Başbakan Erdoğan: Azerbaycan'ın hukukunu da Kırbrıs Türkünün asil mücadelesini de biz temsil ediyoruz (2)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Can kardeşimizi Azerbaycan'ın hukukunu da, kapı komşumuz Irak'ın güven ve istikrara kavuşmasını da, Kıbrıs Türkünün asil mücadelesini de biz temsil ediyoruz." dedi.

Hem Türkiye'nin hem de bu ülkelerin dünyadaki saygınlığını artırma gayreti içinde olduklarını kaydeden Erdoğan, "Bundan sonraki süreçte de bu devam edecektir." diye konuştu.

50. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda il başkanlarına seslenen Erdoğan, "İnanıyorum ki bir sonraki seçimde millete gittiğimizde buradaki hiçbir yol arkadaşım tökezlememiş olsun, milletimizin gönlünü -rızasını kazanmış olsun." ifadesini kullandı.

AK Parti'nin temsil ettiği davanın Türkiye büyüklüğünde bir dava olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bu davaya gönül verenler, bu hizmet kadrosunda görev alanlar, bu kervanla birlikte yola çıkanlar hiçbir zaman marjinal siyaset tarzlarına tenezzül etmezler." açıklamasını yaptı.

Erdoğan, "Ayrımcılık yapanların, adalet yerine imtiyaz isteyenlerin, kendisi gibi düşünmeyenleri dışlayanların AK Parti siyasetinde yeri yoktur. Bu kervanda görev alanlar, millete karşı mesuldür. Hukuka karşı mesuldür. Mahşeri vicdana karşı mesuldür." şeklinde konuştu.

"Türkiye'yi hangi durumdan devraldığımızı bugünkü tartışmalara bakarak daha net görebiliriz." diyen Erdoğan, şunları söyledi: "Hukuk devletini sabote etmek, provokasyonlarla iç barışı ve huzuru kundaklamak, milli iradeyi rehin almak isteyenlerin geçmişte bu ülkeye kurdukları tuzaklar bugün çok daha aşikar olarak görülüyor. Ülkenin dağılan dengelerini toparlamak hiç de kolay olmadı."

'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ilkesinin AK Parti Hükümeti ile yeniden hayat bulduğunu vurgulayan Erdoğan, "Milletimizin hür iradesinin üzerinde hiçbir irade tanımadık, tanımıyoruz." dedi.

AK PARTİ SEÇİMLERDEN BİRİNCİ PARTİ ÇIKTI

Konuşmasında 29 Mart yerel seçimlerini de değerlendiren Erdoğan, seçim sonuçlarının iyi tahlil edilmesini isteyerek, şöyle konuştu: "Her seçime, seçimi kazanmak, birinci parti olmak için giriyoruz. Tabi ki bir önceki seçimden daha iyi bir noktaya gelmek ideal olmalıdır. Bununla birlikte hiçbir siyasi parti 'ben ikinci parti olayım, üçüncü parti olayım, oyum 2-3 puan artarsa ben başarılı olurum' mantığı ile hareket edemez. Bunlara da bir başarı puanı vermek akıl alır bir şey değil."

29 Mart yerel seçimlerinin birincisinin AK Parti olduğunu söyleyen Erdoğan, ikinci ve üçüncü partilerin toplamı kadar oy aldıklarına dikkat çekti.

Erdoğan, AK Parti'nin il genel meclisinde yüzde 39, CHP'nin yüzde 23, MHP'nin ise yüzde 16 oy aldığını hatırlattı.

Bazı partilerin kimlik siyaseti neticesinde sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde varlık gösterdiğine işaret eden Erdoğan, "Diğer bölgelerde hiçbir varlık gösteremediler. Diğer bazı partiler de sadece Ege ve Akdeniz'de varlık göstermiş, geriye kalan bölgelerde ciddi oy kayıplarına uğramıştır. Kimlik siyasetiyle siyaset yapılmaz, oy alınmaz iddiasında değilim ama sadece kimlik siyasetinin ayrımcılık olduğunu iddia eden birisiyim. Kimlik siyasetiyle siyaset yapılmaz. Bunu yaparsanız, ayrımcılık yapmış olursunuz." şeklinde konuştu.

"VERİLEN AFAKİ SÖZLER NETİCESİNDE ŞİMDİ KUYRUKLAR OLUŞTU"

Geride bırakılan seçimde, değişim iradesinin güçlenerek devam ettiği mesajı verildiğini söyleyen Erdoğan; seçim sürecinde verilen afaki sözlere değinirken, "Geldiğim andan itibaren 10 bin kişiyi, 100 bin kişiyi işe yerleştireceğim. Şu kadar dağıtacağım, şöyle yapacağım, böyle yapacağım' diyenler var ya. Şimdi kuyruklar başladı. Hadi alın bakalım. Vatandaşlar, bu vaatler de bulunanlara müracaat etsin. Nasıl da aldatma siyaseti ile halkın karşısına çıkıyorlar. Ama bir kere sıçrarsın, iki kere sıçrarsın, ondan sonra yakalanırsın." diye konuştu.

"ULAŞILMAZ BAŞKAN OLURSANIZ HESABINI ÖNCE BİZ SORARIZ"

AK Parti'den seçilen belediye başkanlarına da seslenen Erdoğan, "Kimse gururlanmayacak. Tam aksine sorumluluğunuzun arttığını bilerek, tevazumuzun daha fazla artması gereğini hatırlatmak istiyorum. Açık söylüyorum, ulaşılmaz başkan olursanız, bunun hesabını milletten önce biz sorarız. Gurura, kibre, şöhrete, makam sevdasına kapılırsanız hesabını önce biz sorarız." şeklinde konuştu.

KİMSE, BİRİLERİNİN TÜRKİYE'YE YOL HARİTASI ÇİZDİĞİNİ İDDİA ETMESİN

Hiç kimsenin, Türkiye'yi küçümseyerek, "eski ezik psikoloji ile birilerinin Türkiye'ye yol haritası çizdiğini" iddia etmemesini isteyen Erdoğan, "Uluslararası arenada Türkiye'nin elini zayıflatmak gibi bir gayeleri yoksa, bu iddia sahipleri dün mahcup oldukları gibi yarında mahcup olurlar." dedi.

Erdoğan, "Siyaset üretemeyince, proje üretemeyince vehim ve korku üretenlerin, kendi varlık nedenini bile inkar edenlerin, siyaseti toptan tavsiye etmek isteyen çevreler ile aynı dili kullanması ise ne kadar hazindir. Bu ülkede halkından aldığı destekle iktidar olan siyasi partileri yok etmeye çalışanların kurdukları tuzakları, son zamanlarda çok açık ve net hep birlikte takip ediyoruz. Herkes bilsin ve emin olsun ki, bizim kimliğimiz milletimizin kimliğidir. Bizim siyaset üslubumuz da milletin üslubudur." ifadesini kullandı.

CAN KARDEŞİMİZ AZERBAYCAN'IN HUKUKUNU DA BİZ TEMSİL EDİYORUZ

Türkiye'nin bir merkez ülkesi olduğunu kaydeden Erdoğan, "AK Parti iktidarı, dünya haritasının bütün bölgelerinde Türkiye'nin hukukunu kurumanın, insanların hak ve hukukunu korumanın mücadelesini veriyor. Can kardeşimizi Azerbaycan'ın hukukunu da; kapı komşumuz, kardeşimiz Irak'ın güven ve istikrara kavuşmasını da, Kıbrıs Türk'ün asil mücadelesini de biz temsil ediyoruz." şeklinde konuştu.

Erdoğan, şöyle devam etti: "Fitne unsurları boş durmuyor, çalışıyorlar. Bu fitne unsurlarını izliyoruz. Bakıyorsunuz, Azerbaycan'dan buraya gelenler var, burada yalan yanlış şeyler ile ortalığı karıştırmak istiyorlar. Buradan da Azerbaycan'a gidip yalan yanlış haberler ile oraları karıştırmak isteyenler oluyor. Eğer üst düzeydeki yönetim kadroları bu oyunlara gelirse biz buna üzülürüz. Altı buçuk yıllık AK Parti iktidarında Azerbaycan'la ilgili politikalarını bir milli dava olarak görmüş bir iktidara bu tür yakıştırmaları yapmayı kabul etmemiz mümkün değil. Bütün yönetim kadrolarıyla, bakanlarıyla, başta şahsım şu anda Cumhurbaşkanı'mız olmak üzere bu kadar sık trafiğin olduğu bir iktidarın, bu tür bir yaftayla karşı karşıya kalmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Susmamız da mümkün değildir."

(CİHAN)


26 Nisan 2009 Haberleri 1 2 3 4 5