandaşlarımızın günlük olarak vücudunu bir kontrol etse, yapışma ihtimaline karşı bu konuda hasat davransa. Çünkü kene 24 saat vücut üzerinde durmadığı sürece bir mikrop bulaştırma ihtimali yok. Çok basit bir yöntem, tedbir. Bu bile yeteri kadar alınırsa inanıyorum ki, can kayıplarının önlenmesi konusunda etkili bir tedbir olur.''uyarısını yaptı.

(CİHAN)


23 Mayıs 2009 Haberleri 1 2 3 4 5