Araç yakmaları, ETÖ operasyonlarıyla aynı döneme rast geliyor

Ergenekon soruşturması kapsamında mahkemece kabul edilen 2. iddianameye göre terör örgütü PKK, Ergenekon yapılanması tarafından kontrol ediliyordu. Ergenekon Terör Örgütü (ETÖ) gözaltılarının yapıldığı dönemde PKK'nın eylemlerini artırması ise dikkat çekiyor.

Ergenekon soruşturması kapsamında ele geçirilen "Ergenekon Analiz, Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi - İstanbul 29 Ekim 1999 isimli dokümanda, 21. yüzyılda en önemli sorunlardan birisinin terör olacağına dikkat çekiliyor. Türkiye için terörün yalnızca toprak bütünlüğünün ortadan kaldırılması ve bölgesel istikrarsızlaştırma amacı taşımadığı, bunların yanı sıra Türkiye'nin ticaret ortaklarına yönelik terör ile Türkiye'nin dış ticaretine büyük darbe vurarak önünün kesilmesinin sağlanmaya çalışıldığı, bu nedenle terör gruplarının kontrol altında tutulması gerektiği, gereğinde naylon terör grupları oluşturularak terör dünyasına yön verilmesi ve güçlü istihbarat örgütlerinin kurguladığı oyunun içinde mutlaka yer alınması gerektiği ifade ediliyor.

Belgede, terör gruplarının kontrol altında tutulması, gereğinde naylon terör grupları oluşturularak terör dünyasına yön verilmesi anlayışı benimsendiği yazıyor.

İddianamede ise "Soruşturma kapsamında elde edilen delillerden Ergenekon'un Pkk/Kongra-Gel, DHKP / C ve Hizbullah isimli terör örgütleri ile bağlantılı olduğu, bu terör örgütlerini amaçları doğrultusunda kontrol altında tuttuğu, yönlendirdiği veya kullandığı şüphesi doğuracak deliller elde edilmek ile zaten örgütün temel belgesinde belirlenen hedefin uygulamaya konduğu anlaşılmış" değerlendirmesi yapılıyor.

Ergenekon soruşturması kapsamında 7 Ocak'ta emekli paşalar, akademisyen, asker ve polislere yönelik gerçekleştirilen yakalamalar ve ele geçirilen silahlar, bombalar sonrasında terör örgütünün çeşitli illerde araç yakma eylemlerinin başlaması akıllara 'Ergenekon-PKK' ilişkisini getiriyor.

Terör örgütü yandaşlarının gerçekleştirdiği araç yakmalar, PKK ile ETÖ arasındaki ilişkiler hakkında soru işaretleri bırakıyor. Terör örgütünün elebaşısı Abdullah Öcalan'ın İmralı Cezaevi'nde 'kronik zehirlenmeye' tabi tutulduğu iddiaları 1 Mart 2007'de avukatlarınca dile getirilmişti.

Öcalan'ın laboratuvar testleri sonucunu inceleyen Fransız Doktor Pascal Kintz'e dayandırılarak verilen bu bilgi, bizzat doktor tarafından yalanlandı. Görüşmelerde Öcalan'la herhangi bir şekilde temas kurulmasına izin verilmeyen avukatların, teröristbaşının tahlili için gerekli örnekleri nasıl ele geçirdikleri ise hala bilinmiyor.

Örgüt yandaşları Öcalan'ın sağlık durumunun incelenmesi, acilen tedavi edilmesi gibi isteklerle basın açıklaması, oturma eylemi, açlık grevi gibi eylemler yaptı.

ERGENEKON İLE BİRLİKTE PKK'NIN TAVRINDA DEĞİŞİKLİK OLDU

12 Haziran 2007'de Ümraniye'de bir gecekonduda el bombaları ele geçirilmesiyle başlayan süreçte terör örgütünün tavırlarında da değişiklikler yaşanmaya başladı. Teröristbaşının zehirlendiği iddiaları, 'kesinlikle zehirleniyor' şekline dönüştü. Örgütün acilen olağanüstü bir toplantı düzenlediği ortaya çıktı.

11 Eylül 2007'de düzenlenen toplantıda Öcalan'ın zehirlenmesini protesto etmek için yeni bir hamle sürecinin başlatılması kararlaştırıldı. Hamlenin adı "Önder Apo'yu Yaşa ve Yaşat" oldu; sloganı ise 'Artık Yeter'. Halen devam eden bu örgüt kampanyası kapsamında birçok sokak gösterisi, miting, molotof atma, taşlı saldırı, araç yakma gibi eylemler gerçekleştirildi.

Önceden güvenlik güçlerini hedef alan örgüt mensupları, sempatizanları, artık vatandaşı hedef alarak yıldırmaya, toplumda infial uyandırmaya, karışıklık çıkarmaya çalıştılar. O güne kadar görülmeyen bu tip bir eylem çeşidinin birden Türkiye'de de gündeme gelmesi yaşanan Ergenekon süreci düşünüldüğünde dikkat çekiyor.

Aralık 2007-Ocak 2008'den sonra azalmaya başlayan araç yakma eylemleri, Ekim 2008'de tekrar gündeme geldi. O dönemde Temmuz-Ekim aylarında 2 emekli orgeneral ve ilk defa- bazı muvazzaf subaylar ile polis şefleri, medya mensupları tutuklandı. Araç yakmalar ise Ergenekon tutuklamalarının ardından geldi.

16 Ocak'ta araç yakma eylemleri, 7 Ocak'ta emekli paşaların, rektörlerin, akademisyenlerin gözaltına alındığı döneme rast geliyor.

(CİHAN)


19 Nisan 2009 Haberleri 1 2 3 4 5